Ruhun Kefeni

28. Bölüm: Gölge’nin Yüzü

Yazar:

Ruhun Kefeni - Tubanur Peker kitap kapağı
Ruhun Kefeni kitap kapağı

Hani derler ya, daha neler göreceksin, daha neler yaşayacaksın, yaşadığımız için böyle bitkiniz. Siz bir gün bile bizim yaşadıklarımızı yaşamazken biz her gün o acılar ile uyanıyoruz. “İrem ablacığım uzaklaşma!” Diye uyardım İrem’i. “Burası çok güzelmiş abla.” Dedi, çok heyecanlıydı. Arkamızda 3 tane erkek koruma vardı ve ellerinde paketler vardı. Baya şeyler almıştık, Doğa ise daha hevesli alışveriş yapıyordu. “Abla.” Dedi Asu ve ona baktım. “Teyzem nerede?” Diye sorunca İrem bana baktı. “Teyzen artık yok bizde kalmayacak.” Dedim ve yürümeye devam ettim. “Sen bana Asu’yu ver biz oyuncak alalım siz de şuraya gidip İrem’e kıyafetler alın.” Dedi Doğa. İki tane adama bakıp Asu ve Doğa’yı gösterdim. “İkiniz gözlerinizi ayırmayın ikisinden.” Dedim ve karşı mağazaya girdik İrem’le. “Abla Asu bilmiyor mu?” Diye sordu ve hüzünle ona baktım. “Diyemedim, dersem gider diye çok korktum.” Dedim ve bana baktı. “Onu çok sevdiğini hissedebiliyorum ama bunu bilme hakkı var abla.” Dedi İrem. “Biliyorum ama sen 7 yaşındasın bunları düşünme düşünmen gereken bir okulun var.” Dedim ve bana baktı. “Okula mı gidicem?” Diye sordu sevinçle. “Evet yakında okula başlayacaksın.” Dedim gülerek “Hemen başlamak istiyorum abla.” Dedi ve gülerek cevap verdim. “Daha var kuzum 2 ay var daha.” Dedim gülerek. “2 ay hızlı geçer dimi?” Diye sordu ve derin bir nefes verdim. “Çok hızlı geçer, çok.” Dedim, mutluluktan havalara uçacaktı. “Yaşasın artık okula gidicem.” Dedi, umarım hep böyle mutlu olur okul için. Kendine bir kaç elbise tişört pantolon tayt falan alıp kasaya gittik. Zevki o kadar güzeldi ki Asu böyle şeyler giyeceğini bilsem ona da alırdım. Birlikte çıktık ve tam karşımda Asu ve Doğa’yı gördüm, onların da eli doluydu. “Hadi artık eve gidiyoruz.” Dedim ama Asu suratını düşürdü. “Lunaparka gidelim ilk.” Dedi ve kıyamadım. “Tamam hadi bugün istediğin olsun küçük hanım.” İkisiyle de vakit geçirmek istiyordum onlara aile sıcaklığı vermek istiyordum. Arabaya bindik ve lunapark’a geldik, ben ve İrem bir arabaya Doğa ve Asu bir arabaya binmiştik, İrem çarpışan arabaları çok sevmişti. Çarpışan arabalardan inip salıncaklara gittik ve dönmeye başladık. “Abla seni çok seviyorum.” Diye bağırdı Asu. “Bende seni seviyorum ablacığım, hatta sizi.” Dedim İrem’e bakarak. Kendini dışlanmış hissetsin istemiyordum. Lunaparkta eğlenmemiz bitince eve gelip aldığımız kıyafetleri yerleştirdik. Sonra İrem’in odasına gittik, sabah oda sipariş etmiştim ve onlar gelmişti biz de odayı tamamen boşaltıp boyamaya başladık. “Bu gece ikinizde benimle uyuyun sabah ise kahvaltı yapar öyle İrem’in odasını yaparız.” Dedim ve ikisi de heyecandan zıpladı. Doğa kan içmeye gitmişti yorgunluğu artmış gibiydi. Ben ortaya geçtim Asu sol tarafıma İrem de sağ tarafıma geldi ve birlikte uyumaya başladık. Sabah uyandığımda ikiside uyuyordu, sessizce yataktan kalktım ve aşağı indim. Doğa yine kahvaltı hazırlıyordu, buna alışmak istemesem de o kadar lezzetli yemekleri vardı ki… anlatamam. “Yine mutfak mis gibi kokuyor.” Dedim heyecanla. “Tabii kokacak.” Dedi gülerek. “Senin hazırladığın kahvaltılar çok güzel oluyor.” Dedim gülerek, bana gülümsedi ve sonra bir şey diyecekmiş gibi baktı. “Dinliyorum.” Dedim sakin bir şekilde. “Ayaz beni aradı.” Dedi ve derin bir nefes verdim. “Ben ne yapayım seni aramış işte.” Dedim, umursamaz davranmaya çalışırken. “Seni sordu, onun gidişi için mutlu olup parti yaptığını söylemişler.” Dediği an sinirle masadan kalktım. “O buna inanmış bi de dimi inandı!” Dedim sert bir sesle. “İnanmış.” Dediği an kafayı yemek üzereydim, nasıl inanır buna? “Beni hiç mi tanımamış ya.” Dedim, gözlerim dolmuştu. “Seni tanımamak değil güzelim Mira’nın yanında kaldıkça Mira, Ayaz’ı değişik biri yapıyor nasıl yapıyor bilmiyorum ama.” Dedi ve dedem geldi gülerek. “Mira he, ruh ikizliğini bitirelim kahvaltıdan sonra.” Dedi dedem gülerek. “Kısa bir şey mi bu kadar?” Dedim gülerek. “Bana kısa, size bir ömür gelebilir.” Dedi dedem gülerek. “Doğa, vampirlikte zorlandığın bir şeyler var mı?” Diye sordu d…

Bölümün tamamını WritePad'de oku