27. Bölüm: Hoş Geldin
Yazar: Tubanur Peker

Kanadı kırık bir kuş gibiydim, çok çırpındım ama kadım çoktan kırılmıştı, kimse yardım etmedi ama ben hep tek iyileştim, iyileşmek zorunda kaldım. “Asu, İrem hadi siz oyun oynayın ablacığım.” Dedim ve ikisi de beni öpüp oyun oynamaya gittiler. “Yaren senin kaderin doğduğunda yazıldı kızım, ilk ruh ikizi olarak doğduğunda içinde ki vampir ruhunu veya ruh ikizliğini bitirmek zorundaydık, babaannen beni öldürmeye kalkana kadar her şey iyiydi ama bilmediği bir şey vardı beni öldürseydi tüm soyumu da öldürecekti. Sen seçimim olamazdın ve bende İrem’i seçmek zorunda kaldım planlar yaptık halanla.” Dediği an sözünü kestim. “Halam mı?” Diye sordum şaşırarak, benim halam yoktu ki. “Eva hoca dediğin kişi aslında senin halan Yaren.” Dediği an başımdan kaynar sular döküldü. “Ama nasıl, babam bir kardeşi olduğundan hiç bahsetmedi?” Dedem gülerek bana baktı. “Baban bizi reddettiğinden beri Eva ile konuşmayı da reddetti, Eva en çok karşı çıkan kişiydi. Sonra sen doğdun planlarımız başladı, planımızda annen ve babanın ölümü yoktu ama onların ölümü bize her şeyiyle daha kolay yol çizmemizi sağladı. Eva Ayaz’ın vampir olduğunu biliyordu Doğa’nın durmadan sakar ve geç kalan biri olduğunu da biliyordu. Böyle başladı planlı bir şekilde ilerlediniz, benim bile şaşıracağım derece iyi ilerlediniz. Geçmişine gelecek olursak Yaren, hiç temiz bir geçmişin yok iki düşman ailenin çocuklarısın. Annenin ailesi düşmanımızdı ama annen de kendi kimliğini, kendi vampirliğini reddetti babam için, düşmanlık anneannenin bana aşık olması yüzünden başladı yoksa iki aile de çok iyi dostlardı. Annen ve baban evlendi abin doğdu büyümeye başladı ama unuttukları bir şey vardı genlerinde reddetseler bile vampir kanı vardı ve bu sana ve İrem’e direkt vurdu. En çok sana geldi ama sen insanlığını kaybediyorsun Yaren.” Dedi dedem ve ona korkarak baktım. “Bıçaklanmam, kan görünce canımın çekmesi bundan olabilir mi?” Diye sordum korkarak. “Evet Yaren, sen birilerinin atası olmak için doğdun ve vampirliğini reddetmen gerçekten istemediğim bir şey. Kraliçeliğin senindir taç’ı geri istemiyorum ben daha çok yeni vampirlerin eğiticisi olmak için var olduğumu öğrendim.” Dediği an yüzüne baktım. “Ama bir parti şart dede.” Dedim gülerek ve onu kolundan tutup yukarı odaya çıkardım. 1 aydır bu durumu planladığımız için dedeme oda ve parti için kıyafet hazırlamıştık. “Senin kadar düşünceli bir kraliçe görmedim.” Dedi dedem gülerek ve ona sarıldım. “Hadi istersen duşa falan gir dede ben İrem ve Asu ile ilgileneceğim.” Dedim ve odadan çıkıp Asu’nun odasına gittim. “Küçük hanımlar duşa giriyorsunuz ve akşama parti var evimizde hazırlanacaksınız.” Dedim ve İrem’e baktım. “Duş için yardım ister misin?” Diye sordum, benden çekiniyordu. “Hayır abla ben kendim girerim duşa.” Dedi ve onu öptüm. “Tamam canım yan oda senin odan olacak hazır değil ama yakında hazırlayacağız bir kaç kıyafetin de var yarın alışverişe çıkar ikinize de güzel elbiseler kıyafetler alırız tamam mı?” Diye sordum ve heyecanlandı. “Tamam ablacığım.” Dedi ve yanağıma öpücük kondurdu. O odasına giderken ben Asu’ya baktım. “Duş aldırmamı ister misin, yardım edim mi?” Diye sordum ve gülerek cevap verdi. “Köpük banyosu yapalııım.” Dedi heyecanla ve gülerek ona cevap verdim. “Hemen çıkmamız lazım güzelim saçımı kurutup seni hazırlayacağım ve sonra İrem’e yardım edicem.” Dedim ve elini tutup odada ki banyoya götürdüm. Duş almasında yardım ederken bana baktı. “Abla o kız kim?” Diye sorduğunda bunu hiç düşünmediğim aklıma geldi. “O da bizim kardeşimiz güzelim.” Dedim ve saçını yıkamaya başladım. İrem hakkında bin tane soru sorduktan sonra sonunda çıkmıştık. Üstünü giydirip dolabından mavi bir elbise çıkardım, mavi ona çok yakışıyordu. Saçlarını kurutup topuz yaptım ve ayağına topuklu giymek istediği için beyaz topuklu ayakkabı giydirdim. “Eğer yorulursan söyle burada babetler var onlardan giydiririm tamam mı?” Diye sordum. “Tamam ablacığım.” Dedi ve onu öptüm. O sırada Doğa geldi odaya ve Asu’yu ona bırakıp İrem’in odasına gittim kapı…