21. Bölüm: Göz Yaşı
Yazar: Tubanur Peker

Güçlü olmak için verdiğiniz çabaladı, emekleri hatırlıyor musunuz? Ben unutmuyorum, unutamıyorum. Soyadımı ailemi bıraktım. Hep sordum, neden ruhumuz bir kefende? Anladım ki ilk ruh ölürmüş bedenden önce ve bedenin gezerken ruhun çoktan bir kefendeymiş ve bu RUHUN KEFENİ olmuş. "Ne demek şimdi bu, nasıl olabilir bu?" Yere düşüp ağlamaya başladım. "Yaren?" Ayaz bana korku dolu bakarken mektubu uzattım ona o okurken ben ağlamaya devam ediyordum. "Asaf amca yaşıyor mu?" Diye sorduğunda şok içinde ona baktım. "Asaf amca derken tanışıyor muydunuz?" Diye sordum. "Sence Yaren biraz mantıklı düşün?" Dedi ve o an biraz bile olsa mantıklı düşündüm. Ah tabii ben kraliçeliği dedem sayesinde akmıştım dimi? "Peki ama yaşama ihtimali nasıl var sence?" Diye sordum ve gözlerimin içine baktı. "İlk vampirleri yaşatabilirsin ben öldükten sonra da hayata getirilebilirim ama bu durum çok tehlikeli, çünkü öbür dünya ile kapı açılır ve biz serbest kalırız ve bildiğim kadarı ile öbür dünya ile kapıyı şu an sadece sen açabilirsin. Bunu sakın deneyip babanı buraya getirme sonucu kötü olabilir Yaren!" Dediğinde gözlerine baktım. "Neden?" Diye sordum. Ayaz yere çöküp ellerimi tuttu ve gözlerimin içine baktı. “Yaren, vampir değilsin o yüzden diyorum. Eğer ki o kapıyı açarsan o kapıyı kapatmak bir insanı öldürür sen her ne olursa olsun bir insansın vampir yanın bile olsa bir yanın ölümlü o kapıyı kapatmaya gücün yetmez.” Dediği an gözlerimde ki korku büyüdü. “Ölebilirim yani?” Diye sorduğumda gözlerini tutuşturduğumuz ellerimize çevirdi. “Evet.” Dedi gözleri dolmuştu. “Ağlama, lütfen Ayaz ağlama.” Dediğimde ağlıyordu gözlerinden yaşlar akıyordu. “Özür dilerim.” Dediğinde sakinleşmeye başlamıştı. "Sen ağalama Ayaz lütfen ağlama." Dedim ve ona sıkı sıkı sarıldım. "Sen hep bana sarıl olur mu Yaren?" Gözlerine baktım. "Hep sarılırım." Dedim ve dudaklarını dudaklarıma değdirdim. "Benim ağlamam gereken yerde sen ağlıyorsun haksızlık bu ama!" Ayaz gülümsedi. "İyi işte ağladıpını görmek istemiyordum." Dedi gülerek yüzüne baktım. "Hadi gitmemiz gerekecek 1 gün burada kalacağız sadece unutma." Dedim ve ikimizde yerden kalktık. "Biraz daha bakalım, belki bir şeyler buluruz." Güldüm ve oda'nın her yerini inceledik. Biraz zaman geçtikten sonra yorulmuştuk ve ben yemek yapmıştım, Asu uyanmıştı. "Gece yola çıkalım Yaren." Dedi Ayaz. "Neden?" Diye sordum. "Doğa seni kaç kere aradı?" Telefonumu elime aldığım gibi 50 cevapsız arama gördüm. Şaka değil gerçekten 50 kere beni aramıştı. "Neden n'oldu?" Diye sordum. "Mira'nin bir planı varmış." Dedi ve panikle Asu'ya baktı. (Dün Gece Mira) "Sana inanamıyorum!" Diye bağırdı Doruk. "Ona zarar gelecek ama bana gelmeyecek ikimizde normal olucaz ruh ikizi olmayacağız!" Diye bağırdım. Üstüme doğru geldi, ona teslim olan biri gibi baktım. Dudaklarını dudaklarıma değdirdi kucağına alıp beni odaya çıkardı. "Günaydın." Dedi sert bir şekilde Doruk. "Beni Yaren gibi hayal ettin dimi?" Diye sordum sert bir sesle. "Ben Yareni seviyorum M,ra seni değil buna alışırsan sevinirim." Dedi ve odadan sertçe kapıyı çarpıp çıktı. "Salak sanki ben dün geceyi istedim!" Söylenmem bittikten sonra içimde ağlama hissi oluştu, salak Yaren neye üzülmüştü acaba. Aşırı duygusal bir mal olduğunu o kadar belli ediyordu ki zayıflığını herkes kullanabilirdi ama mal olduğu için bunu bilmiyor anlamıyordu. “Kahvaltı yapacam.” Dedim Doruk’a doğru. “Kanla beslenen biri olarak hayat o kadar eğlenceli gelmiyor galiba.” Dedi cümlesini anlamam biraz zaman aldı. “Tam bir aptalsın!” Dedim ve kanı içmeye başladım. “Ayaz gibi avlanmayı unutacaksın!” Diyerek bağırdı. “Ben avlanmayı senden iyi biliyorum köle!” Bana acır gibi baktı. “Sana zarar vermemem için bir neden söyle.” Dedi arkamdan. “Yaren’e de zarar vereceksin!” Dediğim an geri çekildi. “Bu ruh ikizlik meselesi canımı çok sıkıyor artık!” Yüzüne baktım. “Emin ol benimde canımı sıkıyor.” Gülerek yüzüne baktım ve bir tane kan torbası alıp ona fırlattım. Koltuğa oturdum bacağımı diğer bacağımın üzerine attım ve onu izledim. “Y…