Ruhun Kefeni

20. Bölüm: Geri Dönüş

Yazar:

Ruhun Kefeni - Tubanur Peker kitap kapağı
Ruhun Kefeni kitap kapağı

Bazen sorarız ya, neden böyle oldu böyle olmak zorunda mıydı? Zorundaydı, her şeye güçlü kalmak zorundaydık. Zorunda kaldıklarımız yakmaz mı zaten canımızı? Seversin, bu sefer belki olur dersin umutlanırsın ama bir taş çıkar yolun ortasına küçük bir taş her şeyi yok eder ve o yok oluş, senin çöküşün olur hayata dönemezsin. Neredeydim ki? Hangi yerde nasıldım kimdi? Gerçi bunu herkes kendine soruyordur. Ben kimim? Sabah gözlerimi açmıştım karşımda gördüğüm ilk kişi kalbimdeydi, beni izleyişi bile ruhumu iyileştiriyordu. “Ne zaman uyandın?” Diye sordum. Gülerek bana baktı. “Çok olmadı.” Dedi gözlerini kaçırarak. “Yalancısın.” Dedim ve yastığı alıp tam kafasına attım. “Bu bir savaş ilanıdır küçük hanım haberiniz olsun.” Dedi gülerek. “Senden mi korkucam be!” Diye gülerek baktım gözlerine. “Tabi korkacaksın kızım.” Dedi gülümsem biraz daha arttı. “Senden nefret ediyorum.” Dedim gülerek. “Bende seni seviyorum.” Dedi ve o an belimden tutup dudaklarımı öptü. “Sen böyle öpüş kokuş çok alıştın galiba?” Dedim kaşlarımı çatarak. “Asla, alışmadım asla!” Dedi ellerini havaya kaldırdı teslim olur gibi. “Hadi bakalım in bize kahvaltı hazırla.” Dedim ve Ayaz bana korku dolu baktı. “Ben mi?” Diye sordu. “Evet sen, yoksa yemek yapmayı bilmiyor musun?” Diye sordum. “Kızım ben 162 yaşındayım tabii biliyorum.” Dedi ama biliyorum kelimesini o kadar tereddüt içinde dedi ki inanamadım. “O zaman ben Asu’yu uyandırıp geliyorum.” Dedim ve odadan çıktım. Asu’yu uyandırıp üstünü değiştirdim ve beraber aşağı inip karşımıza çıkan Ayaz’a baktık ama bakmasaydık iyiydi. “Abla, Ayaz abi ne yapıyor?” Diye sordu. “Galiba kahvaltı.” Dedim etrafın kirliliğine bakarak. “Hoşgeldiniz bende tam yumurta kırıyordum.” Dedi ve o an yumurtayı tezgaha o kadar sert vurdu ki yumurtanın konuştuğunu bile duydum ‘ben gidiyorum aaa dostlar sağlıcakla kalın,’ der gibi tezgahtan aşağı aktı. “Ben yaparım kalsın.” Dedim ama Ayaz kabul etmedi. “Ben yaparım merak etme.” Dedi ve unu alıp döktü ama her taraf un olmuştu. “Eee bunda aldığı kadar un yazıyordu, niye böyle oldu?” Diye sorunca Asu gülmeye başladı. “Ayaz abi kabın aldığı kadar değil, hamurun aldığın kadar un koyacaktın.” Dedi gülerek. Ayaz’a baktım ve o an bana çevirdi gözlerini. “Utan be adam utan 7 yaşında ki çocuktan mutfak dersi alıyorsun.” Dedim ve gülmeye başladım. Asu ve bende duruma el attık ilk mutfağı topladık kurtarabileceğimiz her şeyi kenara koyduk kurtaramayacağımız şeyleri de içim el vermese de atmak zorunda kaldık. Birlikte güzel bir kahvaltı hazırlamaya başladığımızda un savaşına girdik. Sonunda kahvaltımızı hazırlayıp masaya oturmuştuk. O an Ayaz’a baktım ve biraz şüphe ettim demeli miydim? “Dinliyorum.” Dedi Ayaz sert ama emin bir sesle. “Ayaz benim eski evime gidebilir miyiz?” Diye sordum. Ayaz bana baktı derin bir nefes aldı ve yemeğini bıraktı. “Canın yanmayacaksa olur.” Dedi ve dolu gözlerle ona baktım. “Teşekkür ederim.” Dedim ve gülümsedi. “Her zaman.” Dedi sırıtarak. Hep birlikte kahvaltımızı yapıp eşyalarımızı toplayıp evden çıkmamız 2 saatimizi almıştı ama sonunda gidecektim, acılarımın olduğu ve mutlu olduğum o eve. Bir ev var hayatımda orada mutlu oldum ama en çok ağladım duvarlarına vura vura ağladığım bir evdi. Yıkıldığımı gördü, aynı zamanda kalktığımı gördü, güçlülüğümü gördü ama asla vazgeçtiğimi görmedi o evin duvarları. Ama bir ev daha vardı hayalimde, sadece mutluluk ve kahkahalarla dolu bir evdi, hayalimde kalmasını istemediğim bir evdi. Yola çıkalı baya bir zaman olmuştu. Bursa’ya yolumuz az kalmıştı ama Asu uzun yollara alışık değildi hemen uyuya kalmıştı. Ellerimizde kahvelerimiz vardı Ayaz’la yolu izliyorduk ama bir an uykusunun geldiğini anlamıştım gözleri kapanmak üzereydi. “Sağ çeksene.” Dedim, anladığımı anlamıştı ve sağa çekip bana baktı. “Teşekkür ederim.” Dedi ve gülerek sabah bana verdiği cevabı verdim. “Her zaman.” Dedim ve güldüm. “Sen bir hırsızsın.” Dedi ve ona baktım. “Senin hırsızınım.” Dedim ve arabadan indim ve Ayaz’ın kapısını açtım. “Hadi geç arkaya prenses.” Dedim ve…

Bölümün tamamını WritePad'de oku