16. Bölüm: Taç’ın Gücü
Yazar: Tubanur Peker

Merhaba dostum ben Yaren Su Yutar, ben kim miyim? Eskiden olsa işe yaramaz gereksiz bir insanım, beni kimse seevmez derdim. Artık diyemiyorum çünkü ben geçmişin verdiği bir miras yüzünden bu hallerde oldum, miras ne mi? Bir taç ve ben gün geçtikçe o taç`ın gücünü sevmeye başladım. Ben vampirlerin bildiği ismim ile kraliçe Elysia, siz benim hikayemi biliyor olabilirsiniz ama ben sizin içinizdeki çocuğun nasıl yalnız hissettiğini biliyorum. "Nasıl yani?" Diye sordu kalabalıktan bir erkek sesi. Sonra bana doğru ilerledi ve bir bana bir Mira`ya baktı. "Ruh ikiziniz mi var efendim?" Diye sordu. O an içimde hissettiğim korku ile kala kaldım. “Arkadaşlar kraliçemizi lütfen rahat bırakalım.” O an ne oldu nasıl oldu bilmiyordum ve o kalabalıkta tek bir ses bana tek bir şey demişti. “Gözlerini kapat kraliçem.” Bu ses tahmin ettiğiniz ses değildi, bende isterdim olmasını ama değildi işte. O senin sahibini dinledim ve beni kucağına aldı beş saniye sürdü her şey ve odamdaydım. “Gelebilirsin.” Dedim. Yüzü artık daha netti kumral bir vampirdi ultra mega yakışıklı ve bal rengi gözleri ile gözlerime baktı. “Ben Deniz kraliçem.” Dedi ve gülümsedim. “İsterseniz her şeyi anlatabilirsiniz ben güvenilir bir vampirim.” Dedi ve gülümsedi. O an gerçekten beni dinlemesine ihtiyacım olduğunu anladığım ilk andı. “Kraliçe olmayı soyum için kabul ettim, aslında ben bir vampir bile değilim. Yarım vampir yarım insan.” Dedim ve anlam veremedi. “Taç nasıl seni kabul etti?” Diye sorunca biraz ürperdim. “Nasıl yani?” Diye sordum korku dolu bakarak. “Taç yalnızca vampirleri Kral yada Kraliçe seçer ama senin yarın insan.” Dedi şok içinde bana bakarak. “Siz çok garipsiniz kraliçem.” Dedi ve beni izlemeye devam etti. Deniz’in sohbeti o kadar sarıyordu ki sabahlara kadar gülüp konuşmak istiyordum. “İnanabiliyor musun ya karşımda ilk vampirlerden biri var ama ben adama avlanmayı öğretiyorum.” Böyle komik ve güzel anılarını anlatıyordu ben ise insan hayatını, vampirleri ve geçmişimi nasıl öğrendiğimi anlatıyordum. “Desene Ayaz olmasa soyunuz tükenecekti.” Gülerek ona baktım. “Sadece benim değil sizin de tükenecekti.” Dedim ve yüzüme doğru baktı. "Peki Mira, o senin yerine geçseydi kimse hiç bir şey anlamazdı." Diye sorduğun da yüzüne gülerek baktım. "Sence bu taç için Mira'ya güvenebilir miydim?" Diye sorduğumda beni şaşırtan bir cevap verdi. "O senin aynın olduğu için aranızda bir şey olacağını düşünememiştim." Dedi ve güldüm. "Biz birbirimize benzemiyoruz." Dedim ve o an gözlerime baktı. "Çünkü senin insan tarafın var o ise tamamen bir vampir." Dedi ve acı içinde baktım. "Yanlış bir şey mi dedim kraliçem?" Diye sorunca yere gözlerimi diktim. "Ruh ikizi olmak gerçekten çok zormuş, hele aynı kişiye aşık olmak daha zormuş." Dedim ve artık hiç bir şeyi kaldıramadığımı farkettim ve dizlerimin üstünde yere çöktüm. "Kraliçem!" Dedi ve Denizde yere çöktü o an garip bir şey oldu. Deniz çenemden tuttu başımı kaldırdı ve dudaklarını dudaklarıma değdirdi. Bir şey farketmiştim o an ve o şey gözlerimin içine acı dolu bakış attı. Evet, Ayaz bize bakıyordu benim ise dudaklarım hâlâ Deniz’in dudaklarında. İşte o an kendime geldim, kendimi geri çektim. “Sen ne yaptığını sanıyorsun!” Diye bağırdım ve kapıya baktım tekrar Ayaz yoktu. “Defol evimden!” Dedim ve koşarak Ayaz’ın peşinden gitmeye başladım. Herkes tek tek bana bakıyordu, kraliçe yeni olmuştum ama benim hakkımda bir sır öğrenmişlerdi ve ben bunlarla değil de Ayazla ilgilenmek istiyordum. Gerçi o Mira’yı seçer. Ayaz’dan Her şeyin daha yeni başladığını biliyordum ama böyle kısa süreceğini bilmiyordum herkes’i sakinleştirip Doğa’ya bıraktım. Balkonda olan şeyler yüzünden çok pişmandım, Yaren bunları hiç hak etmemişti. Merdivenlerden yavaşça çıktım Yaren’in odasının önündeydim kapı ise açıktı. Yaren’in dizlerinin üstüne çöktüğünü görünce o an orada olmak onu alıp buradan gitmek istedim. Yanında Deniz vardı yapamazdım biliyordum ama onun yaptığı şey beni yerle bir etti. Yaren’in çenesinden tuttu dudakları dudaklarına değdi ve o an…