Ruhun Kefeni

15. Bölüm: Geçmişin İzleri

Yazar:

Ruhun Kefeni - Tubanur Peker kitap kapağı
Ruhun Kefeni kitap kapağı

Ruh bırakıp gittiğinde geride sadece beden kalırdı. İnsanın ölmesi için ruhunun bedeninden mi ayrılması gerekiyordu yoksa, yaşadıkları insanın ölüm sebebi olabiliyor muydu? İnsanlar yaşarken ölemiyorsa dilimizde neden yaşayan ölü diye bir cümle vardı? İnsanlar yaşarkende ölebilirdi, gözleri açıkkende ölebilirdi, insanın psikolojisi öldükten sonra hiç bir insan yaşayamazdım, yaşayan ölü olurdu. Her şeyi geride bırakıp geri dönüyorduk, evimize ama bu sefer farklı bir şey vardı bende onlardan biri olarak dönüyordum, gerçeklerle dönüyordum. Asla vampir olmamam gerektiğini öğrendikten sonra ne yapacağımı nasıl bir yolda ilerleyeceğimi hiç bilmiyordum. Eğer vampir olursam Mira'nın kopyası gibi olmaktan korkuyordum, içimde ki insanı kaybetmekten korkuyordum. Evet taçımı takacaktım ama yarım insan olarak kalacaktı asal vampir dönüşümümü tamamlamayacaktım, asla bir vampir veya insan kanı içmemeliydim. "Her şey artık böyle mi olacak?" Diye sordum korku dolu çıkan sesimle. "Bilmiyorum, yapnak istemiyorsan her şeyi iptal etme şansın var Yaren." Düşündüm ama neyi düşünüyordum ki? Soyum bitcekti son vampir kanını taşıyan kişi bendim ve çıkışım yoktu. "Soyumu ben kurtarıcam Ayaz o yüzden yapmak zorunadayım." Dedim ve yüzüme acır şekilde baktı. Her şey nasıl hızlı geçmişti bilmiyordum ama şu an evimizde Ayaz’ın bana aldığı kırmızı elbiseyi giyordum. Ona utanmasaydın gelinlik alsaydın demiştim ama en göz alıcı kişi olmam gerektiğini biliyordum. Saçımı topuz yapıp makyajımı da yaptıktan sonra Doğa’nın yardımı ile elbisemi giymiştim. Doğa ise siyah giymişti kırmızı giyen sadece iki kişi vardı Ayaz ve ben. Orada Mira’da olacaktı ama aramızda ki fark birimiz taç takacak birimiz sadece izleyecekti. “Mira rahat duracak dimi?” Diye sordu Doğa. “Umarım.” Dedim ve Ayaz kapıya vurdu. Gülümsedim o an varlığı beni mutlu ediyordu. “Gel.” Dedim ve bana baktı. “Doğa yanında sönük kalmış.” Dedi ve Doğa somurtarak baktı. Ayaz, Doğa’ya sarıldı ve güldü. “Şaka kız.” Dedi ve dudaklarıma öpücük kondurdu Ayaz. “Bana iltifat etmek için bir kızın kalbini kırmana gerek yok.” Dedim Ayaz’a sinirle bakarak. “Siz kızları memnun etmek ne kadar da zor.” Dedi bana bakarak. “Mira’yı memnun etmen nasılsa beni memnun etmende öyle hayatım.” Dedim ve elime aldığım parfümü sıkarak. “Hazırsanız gidelim artık.” Dedi Ayaz ve evden üçümüz birlikte çıktık. “Siz nasıl çiftsiniz ya.” Dedi Doğa gülerek. O sırada hepimiz arabaya biniyorduk. Bu aralar sık yapamadığım şeyi yapmıştım. Story atmak, evet o durmadan story atan kızlardan değildim ama bende atmayı seviyordum. Davet ise bana miras kalan o evdeydi yolumuz biraz uzundu ama mecbur çekecektik. “Yarasa olup gitseydik ya neden bu kadar çaba veriyoruz Ayaz?” Diye sorduğunda Doğa somurtarak yüzüne baktım. “Bende yürüyerek gelirim zaten.” Dedim Doğa’ya iğneleyici bir şekilde konuşarak. “Senin yarın vampir ya dönüşemez misin?” Diye sordu. “Sadece yarısı vampir o güneşte durabiliyor yanmıyor yeşim taşı kullanmasına gerek bile yok, yarı insan yarı vampir olan herkes sadece genlerinde vampirlik vardır vampir değildir dönüşümü tamamlanmadan da vampir olamaz.” Dedi Ayaz. “Mantıklıymış.” Dedi Doğa ve geri çekildi. Uzun bir yolculuğun ardından sonunda varmıştık. Doğa ise dayanamayıp sizin videolarınızı fotoğraflarınızı çekim demişti ve telefonumu almıştı. Şimdi ne mi yapıyorduk Ayaz kapımı açıyordu ve ben elini tutup arabadan iniyordum, Doğa ise videomuzu çekmeye devam ediyordu. O an Ayaz beni şaşırtacak bir şey yaptı. Belimden tuttu kendine çekti ve dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Doğa o ara gülerek araya girdi. “Kestik.” Dedi gülerek. “Görende dizi sahnesi çekiyor sanar.” Dedi Ayaz dudaklarıma doğru konuşurken. O sırada gülümsedim ve Doğa’nın fotoğraflarımızı çektiğini farkettik. Bir kaç poz verdik ve sonunda içeri girdik. Kapıda beni o kadar kişi karşılamıştı ki hayranlıkla bu eski vampir evine baktım. Yeni gibi olmuştu, etraf mumlarla süslenmiş ve mumlar koca salonu aydınlatıyordu. O an Ayaz ve Doğa’nın duyacağı şekilde konuştum. “Elektirik f…

Bölümün tamamını WritePad'de oku