Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer

48. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı

Gecenin Karanlığında Yaklaşan Felaket Zihnin zifiri karanlık labirentlerinde kapana kısılmış olan Menesa, göğsünü sıkıştıran ağır bir kabusun pençesindeydi. Çaresizliğin soğuk teri şakaklarından süzülürken, rüyasında titreyen elleriyle tuttuğu silahın namlusunu kocasının kalbine doğrulttuğunu görüyordu. Ve o korkunç an gerçekleşti; tetik çekildi, silah patladı. Ardından sahne aniden değişti. Aras, kanlar içinde, kıpırtısız ve cansız bir halde yerde yatıyordu. Menesa ona avazı çıktığı kadar sesleniyor, feryat ediyordu ama Aras duymuyordu... Yatakta şuursuzca çırpınan genç kadın, rüyanın verdiği o vahşi birikmeyle Aras’ın elini öyle bir sıktı ki adam gözlerini endişeyle açtı. Karısının yüzündeki boncuk boncuk terleri ve şakaklarına yapışan saç tutamlarını görünce yüreği sızladı. Yanağına hafifçe vurarak seslendi: "Menesa... Hadi aç gözlerini, kabus görüyorsun birtanem." Menesa başını çaresizce sağa sola sallıyor, dudaklarının arasından kesik nefeslerle aynı ismi sayıklıyordu: "Aras... Aras... Aras..." Ve birden, odayı yırtan dehşet dolu bir çığlıkla gözlerini açtı: "ARASSSS!" Gözyaşları yanaklarından adeta bir çeşme gibi akmaya başladı. Aras hemen uzanıp karısını göğsüne doğru çekti: "Şşş... Geçti Menesa’m. Ben buradayım, bak yanındayım." Menesa kocasının boynuna sımsıkı sarıldı, hıçkırıklara boğularak içindeki dehşeti döktü: "Ben... Ben seni vurdum Aras! Uyanmıyordun, çok korktum..." "Sadece bir kabustu Mor Çiçeğim. Yanındayım... Seni asla bırakmayacağım." Menesa tek koluyla adama daha da sarıldı, genzini dolduran o tanıdık barut ve ten kokusunu derin bir nefesle içine çekti. Aras, karısının canı yanmasın diye hafifçe fısıldadı: "Tamam Menesa’m... Koluna dikkat et." Genç kadın yavaşça geri çekildiğinde koluna bağlı duran boşalmış serum şişesini fark etti: "Serum bitmiş, Fadime’yi çağıracaktım..." Hızla komodinin üzerindeki telefonuna uzandı. Cihaz sessizdeydi ve ekranda beliren bildirim kalbinin teklemesine neden oldu. Mesaj Zeyno’dandı ve saat 21.00’de atılmıştı. Oysa şu an saat gece yarısını geçmiş, 00.20 olmuştu. *“Menesa, müsait olunca beni ara. Sakın Aras’a bir şey çaktırma, durum çok acil senden haber bekliyorum.”* Menesa’nın içinden fırtınalar koptu; *"Neler oluyor Allah’ım, delireceğim..."* diye geçirdi. Aras karısının donakalan halini görünce kolunu hafifçe dürttü: "Ne oldu Menesa? Fadime’yi arayacaktın, bir şey mi gördün?" Kocasının henüz yeni toparlanan sağlığını tehlikeye atmamak için Menesa hissettiği paniği özenle maskeledi: "Arıyorum şimdi... Halen kafam biraz bulanık." "Ver ben arayayım istersen Mor Çiçeğim," diyerek elini uzattı Aras. Menesa panikle telefonu geriye çekti: "Olmaz, ben ararım. Hatta ben serum askısıyla beraber salona gideyim. Kızım ne yapıyor bakayım, Fadime de o sırada çıkartır serumu." "Olur mu öyle şey? Dinlenmen gerekiyor." "Aras ben anneyim, bebeğimi görmeden rahat edemem. Gidip geleceğim hemen. Sen de uyandığına göre hem bir şeyler yersin." Aras’ın keskin asker içgüdüleri hemen devreye girdi; gözlerini süzerek karısını sorguladı: "Menesa... Benden bir şey gizlemiyorsun değil mi? Telefonu eline aldıktan sonra yüzün değişti." "Hayır, bir şey yok Aras!" Menesa hızla yataktan sıyrıldı. Tekerlekli serum askısını kavrayarak bacaklarındaki titremeyi gizlemeye çalıştı. "Tamam, fazla bekletme beni. Özlerim seni," dedi Aras yumuşayan bir sesle. "Geleceğim sevgilim..." Salona geçtiğinde Fadime ve Ayşen’in kısık sesle sohbet edip kahve içtiklerini gördü. Fadime onu serum askısıyla görünce hemen ayağa kalktı: "Ah be kuzum, bana söyleseydin ya, gelip çıkartırdım!" "Olsun, tuvalete gidecektim zaten, o yüzden çıktım." "Tamam, hemen çıkartayım dur." Fadime çantasından kolonyayı çıkarıp pamuğa sıktı, dikkatli bir hamleyle damar yolunu söküp aldı ve pamuğu bastırdı. Menesa hızlıca konuştu: "Tamam, ben tuvalete gidiyorum. Ayşen, Aras’a çorba hazırlar mısın?" "Tamam Meso’m, hemen hazırlarım." Menesa koridordaki banyoya girip kapıyı kilitledi. Aras’ın dinleme ihtimalini göz önünde bulundurarak boynundaki kolyey…

Bölümün tamamını WritePad'de oku