Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer

44. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı

Bölüm görselleri

Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer - 44. Bölüm bölüm görseli 1
Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer - 44. Bölüm bölüm görseli 1

https://music.youtube.com/watch?v=2m5tqSyX2f0&si=-W2nyPN1RLO6__Fm KAN VE MUCİZE Aras’ın koca bir dağ gibi devrilip koridorun soğuk zeminine yığılmasıyla zaman sanki rayından çıktı. Kasvetli hastane koridoru bir anda acı feryatlarla, yankılanan çığlıklarla çalkalanmaya başladı. Ayşen dizlerinin üstüne çöküp elleriyle yüzünü kapatarak hıçkırıklara boğulurken, Fadime yaşadığı o bir anlık felç edici şokun ardından hızla Menesa’ya döndü. Menesa’nın gözleri geriye kaymış, yüzü saniyeler içinde morarmaya başlamıştı. Göğsü acı dolu, yırtıcı bir hırıltıyla inip kalkıyor fakat bedenine tek bir zerre oksijen girmiyordu. Enjekte edilen ağır ilacın ve geçirdiği krizin etkisiyle dili şişerek geriye kaçmış, hava yolunu bir tıkaç gibi tıkamıştı. Çenesi ise bir demir kadar sertleşip kenetlenmişti. "Nefes almıyor!" diye bağırdı Fadime. Yüreğini dağlayan dehşet, doktorsal reflekslerinin gölgesinde kaldı. Hemen Menesa’nın yanına diz çöktü. Bedenini hızla sırtüstü uzatıp başını geriye doğru eğdi. İki elini kenetlenmiş çene kemiğinin köşelerine yerleştirip var gücüyle öne ve yukarı doğru itti. "Ayşen! Ağlamayı bırak, çabuk bana sert bir şey getir! Kalem, çubuk, ne varsa! Çenesi kilitlendi, dili boğazını tıkıyor!" Koridorda dona kalan hemşirelerden biri koşarak acil müdahale çantasından metal bir dil basma spatulası uzattı. Fadime kan ter içinde kalmıştı. Spatulayı Menesa’nın kenetlenmiş dişlerinin arasından içeri sokup gücüyle kanırtarak çeneyi araladı. Parmağına sardığı steril gazlı bezle şişen dili öne çekti ve plastik hava yolu tüpünü (airway) boğazından aşağı kaydırdı. O an Menesa’nın göğsü devasa bir gürültüyle havalandı. Ciğerlerine hücum eden havayla birlikte derin, yırtıcı bir nefes aldı. Bedenindeki morarma soluk bir beyaza evrilirken titremeleri devam ediyordu. "Nöbet geçiriyor, ilacın etkisinde!" diye bağırdı Fadime panikle etrafını saran sağlık ekibine. "Hemen kas gevşetici vurun! Şok odasına alıyoruz, çabuk!" Bir yandan arkadaşının hayatta kalması için savaşırken, gözünün ucuyla koridorun ortasında, al kalmış kan birikintisinin içinde yatan Aras’a baktı. İçindeki çaresizlik her geçen saniye katlanarak büyüyordu. Saniyeler içinde gelen sağlık ekipleri Aras’ı hızlıca sedyeye alıp acil müdahale odasına doğru koşturdu. Silah seslerini duyan hastanedeki herkes büyük bir panikle sağa sola kaçışırken, kısa süre içinde bölgeye sevk edilen jandarma ekipleri binayı tamamen kontrol altına aldı. Vurulma haberini alır almaz hastaneye ulaşan Utku ve Demir, koridordaki o ağır atmosferin içine daldı. Ayşen, Utku’yu görür görmez gözyaşları içinde onun göğsüne sığındı. Fadime ise o zümrüt yeşili gözlerinden sicim gibi süzülen yaşlarla Demir’e baktı ve kendini onun kollarına bıraktı. "Demir çok korkunçtu... Menesa... Menesa, Aras’ı vurdu. Sevdiği adamı vurdu!" Demir, gözünden süzülen tek damla yaşa engel olamayarak kollarını Fadime’nin sırtına doladı. Sesi titriyordu: "Abim... Abim iyi mi?" Fadime hıçkırıklarının arasından boğukça fısıldadı: "Bilmiyorum Demir... Hiçbir şey düşünemiyorum..." Demir, Fadime’nin omuzlarından tutup gözlerinin içine baktı. "Fadime’m sakin ol. Şu an kendimizi kaybetmenin zamanı değil." Ayşen gözyaşlarını silerek araya girdi: "Demir haklı Fadime. Olayın ne olduğunu henüz bilmiyoruz ama güçlü durmalıyız. Şimdi gidip minik Kardelen’i alacağım. Menesa’mın emanetini koruma zamanı." Fadime derin bir nefes alıp gözlerini sildi. "Haklısın Ayşen, güçlü olmak zorundayız." Utku, bakışlarını Demir’e çevirdi. "Abimizi bulalım Demir." "Evet kardeşim, gidip abimize bakalım." Ayşen bebek odasına doğru ilerlerken Utku da ona eşlik etti. Hastaneden teslim aldıkları minik Kardelen ile birlikte lojmana geçtiler. Menesa’nın dolapta önceden sakladığı anne sütleri bebek için hayati önem taşıyordu. Ayşen, içindeki yangına rağmen dimdik durmaya çalışıyordu; çünkü minik kızın şu an ona ihtiyacı vardı. Menesa ise yoğun bakım ünitesinde, damar yolundan verilen yüksek doz kortizonlu serumla sıkı bir müşahede altına alınmıştı. Aras hâlâ ameliyathanede görü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku