Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer

39. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı

Bölüm görselleri

Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer - 39. Bölüm bölüm görseli 1
Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer - 39. Bölüm bölüm görseli 1

Bir Mucizenin Dokunuşu "Sen beni hayvanın sandın herhalde? Sahibim olsun istersen, bir de tasma takayım!" Fadime’nin dudaklarından dökülen bu öfkeli çıkış, koridorun soğuk duvarlarında yankılandı. Demir, neye uğradığını şaşırarak bir an duraksadı, dili damağına dolandı: "Ben... Ben öyle demek istemedim. Yani babandan dolayı dedim... Sonuçta Karadenizli adam, duysa çeker vurur valla..." Fadime’nin gözlerinde anlık ama katran gibi koyu bir gölge belirdi. Başını hafifçe iki yana sallayarak acı bir tebessümle baktı Demir’e: "Demir, varya saçmalamakta üstüne yok. İkide bir 'baban' deyip duruyorsun... Keşke babam çıksa da mezardan, vursa seni." Sözler koridordaki havayı bir anda dondurdu. Demir’in yüzündeki mahcup ifade, yerini derin bir suçluluk ve üzüntüye bıraktı. Göğsüne oturan o ağır kütleyle fısıldadı: "Ben... bilmiyordum. Çok özür dilerim Fadime. Başın sağ olsun." Fadime, içindeki o bitmeyen sızıyı bastırarak derin bir nefes aldı. "Sorun değil," dedi, sesi bu kez çok daha durgundu. "Alıştım ben artık Demir." O esnada koridorun sonundan adımlayan hemşire Aras’a yöneldi: "Aras Bey, eşiniz normal odaya alındı. Yanına gidebilirsiniz." Ayşen ve Utku koridordaki sandalyelerde sessizce beklerken, Fadime sandalyedeki çantayı kavrayıp Aras’ın peşine takıldı. Demir ise Menesa’nın durumunu düşünerek ortalığın henüz müsait olmadığına karar verip arkada kaldı. Odanın kapısı aralandığında Menesa gözlerini aralamış, tavanın soluk beyazlığına bakıyordu. Aras, bir an bile tereddüt etmeden yatağın kenarına sokuldu, eğilip eşinin solgun yüzünü ellerinin arasına aldı: "İyi misin Mor Çiçeğim? Ağrın var mı?" Menesa’nın kısık, fısıltıdan hallice çıkan sesi odayı doldurdu: "İyiyim Aras... Endişelenme lütfen." Fadime de yatağın diğer tarafına geçip şefkatle gülümsedi: "Canım, çok geçmiş olsun." Menesa hafifçe minnetle gülümsedi: "Sağ ol Fadime, iyi ki geldin..." "Sana giyecek bir şeyler getirdim. Giyinmene yardımcı olayım, olur mu?" Menesa onaylarcasına başını salladığında Aras hafifçe öksürerek kapıya yöneldi: "Ben içeriye içecek bir şeyler alayım en iyisi. Menesa sana emanet Fadime." "Tamamdır yüzbaşım, bende." Fadime, askeri doktor olmanın getirdiği o dikkatli ve hünerli ellerle Menesa’yı incitmeden hareket ettirdi. Önce üzerindeki hastane önlüğünü çıkardı, ardından krem rengi, yumuşacık uzun kollu geceliği giydirdi. Saçlarını yavaşça tarayıp tepede topladıktan sonra, Ayşen’in çantaya koyduğu o kırmızı lohusa tacını Menesa’nın başına yerleştirdi. Dikişleri zorlamamak adına yatağın başucunu hafifçe yukarı kaldırdı. Menesa doğruluğunda karnındaki taze dikişlerin sızısıyla hafifçe yüzünü buruşturdu; ancak kendi bedenindeki bu acı, yüreğindeki evlat sızısının yanında hiç kalırdı. Aras elinde su ve meyve sularıyla içeri girdiğinde, hemen arkasından doktor da muayene için odaya adım attı. Doktor, Menesa’nın dikişlerini ve genel durumunu kontrol ettikten sonra tebessüm etti: "Menesa Hanım, korkulacak hiçbir şey yok. Zamanla bu dikiş izleri tamamen kaybolacak." Menesa dudaklarını ısırdı, gözleri buğulandı: "Doktor Bey... Derdim bedenimdeki izler değil. Bebeğim nasıl? Onu görmek istiyorum..." Doktor, anlayışlı bir ifadeyle yatağın yanına yaklaştı: "Menesa Hanım, bebeğinizin henüz akciğerleri tam olarak gelişmedi. Refleksleri de çok zayıf. Bu yüzden anne karnında tamamlaması gereken süreci şu an küvözde sağlıyoruz. Ama bebeğiniz çok güçlü, emin olun hızla toparlanacak. Şimdi önceliğimiz sizin sağlığınız. Bebeğinize anne sütü vermeye başlayacağız, bunun için de sizin güçlenmeniz şart. Bu arada... gaz çıkarabildiniz mi?" Tıbbi bir zorunluluk olsa da bu soru karşısında Menesa’nın yanakları al al oldu. İster istemez gözleri Aras ve Fadime’ye kaydı, mahcubiyetle başını öne eğdi: "Hayır... Henüz değil Doktor Bey." "Bir şeyler yiyip içebilmeniz için öncelikle bağırsaklarınızı rahatlatmamız gerekiyor Menesa Hanım. Gaz çıkarmanız hayati önem taşıyor, hissettiğiniz an hemşireye haber verin. Yavaş yavaş ayağa kalkıp yürüyüşlere de başlayacağız ama şimdilik dinlenin."…

Bölümün tamamını WritePad'de oku