Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer

36. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı

Kan Kırmızı Bahar Güneş, kışla lojmanlarının beton grisi duvarlarına vururken, içerde iki farklı hayatın fırtınası aynı anda patlak vermek üzereydi. Menesa, gözlerindeki o iki ay önce yapılan riskli kornea ameliyatının ağırlığıyla misafir odasındaki komodinin çekmecelerini karıştırıyordu. Hamileliğinin yedi buçukuncu ayındaydı; karnı burnunda, bedeni ağır, ruhu ise Aras’ın yokluğunda geçen o karanlık günlerin tortusuyla yorgundu. Sağa sola bakarken, içindeki o eksik hissi gidermek ister gibi mırıldandı: "Ayşen, telefonum nerede benim? Aras’a soracaktım, unuttum. Yatak odasına bir bakayım." Ayşen, adımlarını dostunun peşinden hızlandırarak endişeyle araya girdi. Sesinde, yılların getirdiği o sarsılmaz koruma içgüdüsü vardı: "Dur Meso’m, beraber bakalım. Hamile hamile sağa sola uzanmaya çalışma, dikkat et." Gardırobun üst raflarını el yordamıyla arayan Ayşen, gri, tozlu bir kutuya denk geldiğinde duraksadı. Kutuyu aşağı indirirken Menesa’ya döndü: "Aa, burada bir kutu var. Bunun içinde olabilir mi?" "Ver, ver Ayşen, bir bakayım," diyerek kutuyu açtı Menesa. Telefon oradaydı, ekranı karanlık, şarjı bitmiş bir şekilde yatıyordu. "Aa, işte buradaymış." Ayşen derin bir nefes alarak mırıldandı: "Aras’a sormadan aldık ama Menesa... Kızmasın gelince?" "Ayşen, telefon benim, neden kızsın?" dedi Menesa, yüzünde hafif bir tebessümle. "Haklısın." Tam o sırada dış kapıdan sert, sabırsız bir ses yükseldi: **"TAKK! TAKK!"** Ayşen, kapının alacaklı gibi çalınmasına kaşlarını çatarak yöneldi. Menesa da elinde telefonu, bir eliyle karnını destekleyerek adımlarını dostunun peşinden attı. Ayşen, tedbir amaçlı gözetleme deliğinden bakıp sürgüyü çekti. Karşısında nefes nefese kalmış Utku’yu görünce donakaldı. "Utku ne oldu? Kötü bir şey mi var?" Utku, alnındaki teri kolunun tersiyle silerek içeri adım attı. Sesinde bir telaş vardı: "Yok aşkım ya, Demir fenalaşmış. Köpeğe alerjisi varmış. Tabip Üsteğmen Fadime revirde ilgileniyor şimdi. Köpeği uzaklaştırın, evi baştan aşağı temizleyin, tüyünden kokusundan arındırın dedi. Hatta halıları bile kaldırmamız gerekiyormuş." O esnada tugay revirinin o keskin antiseptik kokulu odasında, bambaşka bir telaş hakimdi. Demir, sedyede yarı baygın yatarken, Tabip Üsteğmen Fadime onun göğüs bölgesindeki kızarıkları ve kabarcıkları görünce şaşkına dönmüştü. Demir'in üst tarafını çıkarmış, çıplak gövdesine kortizonlu kremi sürerken kendi kendine Karadeniz şivesiyle söyleniyordu: "Ula dişi köpeğe bile dayanamaysın, bana nasıl dayanacağsun da..." Aras, kışladaki evrak işlerini halletmek üzere revirden çıkmadan önce Fadime’ye dönmüş, "Tabip Üsteğmenim, Demir size emanet," diyerek görev bilinciyle lojmana doğru hareket etmişti. Fadime kremli ellerini lavaboda yıkarken, Utku da Demir'in durumunu öğrenip hızla eve, köpeği barınağa götürmek ve Ayşen’e haber vermek için koşmuştu. Lojmandaki dairede ise şaşkınlık sırası Ayşen ve Menesa’daydı. Menesa endişeyle sordu: "Ciddi bir durum var mı? İyi mi şimdi Demir?" "İyi iyi yenge, merak etme," dedi Utku. "Fadime başında." Ayşen kıkırdayarak araya girdi: "İyi bari, başında Fadime varmış, bir şey olmaz." Utku, Ayşen’in gözlerinin içine baktı: "Ayşen, aşkım, sen evi temizleyebilir misin bugün? Hemen dezenfekte edilmesi lazımmış." "Ben temizlerim de Menesa ne olacak?" Menesa, dostunun elini sıktı: "Ben iyiyim Ayşen. Sen hemen temizle gel, ben otururum burada, bir şey olmaz." Ayşen ve Utku, karşı daireye, 4 numaraya geçerken, Menesa da salondaki koltuğa oturdu. Elindeki cansız telefonu yatak odasındaki komodinin çekmecesinden bulduğu şarj aletine taktı. Priz yatağın hemen kenarındaydı. Yatağa uzandı, telefonun açılmasını bekledi. Ekran aydınlandığı an, dijital dünyaya gömülmüş geçmişin çığlıkları üst üste düşmeye başladı. Aras’ın, Menesa’nın kayıp olduğu o karanlık dönemde her gün, istisnasız her gün attığı mesajlar ekranda belirdi: > *"Neredesin Mor Çiçeğim..."* > *"Çok özledim seni Bahar Gözlüm."* > *"Dayanamıyorum Mor Çiçeğim, Menesa'm..."* > *"Biliyorum nefes alıyorsun, hissediyoru…

Bölümün tamamını WritePad'de oku