Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer

25. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer – Hanife kitap kapağı

Bölüm görselleri

Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer - 25. Bölüm bölüm görseli 1
Ruhun Barut İzi ll Barutun Sustuğu Yer - 25. Bölüm bölüm görseli 1

Gece Yarısı Sığınağı ve Eski Bir Hikâye Gece yarısı, lojman odasının sessizliğini yalnızca dışarıda pencerelere usulca çarpan kar tanelerinin hışırtısı bölüyordu. Menesa, hamileliğin getirdiği o tanıdık baskıyla, mesanesindeki sızıyı hissederek aniden gözlerini açtı. Yanı başında, yatağın diğer ucunda Aras derin ve düzenli nefesler alarak uyuyordu. Menesa, üzerindeki krem rengi yumuşak pamuklu pijama takımının içinde hafifçe kıpırdandı. Kocasına sarılmamaya, onu uyandırmamaya özen göstererek yorganı üzerinden sıyırdı ve çıplak ayaklarının zemindeki soğuk parkeyle buluşmasıyla hafifçe ürperdi. Adımlarını bir hırsız gibi sessizce atarak banyoya doğru ilerledi. İşini bitirip banyodan çıktığında, bu kez karnından yükselen o gurultulu açlık hissi adımlarını yönlendirdi. Hafızasındaki sis perdesi yüzünden nerede olduğunu, mutfağın tam yerini ilk an çıkaramadıysa da loş koridorda yavaşça ilerleyerek mutfağın yolunu buldu. İçeri girdiğinde etraf karanlıktı. Gözleri tam seçemediği için mutfak dolaplarının kapaklarını tek tek, parmak uçlarıyla yoklayarak açmaya başladı; kendine atıştıracak tatlı ya da tuzlu bir şeyler arıyordu. Tam o esnada, tezgahın hemen yanındaki dolabın derinliklerinde parlayan kocaman, hışırtılı bir paket çarptı gözüne. Büyük bir cips paketiydi. Menesa, paketi iki ucundan kavrayıp açmak için tırnaklarıyla çekiştirmeye başladı. Karanlık mutfağa pencereden vuran hafif, solgun sokak lambasının ışığı altında zar zor görüyordu önünü. Güç uyguladıkça plastik paket ani bir hışırtıyla ortadan ikiye yırtıldı; içindeki cipslerin bir kısmı büyük bir gürültüyle mutfak fayanslarının üzerine saçıldı. Menesa irkilerek duraksadı ama sonra merakına yenik düşerek yavaşça yere, dizlerinin üzerine çöktü. Dökülen cipslerden bir tanesini parmaklarının arasına alıp küçük bir ısırık aldı, tadına baktı. “Hmm…” diye mırıldandı, gözleri şaşkınlıkla büyürken. “Bu çok güzelmiş, çıtır çıtır…” O esnada odada yatan Aras, koruyucu içgüdülerinin tetiklediği ani bir refleksle gözlerini açtı. Eli alışkanlıkla yatağın diğer tarafını, karısının yattığı yeri yokladı. Avucu sadece soğuk çarşafla buluşunca yüreği ağzına geldi, içini amansız bir korku kapladı. “Menesa!” diye fırladı yataktan. İlk iş olarak banyoya baktı, kapısı açıktı ve içeride kimse yoktu. Odadan çıkıp endişeyle sağa sola bakınarak, koridorun sonundaki salona doğru adımlarken, mutfaktan gelen o ritmik, net cips kıtırtılarını işitti. Adımlarını mutfağa yönlendiren Aras, eşikten içeri baktığında gördüğü manzarayla donakaldı. Menesa, mutfak fayanslarının üzerinde bağdaş kurmuş, kucağındaki yırtık paketle tıpkı küçük bir çocuk gibi masumca cips atıştırıyordu. Bu tatlı, saf görüntü karşısında Aras’ın gergin yüz hatları yumuşadı, dudakları ister istemez şefkatli bir tebessümle kıvrıldı. Menesa, eşikteki gölgeyi fark edince suçüstü yakalanmış bir çocuk gibi irkildi, bakışlarını mahcupça yere indirdi. “Benim mor çiçeğim gece yarısı ne yapıyormuş burada bakayım?” dedi Aras, sesindeki o sonsuz sevgiyle ona doğru adımlayarak. Menesa kucağındaki paketi hafifçe gizlemeye çalışarak, “Acıktım da…” dedi, sesini büzerek. “Yiyecek bir şeyler arıyordum dolaplarda. Bu kıtırtılı şeyi buldum. Çok güzelmiş, dayanamadım yedim.” Aras onun bu haline hafifçe güldü, yanına çöküp saçlarını arkaya doğru itti. “Menesa’m, beni gerçekten çok şaşırtıyorsun. Eğer birazcık hatırlasaydın, cips gibi yapay ve zararlı şeyleri hayatta ağzına sürmezdin. Kendine çok dikkat ederdin.” O an Aras’ın aklına, Ankara’daki hastane odasında karısının başında beklediği o uzun bir ay boyunca, anne ve bebek sağlığı için satır satır okuduğu tıp dergileri, makaleler geldi. Zihnindeki o bilgileri tazeleyerek konuştu: “Bak mor çiçeğim, bu saatte, bu zifiri karanlıkta bunları yersen miden altüst olur, rahatsızlanırsın. Şu an hamileliğinin en hassas, en korunaklı dönemindesin. Hadi bırak onu, ben sana hem hafif hem de çok daha lezzetli bir şeyler hazırlayayım.” Aras, Menesa’nın kolundan tutarak onu yerdeki soğuk fayanslardan yavaşça kaldırdı ve m…

Bölümün tamamını WritePad'de oku