Ruhun Barut izi l. CİLT

94. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Sırların Gölgesinde Kesişen Yollar "Psikoterapinin özü sevgidir. Bir insan ancak gerçekten anlaşıldığını, kabul edildiğini ve değer gördüğünü hissettiğinde iyileşmeye başlar." — Carl Rogers Aksu Çayı’nın hırçın sularından süzülüp kıyıdaki sert kayalıklara vuran dalgaların sesi, gecenin karanlığında yankılanıyordu. Menesa, ciğerlerini patlatırcasına öksürüp sudan kurtulduğunda, bedeni buz gibi nehrin etkisiyle zangır zangır titriyordu. Kirpikleri birbirine yapışmış, ıslak saçları yüzüne bulanmıştı. Başını kaldırıp kendisini ölümün pençesinden söküp alan o silüete baktığında ise zaman tamamen dondu. Karşısındaki adamın yüz hatları, karanlığın içinden bir hayalet gibi belirdi. Menesa’nın dudakları hayretle aralandı. Gözleri şokla irileşirken, dehşet içindeki sesi nehrin şırıltısına karıştı: "Sen...! Sen...! Ölmemiş miydin...? Erdem, ben seni vurdum... Sen nasıl hayattasın?" Erdem, saçlarından süzülen suları eliyle geriye doğru iterken acı bir tebessümle soluklandı. Ses tonu, suların soğukluğunu bastıracak kadar derindi: "Benim polis olduğumu unuttun Teğmen... Çelik yeleğim vardı. Bir nevi, hayatımı borçluyum sana." Menesa, aldığı cevabın şokuyla sarsılsa da rütbe vurgusunu duyar duymaz içindeki o gururlu, dik duruş anında şaha kalktı. Üzerindeki ıslak askeri üniformayı dikleştirerek sertçe konuştu: "Artık teğmen değilim. Ayrıca bir haini kurtarmak gibi bir amacım yoktu! Senin gibi bir hain tarafından kurtarılmayı da istemezdim!" Erdem’in bakışlarındaki o hüzünlü parıltı derinleşti. Menesa’nın yüzüne bakarken, aralarındaki o görünmez bağı çözmüş gibi fısıldadı: "Yüzbaşı için yaptın değil mi? Onun için beni vurdun... Benim, onun abisi olduğumu anladın." "Neyden bahsediyorsun sen Erdem?" dedi Menesa, sesindeki kırgınlık ve öfke her bir kelimesine sinerken. "Bana oynadığınız oyun mükemmeldi. Çok güzel kandırdınız psikolog olan beni... Duygularımla, aklımla oynadınız!" Erdem, genç kadının bu haklı öfkesi karşısında ezilerek elini göğsüne koydu: "Menesa, o gösterdiğim fotoğraf... Benim tek geçmişimdi. Yalan değildi, o fotoğraftaki çocuk gerçekten bendim." Menesa acıyla güldü, inanmak istemiyordu. "Erdem benimle kafa bulma, yoksa yarım kalan işimi burada tamamlarım! Ben Aras’a sordum... O, abisinin ölüsünü kendi gözleriyle gördüğünü söyledi. Sen nasıl onun abisi olursun?" "Ben de kendimi tanımıyordum, inan bana Menesa!" Erdem’in sesi bu kez bir yalvarış gibi yükseldi. "Ta ki sen Aras için beni vurana kadar... Kendi öz kardeşimi vuracağımı, ona namlu doğrulttuğumu o ana kadar bilmiyordum!" "Saçmalık!" diyerek başını iki yana salladı Menesa. "İnanmıyorum sana artık. Senin o tehlikeli oyunlarına bir daha düşmeyeceğim." Erdem, genç kadının omuzlarından tutmak istedi ama Menesa’nın sert bakışıyla geri çekilerek anlatmaya devam etti: "Bak, ben on yaşındayken herkes beni öldü sanmış... Ama kefene koyarlarken kıpırdamışım. Beni o halde bulup, bu karanlık yolda, kendi emelleri için yetiştirdiler. Ben hafızamı kaybetmiştim; ailemi, Aras’ı, geçmişime dair her şeyi unutmuştum! Benim yerime o kefene başkasını koymuşlar... Ben vatan haini olacağımı bilmiyordum, sana yemin ederim Menesa! Levent’i gizlice takip ettim, seni bulacağını biliyordum. Eğer birkaç dakika geç kalsaydım, şu an ölmüştün... Kardeşimin sevdiği kızı kurtardım ben Menesa! Beni ilk gördüğünde 'Bana çok tanıdık geliyorsun' demiştin, hatırlasana... Şimdi iyi bak bana. Aras bana benzemiyor mu?" Menesa, Erdem’in yüzündeki çizgileri, bakışlarındaki o tanıdık kehribar parıltıyı karanlığa rağmen dikkatle inceledi. Zihnindeki taşlar bir bir yerine otururken, kalbine amansız bir pişmanlık saplandı. "Evet..." diye mırıldandı, sesi titreyerek. "Sen doğruyu söylüyorsun... Aptal kafam, ben seni gerçekten öldürdüm sandım! Günlerdir ne yaşadım, haberin var mı senin? Aras bilmeden kardeş katili olacaktı... Sen... Sen Adil’sin. Aras bunu duyduğunda şok geçirecek...!" "Hayır, Menesa!" diyerek genç kadının sözünü kesti Erdem. Sesinde kesin bir kabulleniş vardı. "Aras beni bilmeyecek. Ben şu an onların…

Bölümün tamamını WritePad'de oku