Ruhun Barut izi l. CİLT

88. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Kokular ve Sırlar: Ruhun Güvenli Sığınağı Aras, günlerin ve gecelerin biriktirdiği amansız bir hasretle Menesa’yı göğsüne bastırırken, sessizliği bölen muzip bir gurultu ikisini de bir anlığına zamanın dışına çıkardı. Menesa’nın günlerdir ihmal ettiği karnı, bu huzurlu kavuşmanın ortasında adeta isyan bayrağını çekmişti. Aras, yüzünde hafif bir tebessümle kollarını yavaşça geri çekti; kaşlarını sahte bir sitemle çatarak, "Kendini aç bırakıyorsun Menesa," dedi, sesindeki şefkat gözlerindeki endişeyle birleşmişti. "Benim o eski, neşeli mor çiçeğim olman, yeniden ponçikleşmen için ne yapmalıyım söyler misin?" Menesa, utangaç bir tavırla başını öne eğip parmaklarıyla oynarken, "Aras ya... Tamam, söz yiyeceğim," diye mırıldandı. Aras, onun bu çocuksu haline dayanamayarak saçlarını hafifçe dağıttı: "Tamam o zaman, mutfakta yiyebileceğimiz ne var, gidip bir bakalım." Ancak mutfağa adım atıp buzdolabının kapağını açtığında, raflardaki mutlak boşlukla karşılaştı. Şaşkınlıkla arkasına dönüp, "Ee, dolap tam takır mor çiçeğim. Sen o keki nasıl yaptın?" diye sordu. Menesa mahcup bir gülümsemeyle omuz silkti: "Evde kalan son malzemelerle işte... Hepsini feda ettim." "Neyse, sorun değil," dedi Aras, ceketinin fermuarını çekerken. "Şu köşede küçük bir market vardı, hemen bir şeyler alıp geliyorum. Canının özellikle istediği bir şey var mı?" Menesa, Maraş'ın buram buram tüten yaz sıcağını teninde hissederek gözlerini parlattı: "Burası çok sıcak sevgilim... Bana dondurma da alır mısın Barut Kokulum?" "Alırım sevgilim, sen yeter ki iste. Bekle beni, hemen döneceğim." Aras kapıyı çekip markete doğru koyulduğunda, Menesa’nın içindeki o günlerdir kilitli kalan neşe adeta serbest kalmıştı. Mutluluktan uçacak gibiydi; kendini salondaki eski koltuğa fırlatıp yayılırken, dudaklarındaki o kocaman gülümsemeye engel olamıyordu. Tam o sırada telefonuna bir mesaj düştü. Ekrandaki isim Ayşen’di: *"Her şey yolunda mı canım? Meraktan ölüyorum burada..."* Menesa, parmaklarını ekranda hızla oynatarak cevap yazdı: *"Yolunda, hem de çok yolunda... Merak etme, mutluluktan havada uçuyorum sanki!"* Ayşen’in cevabı gecikmedi: *"Çok sevindim, çok rahatladım sonunda. Şükürler olsun!"* Çok geçmeden dış kapının anahtarı döndü ve Aras, iki elinde tıka basa dolu poşetlerle içeri girdi. Menesa yerinden fırlayıp ona yardım etti; aldıkları kahvaltılıkları, sebzeleri ve dondurmaları neşeyle buzdolabına yerleştirdiler. Menesa, poşetleri katlarken sordu: "Ne yiyeceğiz sevgilim?" Aras, gururlu bir şefle, "Tabiki de menemen!" diye yanıtladı. Menesa’nın gözleri parladı: "Çok özledim biliyor musun Barut Kokulum? Ben de sana yardım edeyim." Aras, şüpheci ama muzip bir bakış fırlattı: "Emin misin? Edebilecek misin gerçekten?" Menesa sahte bir alınganlıkla göğsünü kabarttı: "Yaa! Küçümseme beni, artık domates soymayı çok iyi biliyorum." Aras teslim olur gibi ellerini kaldırdı: "Tamam tamam, yardım et hadi, görelim marifetlerini." Birlikte tezgahın başına geçip domatesleri ve biberleri doğrarken, evin içini huzurlu bir mutfak tıkırtısı kaplamıştı. Ancak tam o esnada Aras’ın şakaklarına ani, zonklayıcı ve çok keskin bir ağrı saplandı. Görüşü anlık olarak bulandı, başı döndü ama bu zayıflığı Menesa’ya belli etmemek için tezgahın kenarına sıkıca tutundu. Menesa, yan gözle onun yüzünün bir anda kireç gibi beyazladığını fark etmişti. Bıçağı bırakıp endişeyle ona doğru döndü: "Barut Kokulum, iyi misin? Yüzün bembeyaz oldu bir anda..." Aras, yutkunarak parmaklarıyla şakaklarını ovdu: "Bende kronik migren var da... Ani bir ağrı girdi. Ceketimin cebinde ilacım vardı, onu alsam iyi olacak." Menesa, onu hemen tezgahtan uzaklaştırmaya çalışarak, "Tamam, sen lütfen otur içeri geç, menemeni ben hallederim," dedi. Aras inatçı bir asker gibi direndi: "Olmaz, ben söz verdim, sana ben yapacağım..." Menesa, onun omuzlarından tutup koltuğa doğru yönlendirirken sesini kesinleştirdi: "Hayır Aras! Bu sefer benim menemenimi yiyeceksin, itiraz istemiyorum." Aras, onun bu korumacı tavrı karşısında gülümseyerek p…

Bölümün tamamını WritePad'de oku