Ruhun Barut izi l. CİLT

83. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Bölüm görselleri

Ruhun Barut izi l. CİLT - 83. Bölüm bölüm görseli 1
Ruhun Barut izi l. CİLT - 83. Bölüm bölüm görseli 1

Kaosun Ayak Sesleri Hüzün, odanın köşelerine sinsice sinmiş, havayı ağırlaştırıyordu. Menesa, bu boğucu atmosferi dağıtmak amacıyla, üzerindeki çekingenliği bir kenara bırakmaya çalışarak dudaklarına sahte bir neşe kondurdu. "Aras, ben sana neler söyledim öyle ya, çok utanıyorum," dedi, sesindeki mahcubiyet tonu odayı ısıtmaya yetmişti. "Sana 'Abi' dedim." Aras, onun bu sevimli hâline hafifçe gülümsedi. "Yaş on dokuz olunca olur o kadar." "Evet," dedi Menesa, gözlerini kaçırarak. "Kendimi sanki beş yıl sonrasına ışınlanmış gibi hissetmiştim." Aras’ın gülümsemesi yavaşça yerini derin bir bakışa bıraktı. Genç kızın gözlerinin içine, ruhunu okumak ister gibi baktı. "Hep bana bir şeyler soruyordun ya, hani bir türlü sorunu tamamlayamamıştın. Merak ettiğin şey neydi sahiden? Sürekli 'Merak ettiğim bir şey var,' deyip duruyordun." Menesa’nın yanaklarına anında bir hücum başladı, al al olan yüzünü utançla ellerinin arkasına gizledi. "Gerçekten cevabı duymak mı istiyorsun? On dokuz yaşındaki bir akılla düşünülmüş saçma bir şeydi işte!" Aras, onun bu telaşlı hâlinden keyif alarak, "Evet, gerçekten merak ediyorum," dedi ve dişlerini göstererek gülümsedi. Menesa, ellerini yüzünden yavaşça indirirken parmaklarıyla oynuyordu. "Dudaklarının tadını çok merak ediyordu o Menesa, ben değil... Yani, benim de hafızam yokken işte... Anla artık!" Aras, bu itirafla birlikte kendini tutamayarak gür bir kahkaha attı. Odadaki o kasvetli hava bir anlığına dağılmış, yerini saf bir neşeye bırakmıştı. "Menesa, on dokuz yaşında hep böyle meraklı mıydın sen?" "Hayır ya!" diyerek hafifçe omuz silkti genç kız. "Seni sevdiğim içindi o saçmalamalarım." Aras’ın gülüşü yavaşça duruldu, gözlerindeki sıcaklık yerini derin bir arzuya bıraktı. Adımını öne doğru atarak aralarındaki mesafeyi kapattı. "Hâlâ merak ediyor musun?" "Aras ya..." diyebildi Menesa, sesi neredeyse bir fısıltı gibi çıkmıştı. Aras, beklemeden elini genç kızın beline doladı ve onu sertçe, nefesini hissedecek kadar kendine doğru çekti. Tam dudakları kavuşmak üzereyken, dış kapının kulpu acımasızca tıkırdadı, ardından tok bir zil sesi evin sessizliğini bıçak gibi kesti. Menesa, panikle Aras’ın kollarından sıyrılıp kapıya doğru yöneldi. Parmak uçlarında yükselip kapı deliğinden dışarı baktığında, yüzündeki tüm kan çekildi. Aras, onun bu hâlini görünce kaşlarını çattı. "Menesa, ne oluyor? Neden panikledin?" "Aras, Halis babam kapıda! Yandık biz!" "Yandık derken?" diye sordu Aras, sakinliğini korumaya çalışarak. "Ya bizi evde yalnız yakalarsa? Nasıl bakarım yüzüne, yanlış anlar!" Menesa ellerini göğsünde birleştirmiş, nefes nefese kalmıştı. "Tamam, sakin ol!" "Aras, odaya gir ve lütfen çıkma, tamam mı?" Aras, onun bu telaşlı tatlılığına kıyamayarak gülümsedi. "Tamam Mor Çiçeğim. Benim de albayın karşısına şu anda çıkmaya pek niyetim yok zaten." Menesa, koltuğun üzerindeki hırkayı hızla omuzlarına geçirip derin bir nefes aldı ve kapıyı açtı. Yüzüne yerleştirdiği mahmur ifadeyle, "Halis baba... Koltukta uyuyakalmışım, kusura bakma," dedi. Halis Albay, babacan bir tavırla gülümsedi. "Olsun kızım. Ben zaten şu yemekleri verip hemen karargâha geçecektim." Menesa, poseti alırken merakla sordu: "Hayırdır albayım bu saatte? Acil bir operasyonla mı ilgili?" "Aras’ın evinin kapısını da çaldım ama yoklar, neredeler biliyor musun kızım?" Menesa, yutkunarak yalan söylemek zorunda kalmanın ezikliğini yaşadı. "Dışarı çıkmışlardı albayım, gelirler birazdan." Halis Albay’ın çehresi birden ciddileşti, askeri disiplinin o sert ifadesi yüzüne oturdu. "Yüzbaşı Aras ve ekibi sabaha karşı gidecekler. Utku ve Demir’i de onlarla beraber yazdım." Menesa’nın kalbi göğüs kafesini dövmeye başladı. "Yarın akşam diye duymuştum ama..." "Kızım, acil bir durum gelişti. Teröristler rahat durmuyor. Bundan sonra her şeye hazırlıklı olmamız gerekiyor. İçeride kaos yaratacak düşman çok." "Haklısın albayım... Kendinize iyi bakın." Halis Albay, kızının saçlarına şefkatle baktı. "Sen kendine iyi bak Aybükem benim." Menesa, poşetleri mutfak tez…

Bölümün tamamını WritePad'de oku