82. Bölüm
Yazar: Hanife

KALBİM SENDE KALACAK Kapı kapandığında Menesa’nın yanakları hâlâ kor gibi yanıyor, heyecandan kalbi göğüs kafesini zorluyordu. Adımlarını işiten Ayşen, elindeki dergiyi koltuğa bırakıp hemen salondan antreye doğru koştu. Meraklı gözlerini arkadaşının üzerinde gezdirerek sordu: "Kız nerelerdeydin sen? Habersizce çekip gitmişsin, ödümüzü kopardın!" Menesa, derin bir nefes alıp sırtını kapıya yasladı. Gözlerinde aylardır olmayan bir berraklık vardı. "Hafızam yerine geldi Ayşen..." dedi, sesi titreyerek ama mutlulukla. "Albay ve Fahriye Annemlerle yüzleşmeye gittim. Her şeyi konuştuk." Ayşen’in gözleri sevinçle büyüdü, hızla ileri atılıp arkadaşına sarıldı. "Canım benim! Sonunda ya, çok şükür! Ama dur, nasıl oldu bu? Hafızan bir anda nasıl yerine geldi, çok merak ediyorum." Menesa bakışlarını kaçırdı, yanaklarındaki pembelik anında koyu bir kırmızıya döndü. Dudaklarını ısırarak fısıldadı: "Dün... Dün gece Aras beni birden öpünce oldu galiba. O an zihnimdeki tüm kilitler kırıldı." "Ohaa!" diye çığlık attı Ayşen, ellerini ağzına kapatarak. "Sonunda başardınız mı yani? İlahi aşk dedikleri bu olsa gerek!" "Ya of, Ayşen! Detay verme bana, sorma bir şey. Utanıyorum zaten!" diyerek elleriyle yüzünü kapattı Menesa. Ayşen muzip bir kahkaha attı. "Kızım, hafızan yerine gelmeden önce çocuğa resmen panter gibi davranıyordun, kök söktürüyordun. Şimdi ne oldu da utancından kıpkırmızı kesildin?" "Hatırlatma Ayşen ya!" dedi Menesa banyoya doğru yürürken. "Aras’a neler dedim, neler yaptım öyle... Bir de adama 'abi' dedim ya! Olacak iş miydi benimki?" "Olsun be, ne güzel işte. Çocuğu kaç gündür ilk kez öyle gülerken gördüm, fena mı?" Menesa banyodan çıkıp arkadaşının yanına geldi, ellerini birleştirip yalvarır gibi baktı: "Ayşen, canım kankam benim... Sen bugün Utku’yla dışarı mı çıksan acaba? Şöyle uzun uzun gezseniz?" Ayşen kaşlarını kaldırıp şüpheyle baktı. "Hayırdır Menesa? Niyeymiş o? Evden mi kovuyorsun bizi?" "Bugün Aras’ın doğum günü..." dedi Menesa, gözleri parlayarak. "Onu eve yemeğe davet ettim. Kendi ellerimle güzel bir sofra hazırlamak, ona hayatının ilk sürprizini yapmak istiyorum. Baş başa kalalım diyorum." Ayşen dalga geçer gibi bir kahkaha daha patlattı. "Sen? Menesa? Yemek yapacaksın? İlahi kızım, güldürme beni! Yumurta kıramayan kız Aras’a doğum günü ziyafeti mi çekecek?" "Ya yapacağım işte Ayşen! İnat ettim, baş başa kalmak istiyorum onunla." "Niye? Rahat rahat 'duduş' yapmak için mi yoksa?" diye takıldı Ayşen göz kırparak. "Of Ayşen ya! Sen Utku’yla yirmi dört saat öyle mi yapıyorsun sanki?" dedi Menesa, bu kez arkadaşını köşeye sıkıştırarak. Ayşen anında kızardı, kem küm etti: "Kızım... Ne alakası var şimdi ya?" "Ayşen, lütfen... Hadi ama." "Tamam tamam, sustum," dedi Ayşen pes ederek. "Takılıyorum sana, gideceğim tabii ki. İstersen gitmeden önce yemekleri ben ayarlayayım, sen hazıra kon?" "Hayır Ayşen, her şeyi tek başıma yapacağım. Sen sadece git ve Aras’a kesinlikle hiçbir şey çaktırma." "Emin misin bak? Adamı doğum gününde zehirleme de sonra... Hastanelik olmasın komutanım?" "Ayşen...!" "Tamam, kaçtım! Utku’yu arayıp sorayım, o da kabul ederse Demir’i de takarız peşimize, akşama kadar gelmeyiz," diyerek odasına yöneldi Ayşen. Menesa derin bir nefes alıp kendi odasına geçti. Üzerindeki şık kıyafetleri çıkarıp rahat bir siyah eşofman takımı giydi. Aynanın karşısında saçlarını mutfakta önüne gelmeyecek şekilde özenle topladıktan sonra doğruca mutfağa geçti. Tezgahın üzerine telefonunu sabitleyip bir yemek videosu açtı. Video ne diyorsa, hangi malzemeyi ne kadar koyuyorsa harfi harfine takip etmeye kararlıydı. "Hatırlamadığım için uzun zamandır mutfaktan uzaktım ama şimdi zihnim yerinde. Fahriye Teyze bana eskiden birkaç bir şey öğretmişti, o hissi hatırlıyorum," diye mırıldandı kendi kendine. "Sadece tarife uy Menesa, sakin ol..." Önce tavukları videodaki gibi zengin bir sosla marine etti, fırın tepsisine dizip fırının kapağını kapattı. Ardından pilav için suda beklettiği pirinçleri tencereye aldı; tarife göre tereyağında ka…