Ruhun Barut izi l. CİLT

79. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Bölüm görselleri

Ruhun Barut izi l. CİLT - 79. Bölüm bölüm görseli 1
Ruhun Barut izi l. CİLT - 79. Bölüm bölüm görseli 1

Kayıp Kilidin Anahtarı Aras’ın dudaklarından dökülemeyen kelimeler, aralarındaki sessizliği daha da ağırlaştırıyordu. Düğün salonundaki masada yan yana oturuyorlardı ama Aras’ın çehresine çöken o asık, karanlık ifade, az önceki neşeli anların üzerine adeta bir gölge düşürmüştü. Nihayet pasta kesildiğinde, salonun gürültüsü ve kalabalığı Aras’a dar gelmeye başladı. Göğsü daralıyor, buraya sığamıyordu. Başını Menesa’ya doğru eğip, sesindeki sabırsızlığı gizlemeye çalışarak mırıldandı: "Kalkalım mı artık Menesa?" Menesa, şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. "Daha düğün bitmedi ki...?" diyecek oldu ama Aras’ın gözlerindeki o huzursuz, fırtınalı bakışı görünce ters giden bir şeyler olduğunu hemen anladı. Sözünü yarıda kesip, "Tamam, kalkalım..." diyerek usulca ayaklandı. Masadakilere döndüler; Ayşen ve Utku, eğlenceye biraz daha devam edip arkalarından geleceklerini söylediler. Salondan çıkmadan önce gelinle damadın yanına uğrayıp tebrik ettiler, takılarını taktıktan sonra montlarını alıp kendilerini gecenin serinliğine bıraktılar. Arabaya bindiklerinde ölümcül bir sessizlik kapladı içeriyi. Aras, öfkesini direksiyonu sıkan parmak boğumlarından çıkarıyor; beyazlayan teni, içindeki fırtınanın habercisi oluyordu. Menesa ise çıtını bile çıkarmadan, yan gözle onun gergin profilini süzerek ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Lojmanın önüne geldiklerinde arabadan indiler. Asansörün aynasındaki akislerinde bile birbirlerine bakmıyorlardı. Katlarına geldiklerinde, sessizce koridora adım attılar. Aras, tek bir kelime etmeden kendi dairesinin kapısına yöneldiğinde Menesa daha fazla dayanamadı. İçinde biriken merak ve huzursuzluk, bir patlama noktasına gelmişti. Adımlarını durdurup Aras’ın arkasından seslendi: "Ne oldu? Neden böylesin, neden barut gibisin yine?" Aras, bu soruyla birlikte sanki piminden çekilmiş gibi birden arkasını döndü. Gözlerinden alevler fışkırıyordu ama içindeki o amansız öfkeye rağmen Menesa’yı incitmekten, kırıp dökmekten ölesiye korktuğu için dilini ısırıyordu. Dişlerinin arasından tıslar gibi konuştu: "Barut gibi miyim Menesa?" "Evet, tam olarak barut gibisin!" Aras, derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştı. "Menesa, koridorda konuşmak istemiyorum. Hadi, gir evine..." diyerek kestirip atmaya çalıştı. Ancak Menesa geri adım atmayacaktı. "Hayır, konuşacağız!" dedi dik bir sesle. "Evime gireceğim, evet, ama sen de geleceksin. Bu konuyu içeride konuşacağız." Menesa çantasından çıkardığı anahtarla kapıyı hızla açtı ve içeri adımlarken Aras’a da gelmesi için kesin bir işaret verdi: "Hadi, ne bekliyorsun? Konuşacağız dedim!" Aras, göğsünü sıkıştıran nefesi dışarı vererek onun arkasından içeri süzüldü. Kapı arkalarından kapandığında, Menesa ayaklarını acıtan o yüksek topuklu ayakkabıları hoyratça bir kenara fırlattı ve çıplak ayaklarıyla salona geçti. Öfkesi ses tonuna yansıyordu: "Ne oldu Aras? Yol boyunca tek bir kelime bile etmedin. Kaşların çatık, bir hışımla evine gidiyorsun... Ne oluyor, anlatsana?" Aras, askeri disiplinin getirdiği o sert, ödün vermez duruşuyla artık kendini dizginleyemedi. İçinde biriken kıskançlık ve çaresizlik volkan gibi patladı; sesini yükselterek Menesa’nın üzerine doğru yürüdü: "Ne mi oldu Menesa?! Beni hatırlamıyorsun! Gerçek hislerini bir türlü anlayamıyorum ve bu belirsizlik beni deli ediyor! Bir başkasına gülümsediğini, başkasının sana baktığını görmek beni çıldırtıyor! Ben senin için geçici bir heves miyim? Beni sadece yakışıklı bulduğun için mi yanındasın? Deliriyorum, anlamıyor musun? Sana dokunmak, seni sarmak istedikçe, incitmekten korkuyorum, deliye dönüyorum!" Aras’ın bu haykırışı, Menesa’nın zihninde adeta bir şimşek etkisi yarattı. Gözlerinin önüne bir anda bir perde indi. Geçmişin karanlık sularından fırlayan bir anı, zihninin duvarlarına çarptı: Yol kenarında, tenha bir yerde, bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında Aras’ın ona yine böyle tutkuyla ve çaresizlikle bağırdığı o an... Hafızasındaki bu ani sarsıntıyla kendine gelen Menesa, gözlerini Aras’ın gözlerine dikti ve ces…

Bölümün tamamını WritePad'de oku