Ruhun Barut izi l. CİLT

76. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

YENİDEN DOĞUŞ, KAR TANELERİ VE AŞK Menesa, iki gündür bir zindan gibi kapandığı odasında, ilk kez aynanın karşısına geçmeye cesaret edebilmişti. Aynadaki solgun yüzüne, başındaki beyaz bandaja ve gözlerindeki o derin keder boşluğuna baktı. Parmak uçlarını aynadaki aksine değdirirken, zihninde her şey bir düzene oturmaya başlamıştı. "Babam öldü benim..." diye fısıldadı karanlık odaya doğru. Sesindeki o ilk anın yırtıcı öfkesi gitmiş, yerini kabullenişin getirdiği derin bir sızıya bırakmıştı. "Herkes sustu. Bense haksız yere herkesi suçladım. Öfkemden kör oldum, önüme gelen herkesi yakıp yıktım. Şimdi bak, yapayalnızım... Aslında babamın öldüğünü ruhum zaten biliyormuş. Hafızamı kaybettiğim için bana tekrar söyleyememişler. Aynı şoku, aynı kahredici acıyı bir kez daha yaşamayayım diye susmuşlar. Bense bu tarifsiz acının faturasını beni dünyadaki her şeyden çok sevenlerden çıkardım." Gözünden akan bir damla yaş yanağından süzülüp çenesine doğru indi. "Bende olsam... Ben de aynısını yapardım. Onlar bana yalan söylemediler ki, sadece beni korumak istiyorlardı." Aklına aniden Aras’ın o yıkılmış, kalbi kırık yüz ifadesi geldi. "Aras beni affetmeyecek... Ona o kadar kötü şeyler söyledim, kalbini öyle canice kırdım ki... Çok özledim. Çok özledim seni Barut Adam..." Cuma gününün rahmeti kışlanın üzerine çökerken, Aras karargahtaki yoğun işlerini aceleyle halledip cuma namazına gitti. Camiden çıkıp lojmana döndüğünde üzerindeki o ağır askeri üniformayı çıkarıp yerine sivil, rahat kıyafetlerini giydi. Ancak içi içini yiyordu. Bugün Menesa’nın hastanede önemli bir kontrolü vardı. Kafasındaki sargının ve kolundaki alçının durumu netleşecekti. Onu hastaneye götürmek, yanında olmak istiyordu ama kapısına gittiğinde alacağı o sert tepkiden, onu ikna edememekten ölesiye korkuyordu. Adımları lojman koridorunda yankılanırken, ayakları onu her zamanki gibi Menesa’nın kapısının önüne getirdi. Derin bir nefes aldı. Eli titreyerek kapının çelik gövdesine vurdu. O sırada Ayşen banyoda, akan suyun altında olduğu için kapının sesini duymamıştı. Menesa ise odasında, yatağının kenarında oturuyordu. Üzerinde siyah askılı bir atlet, altında ise beyaz puantiyeli tiril tiril bir şort vardı. Kapının tok sesini duyunca irkildi. Ayşen’in açacağını düşünerek bir süre sessizce bekledi. Ancak Aras, gitmeye niyetli olmadığını belli edercesine kapıya bir kez daha vurdu. Kapı uzun uzun, ısrarla çalınca Menesa daha fazla dayanamadı. İki gündür saklandığı o karanlık kabuğundan, pişmanlığın verdiği o büyük cesaretle bir anda sıyrıldı. Odasının kapısını hızla açıp koridorda koşarak çelik kapıya doğru geldi. Kilidi tek bir hamlede çevirip kapıyı bir hışımla ardına kadar açtı. Karşısında günlerdir hasretinden yandığı Aras’ı, o sert ama sevgi dolu çehreyi gördüğü an Menesa’nın içindeki tüm barajlar yıkıldı. Hiç düşünmeden, tek bir saniye bile duraksamadan Aras’ın boynuna atıldı. Sağ kolundaki alçı Aras’ın sert sırtına çarpıp tok bir ses çıkarsa da umursamadı. Genç kızın hamlesinde deli gibi bir özlem, günlerin biriktirdiği devasa bir hasret vardı. Aras, uğradığı bu ani hamleyle neye uğradığını şaşırsa da, yaşadığı o şok saniyeler içinde yerini sonsuz bir rahatlamaya bıraktı. Kollarını Menesa’nın ince beline dolayarak onu göğsüne sımsıkı bastırdı. Yüzünü Menesa’nın boyun girintisine gömdü, günlerdir mahrum kaldığı o eşsiz lavanta kokusunu ciğerleri patlayacakmış gibi içine çekti. Menesa, adamın sıcaklığıyla yine gözyaşlarını tutamıyordu. Hıçkırıkları Aras’ın omzunda boğulurken, "Çok özür dilerim... Çok özür dilerim..." diye tekrarladı defalarca. Aras, ellerini onun saçlarında gezdirerek sakinleştirmeye çalıştı. "Şşş... Özür dilemene gerek yok güzelim... Geçti, bitti." Menesa, nemli gözlerini Aras’ın yüzüne dikmek için kollarını hafifçe geri çekti ama ellerini onun omuzlarından indirmedi. Gözlerinin içine yalvaran bir çocuk gibi bakarak sordu: "Beni affedebilecek misin? Barut Adam...?" Aras, karşısındaki kadının bu çocuksu, pişman ve sevgi dolu haline bakarken, günler sonra i…

Bölümün tamamını WritePad'de oku