Ruhun Barut izi l. CİLT

72. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Keşkek Bahane, Kıskançlık Şahane Aras’ın şaşkınlıkla karışık "Keşkek mi?" sorusu koridorda yankılanırken, Menesa yaptığı hatanın büyüklüğüyle bir anda kıpkırmızı kesildi. Parmaklarıyla oynamaya, kelimeleri ağzında geveleyerek kekelemeye başladı. "Şey... Abi... Pardon yani! Of, ağız alışkanlığı işte... Yani yüzbaşım... Ben... Ben acıktım da!" Aras, kollarının arasından az önce indirdiği genç kızın bu panik halini, gözlerini kaçırışını büyük bir dikkat ve hayranlıkla izliyor, onun zihninden geçenleri anlamaya çalışıyordu. Hemen arkalarında duran Utku ve Ayşen ise durumun farkında olarak yüzlerinde muzip bir sırıtışla birbirlerine bakıyorlardı. Menesa, durumu toparlamaya çalıştıkça batıyordu: "Ya... Şey... Yani yemek yiyeceğim işte. Daha doğrusu birlikte yiyeceğiz. Ayşen bana hiç yardımcı olmuyor zaten, sol elimi kullanmak da şu an o kadar zor oluyor ki... Yanlış anlamazsan eğer..." Ayşen, Menesa’nın kendisini feda eden bu satıcı sözleri karşısında şakayla karışık kaşlarını çattı. Aras ise genç kızın dolaylı yollardan ne demek istediğini anında çözmüştü. Gözlerinde muzip bir parıltı belirdi. "Yani... Sana yemeği benim yedirmemi mi istiyorsun teğmenim?" diye sordu imalı bir sesle. Menesa heyecandan ve utançtan saçmalama noktasına gelmişti. İçinden kendine saydırıyordu: *"Salak Menesa! Bebek misin kızım sen? Of, adama yine abi dedim ya, rezil oldum!"* Hızla boğazını temizleyip sesini ciddileştirmeye çalıştı: "Yani yüzbaşı... Eğer siz de yemek yemediyseniz, bizde keşkek var. Kokmuştur şimdi ayıp olmasın diye, komşuluk hakkı olarak davet ettim." Aras içinden kahkahalar atıyordu. Menesa’nın onu içeri çağırmak, yanından ayırmamak için kırk takla atması o kadar hoşuna gitmişti ki... Bu çocuksu çırpınış kalbine can suyu oluyordu. "Anladım teğmenim. Nazik davetin için çok teşekkür ederim." Menesa hayal kırıklığıyla gözlerini kıstı. "Ne yani... Gelmeyecek misiniz?" Aras daha fazla onu merakta bırakmadı, tebessüm etti: "Hayır, geleceğim. Keşkek benim en sevdiğim yemektir." Menesa rahat bir nefes aldı. "Tamam, gelin o zaman. Fahriye teyze getirdi, çok güzel." "Birazdan oradayım." Menesa utancından daha fazla koridorda duramayarak arkasını döndüğü gibi dairesinin içine kaçtı. Ayşen de hemen arkasından içeri girip kapıyı kapattı ve Menesa’ya sitemle çıkıştı: "Kız! Niye öyle söyledin dışarıda? Ben sana bakmıyor muyum aşk olsun? Satmasaydın beni orada!" Menesa yanaklarını tutarak koltuğa bıraktı kendini. "Ya Ayşen, ne bileyim ben? Ne diyeceğimi bilemedim bir an. Onu içeri davet etmek için öyle bir bahane uydurdum işte." "Doğrudan söyleseydin ya be kızım! Bu kadar panikleyecek ne vardı? Bir de 'abi' diyorsun adama, erkek arkadaşın o senin!" "Ya Ayşen, utandım ne yapayım..." Menesa, üzerindeki kahverengi montu zorlukla çıkartıp hemen banyonun aynasının karşısına geçti. Kafasındaki sargıya baktı, ardından salondaki Ayşen’e seslendi: "Ayşen, kafamdaki bu sargı çok mu kötü duruyor?" Ayşen içeriden şefkatle seslendi: "Hayır arkadaşım, her halinle çok güzelsin, merak etme." "Tamam, biraz makyaj yapacağım o zaman." Menesa odasına geçip makyaj masasının üzerindeki malzemeleri inceledi. Üzerinde sadece sabah giydiği o mavi eşofman takımı vardı. Göz hatları zaten belirgindi, bu yüzden çekmeceden kırmızı bir ruj seçti ve dudaklarına dikkatle sürdü. Aynadaki aksine bakıp gülümsedi. "Bu bana yeter ya. Çok güzelim gerçekten... Ama neden bu kadar zayıflamışım ben? Neyse..." Salona çıktığında Ayşen mutfaktan söylenerek çıkıyordu: "Kızım, Maraş’a geldiğimden beri ben bu mutfaktan çıkamadım valla!" Menesa saf saf sordu: "Niye?" "Senin yüzünden! Bir türlü yemek yapmayı öğrenip de iki işin ucundan tutmuyorsun." Menesa gözlerini hayalî bir noktaya dikip gülümsedi: "Yaşasın! Babam olsaydı zaten hiçbir şeye dokundurtmazdı bana..." Menesa babasından bahsettiği an Ayşen’in yüzündeki neşe bıçak gibi kesildi, içi sızladı. Doktorun uyarısı koptu zihninde: *"Babasının öldüğünü şimdilik gizleyin..."* Ayşen yutkundu, ortamın havasını dağıtmak için hemen gülümsedi: "Şaka yapıy…

Bölümün tamamını WritePad'de oku