Ruhun Barut izi l. CİLT

71. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Mutluluğun Kar taneleri Aras, kulaklarında çınlayan o tek kelimenin, "abi" hitabının şokuyla donakalmıştı. Genç kızın yüzündeki o masum sargıya, ürkek gözlere bakarken kalbine bir bıçak saplanmış gibi hissetti. Bakışlarındaki şaşkınlığı gizleyemeden, sesindeki titremeyi bastırmaya çalışarak sordu: "Beni... Beni hatırladın mı?" Menesa, sanki zihninin labirentlerinde kaybolmuş gibi tuhaf, anlamlandırmaya çalışan bakışlarla adamı süzdü. Ardından, bir anlık aydınlanmayla konuştu: "Evet, hatırladım! Sizi geçen sene vapurda görmüştüm. Tam yanımda oturmuştunuz ve... Beni izliyordunuz, değil mi? Hatta o kadar gerilmiştim ki, çantamı kapatmaya çalışırken panikle kitabımı yere düşürmüştüm. Siz... Siz beni takip mi ettiniz yoksa?" Aras’ın göğsü hızla indi kalktı. Şaşkınlık sırası şimdi ondaydı. Menesa’nın dudaklarından dökülen bu anı, onun zihninde bambaşka bir yerdeydi ama genç kızın bunu fark etmiş olması sarsıcıydı. "Sen... Sen beni gördün mü o gün?" diye fısıldadı hayretle. "Evet, çok iyi hatırlıyorum," dedi Menesa, kaşlarını hafifçe çatarak adamın yüz hatlarını inceledi. "Ama... Sanki o zaman daha gençtiniz. Ya da ben mi karıştırıyorum? Yoksa siz... O adamın abisi misiniz?" Aras, duydukları karşısında ne hissedeceğini bilemez bir haldeydi. Menesa onunla geçirdiği onca güzel günden, paylaştıkları aşktan bahsederken vapur gününe dair tek bir kelime bile etmemişti o zamanlar. Demek ki hafızası parçalandığında, geriye sadece o ilk ilk karşılaşmanın ham, korumasız tortusu kalmıştı. Acıyla yutkundu: "Hayır... O bendim Menesa. Üzerinden tam beş yıl geçti..." Menesa’nın gözleri irileşti, ellerini şaşkınlıkla ağzına götürecekken kolundaki acıyla duraksadı. "Nasıl yani? Ben... Ben 19 yaşında değilim, değil mi? Doğru ya! Hatta o gün vapurdan inerken kitabımı almak için geri dönmüştüm. Sizin onu yerden aldığınızı uzaktan gördüm. Kalabalıktan yanınıza gelememiştim... Kitabım... Kitabım hâlâ sizde mi?" Aras’ın dudaklarında buruk, ama şefkat dolu bir tebessüm peydah oldu. Gözleri genç kızın yüzünde gezindi. "Evet, kitabın hâlâ bende Menesa... Şimdi anladın mı sana neden 'mor çiçeğim' dediğimi?" Menesa, bu kelimeleri duyar duymaz adeta alev aldı. Beyaz teni bir anda kıpkırmızı kesildi, kalbinin göğüs kafesini zorladığını hissetti. Utançla karışık bir şaşkınlıkla sordu: "Saçlarımdaki o morluk yüzünden miydi yani?" "Evet..." dedi Aras, sesi en derin hayranlığı barındırıyordu. Menesa daha fazla bu bakışların altında kalamayacağını hissetti. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki nefesi kesilecekti. "Deme lütfen abi... Ben... Ben daha kendimi 19 yaşında hissediyorum!" diye fevri bir çıkış yaptı ve arkasını dönüp hızla dairesine doğru koştu, kapıyı arkasından kapattı. Aras, koridorun ortasında öylece kalakaldı. İçini tuhaf bir his kaplamıştı. "Abi" kelimesi kulaklarında yankılandıkça canı yansa da, kendine sabırlı olması gerektiğini telkin etti. Menesa’nın onu geçmişten, henüz tanışmadıkları o ilk günden hatırlaması şaşkınlık vericiydi. Demek ki kader, onları daha o gün birbirinin kalbine mühürlemişti; Menesa da onu o gün fark etmişti. İçeride ise hummalı bir saklama telaşı vardı. Ayşen, Menesa’nın babasına ait eşyaları, eski mektupları ve geçmişin izlerini taşıyan ne varsa alelacele sakladı. Genç kızın kafasında beyaz bir sargı bezi sarılıydı; doktorun tembihi üzerine bir süre kafasına su değdirmemesi gerekiyordu. Kolu da alçıda olduğu için hareketleri kısıtlıydı. Ayşen, onun bir bebek gibi incinebilir halini görerek bedenini yıkamasına ve giyinmesine şefkatle yardımcı oldu. Menesa, gardıroptan canlı rengiyle dikkat çeken mavi eşofman takımını beğenip giydi. Aynadaki aksine bakarken sol kolunu hafifçe kaldırdı: "Ayşen, benim kolum neden alçıda?" Ayşen, geçmişin ağır yükünü şimdilik saklamak adına geçiştirdi: "Küçük bir kaza geçirmiştin canım, boş ver şimdi bunları, düşünüp kafanı yorma." "Tamam..." dedi Menesa, odayı süzerek. "Evim çok güzelmiş ama, bayıldım! Eşyaları ben mi seçip aldım gerçekten?" "Evet, hepsi senin zevkin, senin emeğin." Menesa iç geçirdi:…

Bölümün tamamını WritePad'de oku