Ruhun Barut izi l. CİLT

68. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Mor Çiçeğin Kanayan Sırrı: Aras, kendi bedenindeki sızlayan yaraların acısını tamamen unutmuştu. Zihnindeki tek gerçek, kollarının arasında bir tüy kadar hafif ve cansız duran Menesa’ydı. Onu büyük bir dikkat ve sonsuz bir korkuyla arabanın arka koltuğuna bindirdi. Direksiyonun başına geçen Demir, titreyen elleriyle kontağı çevirirken, hemen arkalarında Utku ve Ayşen de Menesa’nın arabasına binmiş, tampon tampona takip etmek üzere hazır bekliyorlardı. Aras, araba hızla hareket ederken bulduğu temiz bir havluyu Menesa’nın kulağına doğru bastırdı. Menesa’nın bilinci tamamen kapalıydı; yüzü solgun, nefesi bir kuş kanadı kadar zayıftı. Aras’ın parmakları sevdiğinin yüzüne sızan kan damlalarının arasından geçip saçlarına dokundu. Eğildi, alnını onun soğuk alnına yasladı ve fısıltısı hıçkırıklara karıştı: "Ne olur dayan Mor Çiçeğim... Bırakma beni ne olur? Demir, çabuk hadi... Bas şu gaza!" Arabalar şehrin altüst olmuş caddelerinde peş peşe hızla ilerlerken, dışarıdaki manzara tam bir mahşer yerini andırıyordu. Depremin üzerinden bir hafta geçmiş olmasına rağmen enkaz çalışmaları tüm hızıyla devam ediyordu. İş makinelerinin gürültüsü, havaya savrulan toz bulutları ve ne yazık ki yıkılan binaların bağrından hala çıkarılan cansız bedenler, sokağın üzerine ölümün kasvetli gölgesini düşürüyordu. Demir, bu kıyamet alametlerinin arasından sıyrılarak zar zor Merkez Hastanesi’nin acil girişine varabildi. Kapılar açılır açılmaz sağlık görevlileri sedyeyle yetiştiler. Menesa, Aras’ın kollarından kayıp sedyeye alınırken, beyindeki hasarın boyutunu görebilmek için vakit kaybetmeden tomografi ve MR odasına doğru götürüldü. O andan sonra Aras için zaman durdu. Aldığı nefes ciğerlerini yakıyor, dizleri gövdesini taşımıyordu. Göğsünün sol tarafında ritmini şaşırmış bir kalp, sanki artık atmak istemiyor gibi sızlıyordu. Koridordaki plastik sandalyelerden birine yığılıp kaldı; bakışları bir noktaya kilitlenmiş, zihni derin bir şokun pençesine düşmüştü. Çok geçmeden Utku ve Ayşen de koridorda belirdi. Ayşen adeta yürüyen bir ölü gibiydi. Kardeşi gibi gördüğü, canından öte bildiği arkadaşının bu hali onu da yıkmıştı. Demir, çökmüş durumdaki Aras’ın önünde diz çöktü, ellerini onun titreyen omuzlarına koyarak teselli etmeye çalıştı: "Abi... Menesa çok badire atlattı, bunu da atlatacak. Ne olur bırakma kendini. Güçlü durmak zorundasın." Aras başını yavaşça kaldırdı, gözlerindeki çaresizlik Demir’in yüreğine oturdu. "Benim aklım almıyor Demir! Ne oldu birden bire, neden böyle oldu? Menesa’nın nesi var... Ona bir şey olursa ben nasıl yaşarım Demir? Nasıl nefes alırım?" "Abi..." diyebildi Demir, yutkundu. Ama ne derse desin, şu an Aras’ın ruhundaki yangını söndüremeyeceğini biliyordu. En iyisi susup, koridorun o soğuk ölüm sessizliğinde beklemekti. Geçmek bilmeyen, asır gibi gelen bir saatin ardından koridorun ucunda Doktor Mehmet göründü. Aras, doktorun yeşil önlüğünü görür görmez oturduğu yerden fırladı ve adeta adımları birbirine dolanarak adamın yakasına yapışır gibi yaklaştı. "Söyle doktor... Nesi var Menesa’nın? İyi mi?" Doktor Mehmet, karşısındaki bitkin kalabalığa bakıp derin bir nefes aldı. "Hepinizden metanetli olmanızı istiyorum. Menesa Hanım şu an beyin kanaması geçiriyor. Durumu stabil tutmak adına onu ilaçla uyuttuk. İlk etapta ilaçla tedavi uygulayacağız. Eğer kanama durmaz ve ilaçlara yanıt vermezse, acil olarak cerrahi müdahaleye, yani ameliyata alacağız." Aras’ın dudakları titredi, kelimeler boğazına dizildi. Kekeleyerek, inanmak istemezcesine sordu: "Ne... Ne kanaması? Nasıl olabilir bu? Durup dururken nasıl?" "Hasta, yakın zamanda beynine sert bir darbe almış olmalı," diye açıkladı doktor. "Beyinde başlayan küçük, sinsi kanamalar zamanla ödeme sebep olmuş. Ödem büyüdükçe beyne baskı yapmış ve bu baskı da kanamanın şiddetini artırmış. Son günlerde hastada gözlemlediğiniz bir belirti var mıydı? Şiddetli baş ağrısı, denge kaybı, halsizlik gibi?" Aras olduğu yerde donakaldı. Ayşen de şaşkınlık içinde elini ağzına götürdü. Aras’ın zihninde bi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku