Ruhun Barut izi l. CİLT

52. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Aras'ın Endişesi; Sessizliğin Ardındaki Çığlık Aklım Menesa’da kalmış bir halde odama girdim. Daha birkaç saat önce yüzündeki o masum mutluluk beni benden alırken, ardında gizlenen hüzün şimdi yüreğime bir kor gibi dokunuyordu. Her şey tam yolunda gidiyor derken, bir anda benden uzaklaşmasına, araya aşılmaz duvarlar örmesine dayanamıyordum. O ürkek sesiyle, "Biz şimdi çıkıyor muyuz?" diye sorduğunda, keşkelerle dolu sessizliğime gömülmek yerine ona cevap verebilseydim... "Sevgili olmaksa evet, ömür boyu yürümekse evet!" diyebilseydim. Heyecandan göğüs kafesime sığmayan kalbim, şimdi amansız bir endişeyle sıkışıyordu. Menesa olmadan nefes almak, boğazımda düğümlenen bir düğümden farksızdı. Kaç kere mesaj attım, kaç kez aradım; telefonun öbür ucundan yükselen o ruhsuz telesekreter sesinden başka hiçbir cevap alamadım. Sıkıntısı neydi? Neyi, neden benden saklamaya çalışıyordu? "Bari mesajlarımdan birine cevap verse, sadece 'iyiyim' yazsa... Buna bile razıyım." Saat gece yarısını çoktan geçmişti ama gözüme uyku haramdı. Bir daha asla içmeyeceğime dair kendime söz verdiğim o sigaradan bir dal çıkardım, yaktım. Dumanı odaya yayılırken içimdeki efkar daha da katmerleniyordu. İçime kapkara, tekinsiz bir sıkıntı düşmüştü. Onun sesini duymadan gözlerime tek bir damla uyku girmeyeceğini biliyordum. Daha fazla dayanamadım. Saat ne kadar geç olursa olsun, o dairenin kapısını çalacaktım. Bu saatte geldim diye bana kızacaksa kızsın, fırtınalar koparacaksa koparsın; yeter ki iyi olduğunu kendi gözlerimle göreyim. Koridordaki sessizliği adımlarımla bölerek dairesinin önüne geldim. Derin bir nefes alıp kapıyı çaldım. Ses çıkmayınca, sabırsızlıkla bir kez daha vurdum. Nihayet kilit döndü ve kapı aralandı. Karşımda duran Ayşen’di. "Ayşen, bu saatte rahatsız ediyorum ama... Menesa uyuyor mu?" Ayşen’in o her zamanki neşeli halinden eser yoktu. Modu düşmüştü, gözlerindeki tedirginlik koridorun loş ışığında bile açıkça okunuyordu. "Aras... Şey..." dedi, kararsızca duraksayarak. "Menesa’yla aranızda bir gerilim mi oldu?" Kaşlarımı çattım. Göğsümdeki sıkışma katlanarak artıyordu. "Hayır, hiçbir şey olmadı Ayşen. Gayet iyiydik. Ne oldu ki?" "O zaman bu kızın nesi var?" dedi Ayşen, sesini alçaltarak. "Bana 'Beni yalnız bırak, odamda duracağım' dedi. Saatlerdir çıt çıkmıyor. Uyumuştur diye gidip rahatsız etmek istemedim." "Hiç bakmadın mı yani?" "Hayır Aras, dedim ya... Uyumuştur belki diye düşündüm." "Mesaj attım, aradım, hiçbirine cevap vermedi Ayşen. Normalde asla böyle bir şey yapmaz. İçeri girip bakabilir miyim? Onu görmeden içim rahat etmeyecek." Ayşen endişeli bakışlarını koridora çevirdi. "Tabi Aras, geç. Ben de merak ettim şimdi." Ayakkabılarımı aceleyle fırlatıp adeta parmak uçlarımda Menesa’nın odasının kapısına gittim. Kalbimin güm güm vuruşları kulaklarımda çınlıyordu. Kapıyı hafifçe tıklattım. "Menesa? Uyuyor musun? Müsaitsen kapıyı açıyorum?" Cevap gelmedi. Sessizlik, odanın altından sızıp üstüme çöküyor gibiydi. "Mor çiçeğim..." dedim, sesimi olabildiğince yumuşatarak. "Hadi aç da o güzel yüzünü göreyim. Beni güzelliğinden mahrum bırakma." Ayşen’in arkamdan bizi duyması umrumda bile değildi. O an tek düşündüğüm, Menesa’nın sesini duymaktı. "Bak Menesa, eğer ses vermezsen içeri gireceğim." Biraz daha bekledim, kapıya sertçe vurdum. Yine o kahredici sessizlik... İçimi amansız bir korku kapladı. Elimi kapı koluna atıp bastırdım; kilitlememişti. Kapıyı hızla açıp içeri daldığımda gördüğüm manzara yüreğimi sızlattı. Menesa, yatağın tam ortasında öylece oturuyordu. Hiç kıpırdamadan, ruhunu teslim etmiş gibi boşluğa bakıyordu. Gözlerinde derin, dipsiz bir kuyu vardı. Önünde ise etrafa saçılmış eski mektuplar duruyordu. Arkamdan odaya giren Ayşen, Menesa’yı o halde görünce durumun ağırlığını kavrayıp bizi sessizce yalnız bıraktı. Ne yapacağımı, nasıl davranacağımı bilemiyordum. Menesa’yı ilk kez bu kadar yıkılmış, bu kadar boş bakarken görüyordum. Odaya girişimize, çıkardığımız seslere bile tepki vermiyordu. Yavaşça yatağın kenarına, tam yanına o…

Bölümün tamamını WritePad'de oku