Ruhun Barut izi l. CİLT

51. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Rüyadan Uyanış; Aras tam Menesa'ya açılacakken, Menesa'nın elinde tuttuğu akıllı telefonuna gelen beklenmedik bir mesaj, o ana dek inşa ettikleri tüm romantik atmosferi bir anda dağıttı. Mesajın gelişiyle birlikte havada asılı kalan o büyülü an, adeta buz kesti. Menesa'nın yüzündeki tebessüm, yerini anında donuk bir ifadeye bıraktı. Gözlerinde beliren o derin hayal kırıklığı, Aras'ın da dikkatinden kaçmadı. Sanki tüm beklentileri, o minicik ekranda beliren birkaç kelimeyle paramparça olmuştu. Kalbinin ritmi aniden hızlandı, avuç içleri terlemeye başladı. Menesa, telefondaki mesaja baktığında yaşadığı şokla adeta donup kalmıştı. Mesajda yazanlar, içinde fırtınalar koparmıştı: "Menesa biliyorum bana kızgınsın ama lütfen telefonu açman lazım. Çok önemli bir şey oldu." Bu satırlar, geçmişten gelen acı bir yansı gibiydi. Mesajın hemen ardından telefonu çalmaya başladı. Ekranda "Ablam" yazısını gören Menesa'nın yüreğine bir kor düştü. Yıllardır kopuk olan bağın aniden bu şekilde yeniden kurulması, içini tarifsiz bir endişeyle doldurmuştu. Titreyen elleriyle telefonu açtı, boğazı düğümlenmişti. "Alo Menesa, biliyor musun annem yıllar sonra yanıma geldi. Buna inanamayacaksın!" Ablasının sesi, neşeyle karışık bir şaşkınlık ve heyecanla doluydu. Menesa ise bu haber karşısında ne hissedeceğini bilemedi. Yıllardır görmediği annesinin aniden ortaya çıkışı yetmezmiş gibi, ablasının bu denli memnuniyeti Menesa'ya ağır gelmişti. Sanki annesinin hayatındaki yokluğu, yalnızca kendisi için bir boşluk yaratmış, diğerleri için önemsizmiş gibiydi. O sırada telefonun diğer ucundan, annesinin sesi duyuldu, ablasının coşkusunu kesen, sert bir tonda: "Melek sana demedim mi Menesa'yı arama diye? Onunla konuşmak istemiyorum!" Bu sözler, Menesa'nın kalbine saplanan buz gibi bir hançerdi. Yıllardır özlemini çektiği, hayallerini kurduğu annesinin, onu hala istemiyor oluşu, tüm dünyasını başına yıkmıştı. Boğazı kurudu, kelimeler boğazında düğümlendi. Melek, haberi heyecanla vermişti ama Menesa bundan pek memnun olmamıştı. Yıllardır görmediği annesinin bir anda hayatına girişi ve üstelik annesinin onu istememesi, Menesa'nın zoruna gitmişti. Gözleri doldu, kalbi hızla çarpmaya başladı. Tüm o özlem, tüm o beklenti, annesinin birkaç soğuk kelimesiyle tuzla buz olmuştu. Menesa'nın ağzından sadece bir cümle çıkabildi, buz gibi bir fısıltıyla: "Babam öldü benim, neden şimdi çıkageldi annem? Neden bunca yıl sonra?" Bu soru, içinde birikmiş tüm acıyı, tüm hayal kırıklığını dile getiriyordu. Yıllarca babasının yanında, annesinin boşluğunu hep hissetmişti. Şimdi, bunca yıl sonra, annesinin onu hala reddedişi, tüm yaralarını tekrar kanatmıştı. Melek, bu soruyu duyunca birden duraksadı. Aniden yüzündeki tüm heyecan silinmişti. Kısa bir sessizlikten sonra, aceleci bir tavırla "Benim kapatmam lazım şimdi, sonra konuşuruz," diyerek telefonu kapattı. Menesa ise anlam verememişti. Yıllarca hayatında yok olan annesini, ablasının bu kadar çabuk kabullenmesine, hatta onunla böylesine samimi bir şekilde konuşmasına şaşırmıştı. Bu durum, Menesa'nın içindeki yalnızlık hissini daha da derinleştirmişti. Dili tutulmuş, elleri titremeye başlamıştı. Gözlerinden yaşlar süzülmek üzereydi ancak kendini tutmaya çalışıyordu. Aras da Menesa'ya endişeli gözlerle bakıyor, neler olduğunu anlamaya çalışıyordu. Onun o soluk yüzü, gözlerindeki derin acı, Aras'ın içini burkmuştu. "Menesa ne oldu? Yüzün bembeyaz kesildi, iyi misin?" diye sordu Aras, sesindeki endişeyi gizleyemeyerek. Menesa, içinde kopan fırtınaları dışarıya yansıtmamak için son bir çabayla, titreyen sesiyle karşılık verdi: "Hava çok soğudu, üşüdüm sanırım. Artık eve dönsek mi Aras?" Gerçekte ise üşüyen sadece bedeni değil, ruhuydu. Kalbi, annesinin sözleriyle buz kesmişti. Aras, Menesa'nın halini görüp daha fazla bir şey sormadan, onun bu isteğini kırmayarak ikisi de arabaya bindiler. Aras'a herhangi bir şey belli etmemek için kendisini sıkı sıkı tutuyordu Menesa. Gözlerini kapatarak uyuyormuş gibi yaptı, sanki bu kabus bitsin, uya…

Bölümün tamamını WritePad'de oku