Ruhun Barut izi l. CİLT

21. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

KIRIK YEMİNLER KÖPRÜSÜ Babasının o her zamanki naif, pamuksu çehresi silinmiş; yerine hatları öfke ve hayal kırıklığıyla gerilmiş, adeta yabancı bir adam gelip oturmuştu. Gözlerindeki o keskin, ödün vermez bakış, Menesa’nın hayatı boyunca o gözlerde hiç rastlamadığı kadar soğuk ve mesafeliydi. Adamın elleri titriyor, göğsünden yukarı tırmanan kelimeler boğazında adeta fiziki birer engele dönüşerek dökülüyordu dudaklarından: "Menesa... Bunu bana, babana nasıl yaparsın? Nasıl benden saklarsın bunca şeyi? Ölümün kıyısından dönmüşsün, benim haberim yok! Vurulduğunu da mı gizleyecektin benden? Mezarına gelince mi öğrenecektim?" "Baba..." diyebildi genç kadın. Sesi, hastane odasının steril duvarları arasında bir fısıltıdan öteye geçemedi, havada asılı kaldı. Ancak babası onu duyacak durumda değildi; içindeki fırtına dinmek bilmiyordu. "Beni dinleyeceksin Menesa! Beni çok büyük bir hayal kırıklığına uğrattın. Elin adamı gelip seni evinde alıkoyuyor, şakağına silah dayıyor ve ben bunu el kapılarından, başkalarından öğreniyorum! Bir de üzerine gidip o albayın evinde kalacakmışsın... Bitti Menesa! Artık senin burada işin yok. Ben seni el bebek gül bebek büyüttüm; elini sıcak sudan soğuk suya sokmadım. Benim toprağa gömecek kızım yok! Macera bitti. O yüzbaşıdan da uzak duracaksın, anlıyor musun beni? Hemen İstanbul’a döneceğiz!" Duyduğu her kelime, genç kadının zihnine balyoz gibi iniyordu. Hevesle, sarsılmaz ideallerle ve büyük umutlarla adım attığı bu topraklardan, suçlu bir çocuk gibi kolundan tutulup sürüklenerek koparılmak isteniyordu. İçindeki isyan dalgası, boğazındaki hıçkırığı ezerek dışarı fırladı: "Sen ne diyorsun baba? Sana bunları kim, nasıl anlattı? Ben seni üzmemek, o bitmek bilmeyen endişelerini tetiklememek için sustum! Ben yemin ettim baba; vatanım için kanımın son damlasına kadar savaşacağıma, bu üniformanın hakkını vereceğime söz verdim!" Babası acı, alaycı bir gülüşle başını iki yana salladı. Bu gülüşte bir babanın çaresizliği ve yenilmişliği saklıydı. "Vatanımı benden çok sevemezsin kızım! Sen daha çok gençsin, sen bir psikologsun! İlla mesleğini yapacaksan gel İstanbul'a, sana en lüks kliniği açayım. Ben sana yapma dedim, beni çiğneyip geldin buralara... Ama bu sondu. Benimle geleceksin!" "Neden beni buna zorluyorsun?" dedi, gözlerinden süzülen yaşlar yanaklarındaki sıcak yollardan akarken. "İstifa edemem, bunu sen de biliyorsun. Bu bir oyun değil!" "Menesa, sen daha üniversitedeyken laylom geziyordun, dünyayı şaka sanıyordun. Hala o şımarık küçük kız gibi davranıyorsun. Bu vatan aşkı nereden geldi bir anda, söylesene bana?" "Baba ben büyüdüm! Artık bana o çocuk muamelesi yapmayı bırak!" "İstifa edeceksin! Gideceğiz buradan. O albayla da karısıyla da tek kelime konuşmayacaksın bir daha!" "Ne yaptı o insanlar sana? Beni buraya gönderirken onlara emanet eden sen değil miydin?" "Emanet ettim ama gördük işte!" diye kükredi adam. Sesi odanın duvarlarında yankılandı. "Hiçbirinden ses çıkmadı, biri de arayıp 'kızın tehlikede, canı burnunda' demedi. Ben seni onlara babalık yapsınlar, seni ateşe atsınlar diye emanet etmedim!" Menesa, çaresizlikle yalvaran gözlerini babasının yüzüne dikti. Belki bir parça şefkat, belki eski yumuşaklıktan bir kırıntı arıyordu. "Baba, çok sinirlisin, haklısın da... Ama her şeyi bir çırpıda yakıp yıkamazsın. Lütfen sakinleşelim, öyle konuşalım." "Ne sakinleşmesi?" dedi adam, bu kez sesi titreyerek hiddetinin altındaki o derin korkuyu ele verdi. "Sen benim kızımsın, hastam değil! Bak ablan hamile, bu haberleri duyunca fenalaştı kadın. Senin bu macera hevesin yüzünden hepimizin yüreğine inmek zorunda mı? Kimsenin huzuru kalmadı!" "Baba, neden bana inanmıyorsun? Ben macera falan aramıyorum! Belanın beni bulacağını nereden bilebilirdim? Bu benim görevim, oyuncağım değil. Neden beni hala o eski, sorumluluktan kaçan Menesa sanıyorsun?" Yaşlı adam bir an duraksadı, bakışlarını kaçırdı. Odanın içindeki sessizlik saniyelerce uzadı. Ardından, genç kadının ruhunda ömür boyu taşıyacağı o derin izi bırakac…

Bölümün tamamını WritePad'de oku