117. Bölüm
Yazar: Hanife

Bölüm görselleri

Yıldızlara Doğru Aras, hayatında yeni bir şafağın söküşünü müjdelercesine sabaha gözlerini açtığında, lojman odasındaki tanıdık tavan bile gözüne daha parlak, daha umut dolu göründü. Bugün büyük gündü; adımlarını ömrü boyunca ardında yürüyeceği o kutsal kadının adımlarıyla birleştireceği, kalbini tamamen ona mühürleyeceği o muazzam gün gelip çatmıştı. Aynı dakikalarda yan dairede Menesa da uykusundan uyanmıştı. Göğüs kafesine sığmayan kalbi, sanki kaburgalarını zorlayan bir kuş gibi küt küt atıyordu. Heyecanı tüm bedenini sarmışken gözü yan taraftaki koltukta iki kolunu alabildiğine açmış, derin bir uykunun kollarında kaybolmuş Ayşen’e kaydı. Arkadaşının bu tasasız uykusuna hafifçe gülümseyen Menesa, günlerdir koşturmacadan eline dahi almadığı, adeta unuttuğu telefonuna uzandı. İçindeki eski dosyaları, birikmiş mesajları ve verileri rastgele karıştırırken, aniden galerinin derinliklerinde daha önce fark etmediği bir video dosyası gözüne çarptı. Dosyanın üzerinde saklı bir isim duruyordu: *Halis Baba.* Menesa’nın nefesi kesildi. Hızla yatak odasına geçip kapıyı arkasından kapattı. Kulaklıklarını takıp titreyen parmaklarıyla videoyu başlattı. Ekranda Halis Albay’ın o her zamanki vakur, babacan ama bu kez hüzünle gölgelenmiş çehresi belirdi. Sesindeki o tok tını direkt Menesa’nın ruhuna ulaştı: "Canım kızım... Bu videoyu gördüğünde ben buralarda olmayabilirim. Peşine düşecekler; tıpkı seni benden, beni de senden gizledikleri gibi durmayacaklar. Kayıp dosyanın peşindeler ve etrafında kim olursa olsun sakın güvenmeyeceksin. Ama Aras oğluma her türlü kefilim. O vatanı için de, senin için de canını ortaya koyar, sana her zaman yardımcı olacaktır. Dosyanın nerede olduğuna gelince... Dosyanın içeriğini senin bilmemen şu an için en iyisi kızım. Dosya emin ellerde, onu gerçekten koruyabilecek, devlete sadık kişilere ulaştırdım. Sana inanmayacaklar güzel kızım, seni köşeye sıkıştırmaya çalışacaklar ama sakın pes etme. Aras'la mutlu olun... Vatanın için, geleceğiniz için her zaman güçlü ol Aybükem benim..." Video bittiğinde ekran karardı ancak Menesa’nın gözlerinden süzülen yaşlar durmak bilmedi. Yanaklarından süzülen damlaları silerken, omuzlarındaki sorumluluğun ne kadar amansız ve ağır olduğunu ilk kez bu kadar çıplak bir şekilde hissetmişti. Bu karanlık güçler, gölgeler gibi hep ensesinde olacaktı; ya bu uğurda can verecekti ya da Aras’la el ele verip onları kendi karanlıklarında alt edecekti. Hiç vakit kaybetmeden, elleri titreyerek Aras’a bir mesaj yazdı: *“Günaydın sevgilim, uyandın mı? Çok önemli bir mevzu var, acilen evimize gelebilir misin?”* Karşı dairede takım elbisesini asan Aras, gelen mesajı okur okumaz kaşlarını çattı. Menesa’nın tonundaki o gizli aciliyeti hissetmişti. Hemen cevapladı: *“Günaydın Mor Çiçeğim, hemen geliyorum...”* Menesa hızla banyoya koşup yüzüne soğuk su çarptı, gözlerindeki yaşları kuruladı. Üzerine düz beyaz bir tişört ve kot pantolon geçirip kapının önünde beklemeye başladı. Saniyeler sonra telefonuna düşen *“Kapıdayım mor çiçeğim...”* mesajıyla birlikte kilidi çevirip kapıyı araladı. Aras, endişeli gözlerle içeri adım attı. "Ne oldu mor çiçeğim? Sabahın bu saatinde bu kadar acil olan şey ne?" Menesa işaret parmağını dudaklarına götürdü. "Şşşt... Aras, ses çıkarma, kimse duymasın. Hadi gel, odamıza geçelim." Birlikte, iki gün önce özenle yerleştirdikleri yatak odasına girdiler. Ayşen ve Zeyno’nun dün geceden hazırladığı yatağın üzeri, tıpkı bir balayı suiti gibi taze kırmızı gül yapraklarıyla süslenmişti. Aras odaya girip bu manzarayla karşılaşınca dudaklarının kenarı kıvrıldı, bıyık altından muzipçe gülümsedi. "Odayı gerçekten çok güzel yapmışsınız Menesa. Demek sabah sürprizi buydu?" diye takıldı. Menesa ciddiyetini bozmadı, gözlerindeki o buğulu kararlılıkla Aras’ın tam karşısında durdu. "Aras, ben seni buraya sürpriz yapmak ya da romantizm yaşamak için çağırmadım... Telefonumda, şu an mutlaka izlemen gereken bir video var." Menesa telefonu Aras’a uzattı. Aras videoyu oynattığı an, yüzündeki o neşe…