Ruhun Barut izi l. CİLT

105. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Geçmişin Zehri, Geleceğin Korkusu Dış kapının Aras’ın arkasından kapanmasıyla salonda yankılanan o tok ses, evdeki tüm neşeli tınıları bıçak gibi kesti. Az önce aşkla, umutla çarpan lojman dairesi, saniyeler içinde gergin bir sessizliğin esiri oldu. Menesa, salona doğru adımlarken yüzündeki o duru, mutlu ifadeden eser kalmamıştı. Gözleri öfkeden kararmış, çenesi kasılmıştı. Doğruca köşede duran Baha’nın karşısına dikildi ve buz gibi, hesap soran bir ses tonuyla konuştu: "Az önce Mert kapımdaydı Baha... Onun burada, benim lojmandaki evimde ne işi vardı?! Sen benim adresimi, nerede yaşadığımı o adama nasıl söylersin?" Baha, Menesa’nın bu ani ve şiddetli çıkışı karşısında neye uğradığını şaşırarak kaşlarını çattı. Salonda toparlanmaya çalışan Ayşen ve Zeyno da "Mert" adını duydukları an adeta buz kestiler, şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Baha, ellerini iki yana açarak kendini savunmaya çalıştı: "Meso’m, sakin ol gözünü seveyim... Ben kimseye senin adresini falan vermedim, bir şey söylemedim. Maraş’a, bu lojmana geldiğimi kendi sosyal medya hesabımdan konum ekleyerek paylaşmıştım birkaç gün önce. Muhtemelen oradan gördü, buralarda olduğunu anlayıp öyle geldi herhalde..." Menesa, aldığı cevapla daha da çileden çıkarak adımını sıklaştırdı: "Mert’in hesabı senin sosyal medyanda ne arıyor Baha? Siz o pislikle arkadaş mısınız yani? Benim hayatımı cehenneme çeviren o adamla?!" "Evet, arkadaşız..." dedi Baha, sesini biraz alçaltarak. "Biliyorsun, lisede Mert’le aynı sınıftaydım. Geçenlerde bizim dönemin lise buluşması vardı, orada karşılaştık. Oturduk, konuştuk, arayı düzelttik ve yeniden takılmaya başladık işte." "İyi halt ettin Baha! Gerçekten muazzam bir iş başarmışsın!" diye bağırdı Menesa, ellerini saçlarının arasından geçirerek. Öfkesi ses tellerini titretiyordu. "Mert diyorum ya! O sapık herif az önce benim kapıma kadar geldi! Üstelik Aras gördü onu! Bana onun kim olduğunu, neden o kadar paniklediğimi sordu... Ben şimdi hayatımı birleştireceğim o adama, o hırçın Yüzbaşıya bu durumu nasıl açıklayacağım? Sen benim geçmişte ne yaşadığımı bile bile, o adamın bana ne yaşattığını bile bile onunla nasıl arkadaş olursun? Çıldırtma beni Baha, aklımı oynatacağım!" Zeyno, ortamdaki gerilimin büyümesinden korkarak sarsılmış bir sesle araya girdi: "Meso... Yoksa o Mert, bahsettiğiniz o lisedeki çocuk mu?" "Evet Zeyno, evet!" dedi Menesa, gözlerinden yaşlar boşanırken. "O iğrenç, o pislik herif buradaydı, benim kapımdaydı diyorum size!" Baha hâlâ durumun ve geçmişin vehametini kavrayamamış bir safsata içinde kafasını salladı: "Meso’m, abartmıyor musun biraz? Ne oluyor ya? Mert o zamanlar ne yaptı ki bu kadar? Hem artık lisede değiliz ki, üzerinden yıllar geçti. Adam büyüdü, iş güç sahibi oldu, gayet efendi, koca bir adam oldu şimdi." Menesa, duyduğu bu pişkin koruma karşısında yumruklarını sıktı. Tırnakları avuç içine batarken Baha’ya doğru adeta kükredi: "Ya Baha, sen nasıl böyle düşünebilirsin? Ben senin çocukluk arkadaşınım ya! Seninle büyüdüm ben! Hiçbir şey bilmiyormuş gibi konuşma! Bak, Ayşen karşında durmuş sana o adamın bir 'tacizci' olduğunu söylüyor, sen ise bana 'lisede kaldı, o şimdi efendi bir adam oldu' diyorsun! Yazıklar olsun sana Baha... Gerçekten yazıklar olsun!" Zeyno, kocasının bu kadar ağır ithamlar altında kalmasına dayanamayarak Menesa’nın önüne geçti: "Yapma Menesa, lütfen! Kocama bu kadar yüklenme, haksızlık ediyorsun. Kötü bir niyeti yoktu, unutmuş işte çoktan o eski mevzuları..." Menesa, hayal kırıklığı dolu gözlerini Zeyno’ya dikti: "Zeyno, sen bana şu an kimi savunuyorsun ya? O herif adam olmuş, öyle mi? Yıllar geçmişmiş... Ben ölsem buna inanmam! Madem öyle, o herif bu saatte, bu lojman dairesinin kapısına ne yüzle geldi? Hiç düşündünüz mü bunu? Amacı neymiş?!" Zeyno mahcup bir şekilde başını eğdi: "Menesa, sakin ol lütfen... Ben gerçekten öyle demek istemedim, senin canını yakacağını düşünemedik." "Ben anladım anlayacağımı Baha, Zeyno... Siz ikiniz gidin, o harika arkadaşınızla ne haliniz varsa görün, gidin on…

Bölümün tamamını WritePad'de oku