Ruhun Barut izi l. CİLT

104. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Geçmişin Gölgesinde İlk Yemin Salondaki coşkulu alkış sesleri lojmanın duvarlarında yankılanırken, hem Menesa’nın hem de Aras’ın yüreğinde tarifsiz, bulutların üzerinde geziyormuş gibi hafif bir mutluluk vardı. Birbirine kenetlenen elleri, çetin geçen günlerin ardından kazandıkları o ilk büyük zaferin en güzel kanıtıydı. Tam o esnada mutfağın kapısı açıldı; Ayşen ve Zeyno, yüzlerindeki muzip tebessümlerle birlikte devasa nişan pastasını salona taşıdılar. Aras ve Menesa, gözlerini pastaya çevirdikleri an aynı saniyede dona kaldılar, ardından salonda kocaman bir kahkaha koptu. Pastanın üzerinde, ikisinin de çocukluk yıllarında, henüz hayatın tüm bu fırtınalarından habersizken birbirlerinin elini tuttuğu o eski, masum çocukluk resmi basılmıştı. Pastanın kenarları ise bembeyaz, asil krema süslemeleri ve inci taneleriyle bezenmişti. Menesa, şaşkınlıktan elini ağzına götürerek köşede sırıtan Baha’ya döndü: "Baha! İnanmıyorum sana... Nasıl yaptırdın, nereden buldun bu resmi? Çok tatlı, çok düşünceli olmuş ama değil mi?" Baha gururla göğsünü kabarttı: "Çok tatlı olmuş değil mi Meso’m? Sürpriz dediysem boşuna demedim, bayılacaksınız biliyordum." "Evet, gerçekten hayatımda aldığım en şaşırtıcı, en harika sürpriz oldu," dedi Menesa, gözleri parlayarak Aras’a baktı. Genç adam, pastanın üzerindeki o küçük kıza, yıllar önce kalbini mühürlediği o masum çehreye hayranlıkla bakıyordu. Birlikte büyük, gümüş saplı nişan bıçağını kavradılar. Aras’ın iri, nasırlı eli, Menesa’nın titreyen narin elinin üzerini tamamen kapattı. Salondaki herkes nefesini tutmuş onları izlerken, "Hayırlı olsun!" sesleri eşliğinde pastayı büyük bir mutlulukla kestiler. Herkes çılgınca alkışlarken, Aras bıçağın ucundaki küçük pasta dilimini sevgiyle Menesa’nın dudaklarına uzattı. Menesa da aynı tatlılıkla ona karşılık verdi. O sırada Utku, elindeki kamerayla bu büyülü, bir daha tekrarı olmayacak tarihi anı her saniyesiyle kayda geçiriyordu. Ayşen ve Zeyno ise büyük bir neşeyle dilimlenen pastaları tabaklara koyup misafirlere servis etmeye başladılar. Bir süre sonra salondaki kalabalık kendi arasında sohbete dalmışken, Aras ve Menesa süslenmiş nişan masasının kenarına çekildiler. Parmakları, sanki bir an bile bıraksalar birbirlerini kaybedeceklermiş gibi sıkı sıkıya kenetlenmişti. Kızların hazırladığı ikram tabağından biraz bir şeyler atıştırmak istediler ama Menesa içindeki o tarifsiz, delişmen heyecandan dolayı boğazından tek bir lokma bile geçiremiyordu. Aras, onun bu heyecanlı halini izlerken dayanamadı; kıza doğru hafifçe eğilerek, o boğuk ve sıcak erkek sesiyle kulağına doğru fısıldadı: "Artık resmen nişanlımsın mor çiçeğim... Parmaklarındaki bu halka, kalbimin seninle mühürlendiğinin resmi belgesidir." Menesa, adamın kokusunu içine çekerek fısıltıyla karşılık verdi: "Sen de benim resmen nişanlımsın Barut Kokulum... Dünyaları verseler bu anı değişmem." Aras’ın bakışları koyulaştı, elini daha sıkı kavradı: "Artık sokakta yürürken de, bu lojmanın koridorlarında da senin elini göğsümü gere gere tutup; *'Bu kız benim sevdiğim, benim canım, benim geleceğim'* diyebileceğim. Bugün burada, bu küçük odada herkese ilan ettik aramızdaki o kopmaz bağı..." Gece ilerledikçe konuklar yavaş yavaş tebriklerini sunup, bu mutlu çifte hayırlı olsun dileklerini ileterek daireden ayrılmaya başladılar. Salonda sadece en yakın dostlar kalmıştı. Utku ve Demir, mutfaktaki tabakları toplama bahanesiyle Ayşen’in yaptığı o nefis yaprak sarmalarını tabak tabak gömüyorlardı. Misafirlerin gitmesiyle alanı boş bulan Ayşen, fırsattan istifade hemen telefona koştu ve lojmanı inletecek güzellikte, derin bir dans müziği açarak hızla nişanlı çiftin yanına geldi: "Hadi bakalım taze nişanlılar! Öyle köşede el ele oturmak yok, dans edeceksiniz!" Aras, Ayşen’in asla geri adım atmayacağını, o inatçı damarını çok iyi bildiği için hafifçe gülümsedi. Menesa’yı narin elinden tutarak salonun ortasındaki boşluğa, kalbinin tam üzerine doğru kaldırdı. Hoparlörden yükselen o tanıdık ve büyüleyici ezgi salona yayıldı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku