Ruhun Barut izi l. CİLT

97. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

Kıskançlık Duvarları ve Sürpriz Misafirler Adliye binasının önünden hareket eden araba, Maraş’ın kavurucu yaz sıcağında asfaltı eritircesine lojmana doğru ilerliyordu. Yol boyu süzülen lavanta kokusu, az önceki yüzleşmenin dumanını henüz dağıtmamıştı. Menesa, üzerine oturan lacivert gömleğin yakasını hafifçe çekiştirip eliyle kendisini yellemeye başladı. Alnında biriken ter damlalarını silerken huzursuzca kıpırdandı: "Aras, klimayı açsana... Yanıyorum, çok sıcak!" Aras, göz ucuyla yan koltuğunda oturan kadının kızaran tenine baktı. Dudaklarının kenarında muzip, haylaz bir gülümseme peydah oldu. Elini konsola uzatıp klimanın düğmesini çevirirken bakışlarını ondan çekmedi. Menesa onun bu halini fark edip kaşlarını çattı: "Aras, neden gülüyorsun? Komik bir şey mi var?" "Yanıyorum dedin ya mor çiçeğim..." dedi Aras, ses tonunu kasıtlı olarak derinleştirerek. "Alev alev mi yanıyorsun, merak ettim sadece." Menesa’nın gözleri şaşkınlıkla açıldı. "Ya Aras! Ben havadan bahsettim, dışarısı kaynıyor!" Aras hafifçe gülerek yola döndü: "E ben de havadan bahsettim mor çiçeğim... Sen ne anladın ki?" Genç kadının yanakları utançtan anında kıpkırmızı, lacivert gömleğiyle tezat oluşturacak kadar belirgin bir tona büründü. Bakışlarını hızla cama çevirip dışarıyı izlemeye koyuldu: "Bir şey anlamadım... Hadi yola bak sen! Zaten kafandaki yarayla peşimde dolanıp duruyorsun, bir de laf yetiştiriyorsun." "Ben iyiyim," dedi Aras, sesindeki o muzip ton yerini birden saf bir şefkate bırakırken. "Sen benim yanımdasın ya, sen iyileştiriyorsun beni mor çiçeğim." Menesa, duymak istediği o sesle beraber başını yavaşça ona doğru çevirdi ve yüzüne yayılan sıcak gülümsemeye engel olamadı. Ancak lojmana yaklaştıkça aklına gelen eksikliklerle konuyu değiştirdi: "Ya, ben eve gidiyorum ama eve hâlâ bir klima almadım. Ne yapacağım o sıcakta?" Aras hiç düşünmeden atıldı: "Ben sana alırım sevgilim. En güzelini, en ferahını... Serin serin oturursun." "Hayır Aras," diyerek anında itiraz etti Menesa, gururlu duruşundan ödün vermeyerek. "Klimayı ben kendim alırım. Şimdiden koca parası yiyemem ben. Ah, burada deniz olsaydı hiç çıkmazdım valla nehrin kenarından, ama deniz de yok ki bu şehirde..." Aras, işittiği kelimeyle direksiyonu sıkıca kavradı. Kalbinin ritmi aniden hızlanmıştı. "Sen... Az önce 'koca parası' mı dedin? Ha? Yani ben senin kocan olacağım, bunu tamamen kabul ettin?" Araba lojmanın büyük demir kapısından içeri girerken Menesa ona dönüp meydan okuyan bir bakış fırlattı: "Niye? Yoksa evlilik teklifini geri mi aldın Aras bey?" "Hayır, tabii ki de hayır!" dedi Aras, arabayı lojmanın bahçesindeki boş bir alana yanaştırırken. "Karım olman için, seni tamamen soyadıma katmak için sabırsızlanıyorum! Ayrıca... İyi ki de deniz yok burada. Ne işin var senin denizde? Mayo giyeceksin bir de elin adamlarının önünde..." Menesa şaşkınlıkla güldü: "Bak sen ya! Ben senin bu kadar maço olduğunu bilmiyordum Yüzbaşım. Denizde ne giyeceğim başka, astronot kıyafeti mi, yüzücü kıyafeti mi?" Aras, aracı durdurup el frenini keskin bir sesle çekti. Gövdesini tamamen Menesa’ya doğru çevirdi. Kehribar gözlerinde şakadan uzak, kor gibi yanan bir sahiplenme duygusu vardı. Genç kadının çenesini usulca tutarak gözlerinin içine baktı: "Menesa... Sen her şeyinle, her bir zerrenle sadece bana aitsin. O güzel bedenini benden başka kimsenin görmesini istemem, buna dayanamam. Elimde değil... Seni deliler gibi kıskanıyorum." Menesa, onun bu yoğun tutkusu karşısında kalbinin teklemesine engel olamadı. Dudaklarında beliren davetkar bir gülümsemeyle fısıldadı: "O zaman, barut kokulum... Hazır ol, çünkü beni daha çok kıskanacaksın." Genç kadın, Aras’ın afallayan bakışlarını arkasında bırakarak hızla arabanın kapısını açtı ve lojmanın girişine doğru yürümeye başladı. Aras, arkasından kapıyı çarpıp arabadan fırladı, bahçede yankılanan sesiyle seslendi: "Menesa! Ne demekti şimdi o? Ne demek daha çok kıskanacaksın, şşt!" Menesa, adımlarını hızlandırıp kendisini asansörün içine attığında Aras da hemen peşi…

Bölümün tamamını WritePad'de oku