Ruhun Barut izi l. CİLT

10. Bölüm

Yazar:

Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı
Ruhun Barut izi l. CİLT – Hanife kitap kapağı

GECE MUHABBETİ Mangalın ateşi yavaş yavaş sönmeye yüz tutmuş, lojmandakiler tatlı yorgunlukla evlerine çekilmişti. Geriye sadece taburun kemik kadrosu kalmıştı: Aras, Utku, Demir ve Selim. Gecenin sessizliğini sadece uzaklardan gelen cırcır böceklerinin sesi ve ekibin alçak sesli, samimi şakalaşmaları bölüyordu.Demir, o her zamanki sert ve tavizsiz duruşuyla cebinden bir sigara çıkarıp yaktı. Dumanı havaya üflerken, yanındaki Utku anında yüzünü buruşturdu. Utku, ekibin en hassas, can cana ama bazen de en mızmız halkasıydı."Lan oğlum, şunu benim yanımda yakma demiyor muyum ya! Astımım var benim, boğuluyorum burada!" diye çıkıştı Utku, eliyle dumanı dağıtmaya çalışarak.Demir istifini hiç bozmadan dumanın kalanını kasıtlı olarak yan tarafa doğru üfledi. "Bana ne lan? Rahatsız oluyorsan git ötede otursana kızıl kafa, niye dibime giriyorsun?"Aras, iki yanındaki adamların bu bitmek bilmeyen çocuksu didişmesinden yorulmuş bir halde araya girdi. "Susun lan ikiniz de! Bir gece de kafa dinletin insana, mesai bitti hâlâ dırdırınız bitmedi."Selim, Yüzbaşı’nın üzerindeki o düşünceli gerginliği fark etmişti. Hafifçe sırıtarak komutanını yokladı: "Ne oldu komutanım? Yüzün sirke satıyor yine, hayırdır? Yukarılarda bir şeye mi canın sıkıldı?"Utku, fırsatı kaçırmadan hemen araya girdi: "Çaylak, Yüzbaşıya sinirliyken dokunma, valla gece gece şınav pozisyonu aldırır, yanarsın. Söylemesi benden!"Aras kaşlarını hafifçe çatarak ikisine birden baktı. "Kesin lan sesinizi!"Demir, sigarasından derin bir nefes daha çekip paketi Aras’a doğru uzattı. "Al abi, bir tane de sen yak. Rahatlatır, günün yorgunluğunu alır."Aras paketten bir dal alıp yaktı. Çakmağın alevi kehribar gözlerinde parıldadı. Dumanı gecenin karanlığına bırakırken Utku yine o bitmek bilmeyen sitemine devam etti: "Ooo, sende mi Yüzbaşım? Yapmayın şunu ya! Vallahi sizi gidip bizim yeni Psikolog "Teğmenimize şikayet edeceğim sizi, bak görün." Aras’ın sigarasının dumanını üfleyen dudakları bir an dondu, bakışları ağır ağır Utku'ya döndü. Havada asılı kalan gri dumanın ardındaki gözleri kısmıştı. "Menesa ne alaka Utku? Nereden çıktı şimdi o?" Utku, üzerindeki baskıyı savuşturmak ister gibi omuz silkip sırıttı. "Randevu ayarladım komutanım. Taburda zorunlu psikolojik değerlendirme anketleri mi ne varmış... İlk gün, ilk mesaide gidip o meşhur odasına oturacağım, dertlerimi anlatacağım teğmenime." Demir ve Selim bu duruma kahkahalarla gülerken, Aras’ın dudakları hafifçe, keyifli bir alayla kıvrıldı. Bakışlarını Utku’dan çekip masadaki diğerlerine çevirdi. "Üç sene önce yine böyle bir test yapmıştın taburda. Askerde o zorunlu psikolojik testlerdeki 'En büyük korkunuz nedir?' sorusuna bu üstün zekalının ne cevap verdiğini biliyor musunuz?" Demir hemen söze girip kahkahasının arasından konuştu: "Bilmez miyim abi! Yazmış oraya: 'Sessiz sakin otururken telefonuma bir anda tanımadığım bir numaradan sadece ADIMIN yazılı olduğu bir mesaj gelmesi...' Harbi şizofren bu çocuk ya!" Aras bıyık altından gülerek sigarasından bir nefes daha çekti. "Test önüme geldiğinde okudum tabii," dedi, gözlerini Utku’ya dikip o anı yeniden yaşıyormuş gibi sesini taklit ederek. "Yanıma çağırdım bunu. 'Siktir git şuraya şerefinle örümcek, yükseklik falan yaz' dedim." Demir ve Selim aldıkları bu cevapla adeta kahkahalara boğulurken, Selim masaya vurarak gülüyordu. Aras ise yüzündeki o yarı ciddi, yarı alaycı ifadeyi bozmadan yeniden Utku’ya takıldı. "Bak, ilk defa doğru bir şey yapmışsın oğlum. Senin gerçekten sağlam bir terapiye ihtiyacın var, kafa gidik çünkü." Utku, arkadaş oyunlarında hep hedef tahtası olmaya alışkın olduğundan yüzünü buruşturup bozulmuş gibi yaptı. Ama aslında cebinde çok daha büyük bir koz taşıyordu ve asıl bombayı sona saklamıştı. Ortamdaki neşeli havayı dağıtacağını bile bile sesini biraz alçalttı, gözlerini Aras’ın gözlerine dikerek konuştu: "Komutanım dalga geçiyorsun da... Sen asıl kendine dikkat et. Üsteğmen Levent, Teğmen Menesa konusunda bayağı hızlı gidiyor, benden söylemesi." O an odadaki tüm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku