RİTİMSİZ RAP

1.Yok Haneye Taciz

Yazar:

RİTİMSİZ RAP - eylüllella kitap kapağı
RİTİMSİZ RAP kitap kapağı

Eğer yanında staj yaptığınız menajerin şarkısı türkçe pop ile mixlenmiş hali ünlü olmuş rapçisi varsa ordan kaçın. Yani eğer bu staja çok ihtiyacınız yoksa. Benim var ve yarım saattir kapısını çaldığım eve giremediğim için hemen geleceğiz diyerek kapıda beklettiğim takside gitti. Güne kötü başlamamak için yaptığım ritüellerin hepsinin enerjisi şu dakikadan itibaren yok olmuştu. Bugün stajımın ilk günüydü ve benim Türkçe rap'in tapusunu kendinde sanan elemanı alıp ajansa götürmem gerekiyordu. Derin bir nefes aldım. Arka tarafını dolaşıp girebileceğim bir yer ararken gözüm boydan boya cam ve sürgülü olan arka bahçe kapısına çarptı. Kapıya yaklaşıp ittirmeye başladığımda istediğimi bir türlü alamıyordum. Tüm gücümle itterken ayağımın kaymasıyla pes edip popomun üstüne çöktüm. "Off,offf" diye sızlanırken fazla oyalanmadım. Tekrar ayağa kalkıp beyaz mavi çiçekli eteğimdeki tozları silkeleyip yine ittirmeyi deneyip başarısız olduğum da ayağımı sinirle cama çarptığım gibi dökülen camdan uzaklaşmam bir oldu. "Siktir," "Ya bir bu eksikti ya sabah sabah bir bu eksikti," diye söylenirken aslında bunu düşünecek vaktim olmadığını bir an önce onu alıp ajansa gitmem gerektiğini fark ettim. İçeri girdiğimde çalan alarmla ikinci şokumu yaşadım. "Belki bey efendimizi bu alarm uyandırır," düşüncesiyle üst kata çıkıp ilk kapıyı açtığımda karşılaştığım manzaraya şaşırmadım. Üstünde sadece boxerı olan saygıdeğer rapçimiz Arhan Erek ve sütyenini arayan müthiş fizikli bir hanfendi. "Günaydın Arhan Bey, Ben Jülide Hanımın yeni stajyeri Efil Çatay. Sizi ajansa götürmek için geldim," diyerek yere eğildim ve bordo dantelli sütyeni askılarından tutarak "Müthiş parça," dedim ve kadına fırlattım. "Siz zahmet etmeyin ben giyeceklerinizi seçerim," diyerek giyinme odası olduğunu düşündüğü yere daldığımda çığlığıma engel olamadım. Çünkü karşımda çıplak bir kadın vardı ve o da benimle çığlık atıyordu. Birden ağzımın üzerine bir el kapandı. Beni kendine çevirip geri doğru sendelediğimde başımın duvara çarpmasını beklerken eliyle karşılaştım. Elini çekip başım yavaşça duvara yaslandığında karşımda koyu ela gözleri ve dağınık saçlarıyla Arhan Erek'i gördüm. İlk girdiğimde hafifçe süzdüğüm çıplak vücudu da dibimdeydi. "Şimdi sakin oluyorsun, bu arkadaşları gönderiyorsun bende alarmı kapatıyorum. Sonra beraber ajansa geçiyoruz," dediğinde hızla kafamı salladım " Anlaştık," diyerek yavaşça elini ağzımdan çekerken tek yaptığım kafamı sallamaktı. . Oda da kadınlarla baş başa kaldığımızda tekrar çığlık attım çünkü öpüşüyorlardı. Bu kez Arhan Erek'e gerek kalmadan kendimi toparladım. "Hanımlar size katılmak isterdim fakat artık gitmeniz gerekiyor," dediğimde banyoda çıplak gördüğüm kadın ingilizce "Bende devam edelim," dedi. Demek ki Bey Efendimizin dün geceki performansından memnun kalınmamış. *** Kadınları gönderip mutfağa geçtiğimde onu aynı çıplaklıkla karşımda gördüm. Sadece elinde yeşil bir şey vardı ve onu içiyordu. "Ben taksi çağırayım," dediğimde kafasını hayır anlamında salladı. "Benim arabayla geçeriz," dediğinde itiraz etmeden kafamı salladım. Zaten taksi onun yüzünde gitmişti. Yani eğer hazır olsaydı biz bunların hiçbirini yaşamazdık. "Ben dışardayım," dediğime sadece kafasını salladı. Dışarı çıkıp arabanın geleceği yerde beklemeye başladım. Telefonuma Burcu'dan - Jülide Hanımın asistanı- herhangi bir mesaj ve arama yoktu. Bunun içimi ferahlatması mı gerekiyordu bilmiyordum. Ama bence iyi bir şeydi. Eğer müzik şirketinden birileri gelse beni haberdar ederdi. Önümde gelen siyah Maseratiye hayranlıkla bakmaya başladım. Bu araba değildi. Bu resmen nefes alan canlı, büyük bir nimetti. Arhan uzanıp benim tarafın kapısını açıp gözüne taktığı güneş gözlüğünden bana baktığında ancak arabaya bindim. Kapıyı kapatıp emniyet kemerini takarken Arhan'ın bana baktığını görerek gülümsedim. Maseratideyim. Ben bunu atlatamadan Arhan arabanın üstünü açtığında sırıtmama engel olamıyordum. Yüzüme vuran rüzgarın ve maserati'de olmanın keyfini çıkartırken "İyi misin?" diye sorduğu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku