Raphaelia Serisi~Barış Anlaşması
𝖪𝖺𝗋𝗆𝖺𝗌ı𝗄 𝖣üşü𝗇𝖼𝖾𝗅𝖾𝗋
Yazar: Pelin Kırmızıııı

Yatağımda oturmuş yapacağım konuşmanın hazırlığını yapıyordum.Bir elimde kağıt diğer elimde Kalemle Söyleyeceklerimi seçiyor,söylemeyeceklerimi ise Üstünü çizerek karalıyordum ."Sevgili Işık Krallığı hepiniz hoşgeldiniz.Martha Rowen Cinayeti hakkında konuşacağım bla-bla..." Ezber yapmayı sevdiğim pek de söylenmezdi.Bir şeyi ezberlerken sanki zorla bir şeyi kafama kazıyormuş gibi hissederdim. Bir zorunluluk gibi gelirdi ve ben zorunluluk- tan nefret ederdim. Ellerimin arasındaki Gereksiz olan kağıtları bir kenara fırlattım.Bir konuşma yapmak için ezbere gerek yoktu.Özgür olmalıydım. Oturduğum yatakta yatma pozisyonuna geçtim.Yumuşacık pamuklarla kaplı yatak beni adeta cennete götürdü.Birkaç saniyeliğine gözlerimi kapattım. Kendimi çiçeklerin üzerine uzanmış bir şekilde hayal ettim. Sanki çiçekleri kokluyormuşçasına başımı yorgana iyice dayadım .Ardından gözlerimi açtım.Gözlerimi açtığımda boş tavan ve duvarlar beni karşıladı.Tüm gün boyunca sadece yatağımda yatmak istedim .Fakat 1 saat sonra yapacağım Konuşma rahatlığımı bölünce yatağımdan fırladım. Yatağımın ucundaki krem rengi sehpanın üzerinde duran Şık Tacım beni beklercesine parladı. Tacımı nazikçe elime aldım.Güneş simgesini,parlayan elmasla- rını ve ince detayına kadar yapılmış olan şeklini inceledim.Bakışlarımı tacımdan indirdim ve odamın en sevdiğim figürü olan aynama doğru yürüdüm. Yavaşça aynaya yaklaştım. Duvara tam boyuma uygun bir şekilde monte edilmişti. Aynaya bakarak tacımı Kafama uyacak bir biçimde taktım Sarı saçlarımı arkama doğru ittim. Hazırdım.Odamdan hızlı adımlarla çıktım.Adım seslerim Sarayın sessizliğinde yankılanıyordu. Düzgün ve kendine güvenen adımlarla yürürken annemin gözleri beni bulduğunda hemen yanıma geldi."Liriene iyisin değil mi ?Birşey in var mı?" tedirgin dolu sorularını ardıardına sıralıyordu."İyiyim,iyiyim" diyerek onun tedirginliğini azaltmaya çalıştım."İyi bir konuşma yapabilirsin değil mi? Sonuçta bilirsin halkı ikna etmek ya da tatmin etmek atomu parçalamak gibi" benim için endişelendiği belliydi. Annem hep böyleydi .Benim iyiliğimi düşünür- dü. Sanırım babam olmadığı için böyle çoğunlukla karamsar biriydi.Benim içim herşeyi yapardı.Has- ta mı oldum ?En iyi Doktorları getirirdi.Doğum günüm mü? En sevineceğim hediyeleri alırdı. Ben doğduğumdan beri hiç babamı görmedim.Annem de genelde bu konu hakkında konuşmuyor .Sadece "o öldü" diyerek konuyu geçiştiriyor.Ama buna pek de inandığım sayılmaz.Annemin sırf morali bozulmasın diye bu konuyu hiç açmıyorum.Fakat babamın ölümünün nedeni hala aklımın bir köşesinde duruyor. "Anne...Bu kadar endişelenmene gerek yok.Konuşmamı yapıcam gidicem .Hiçbirşey olmayacak." Annem bana inanmış bir yüz ifadesiyle bana baktı."Tamam." Dedi."Sana güveniyorum." Keyfinin yerine geldiğini fark ettiğimde sarayın bahçesine yol aldım. Sarayın Koca bahçesine geldiğimde Merdivenlerden inip onların tam yanında konuşmayı düşündüm .Fakat bu fikrimden vazgeçtim.Çünkü onlardan birkaç basamak yukarıda olursam beni kolayca fark edebilirlerdi. Hem bir konuşma yapmak için en uygun yer orasıydı.Konuşmama başlamadan önce Halka bir göz gezdirdim.Yarısından fazlası beni görüp beni seyretmeye başlamışlardı bile. Tüm gözlerin benim üzerimde olduğunu fark ettiğimde 2 kez boğazımı temizledim ve sesimi düzelttim. Az da olsa herkesin önünde konuşmak beni geriyordu.Yüksek bir sesle "Sevgili Işık Krallığı halkı." dedim."Martha Rowen cinayetinde yeni gelişmeler olduğunu bende duydum.Evet,Martha Hanım planlı bir şekilde öldürülmüş.Bu durum sizi gerçekten etkilemiş ve korkutmuş .Ayrıca Karanlık Krallığı hakkında da gittikçe çok fazla dedikodular çıkıyor. Ne yazık ki hepsini duyuyorum.Sizden tek isteğim lütfen bu cinayet yüzünden Karanlık Krallığının tamamını suçlu bulmayın.Daha katilin kim olduğunu bilmiyoruz bu yüzden bilip bilmeden konuşmayalım. Beni dinlediğiniz için size teşekkür ediyorum. İyi günler..." İyi bir konuşma yaptığımı düşünerek. Merdivenin basamaklarını inerek onların olduğu taraftan geçtim.Gözlerimi kimsenin olmadığı tarafl…