Q1M3K7 SALGIN YENİ DÜNYA MUTASYONUN BAŞLANGICI

Kaosun Eşiğinde

Yazar:

Q1M3K7 SALGIN YENİ DÜNYA MUTASYONUN BAŞLANGICI - MŞAHİNCEYLAN kitap kapağı
Q1M3K7 SALGIN YENİ DÜNYA MUTASYONUN BAŞLANGICI kitap kapağı

Elif, karanlık koridorda ilerlerken adımlarını dikkatlice atıyordu. Gözleri, duvarlardaki solmuş işaretlere, yere düşmüş eski kâğıtlara, paslanmış borulara takılıyordu. Yeraltı şehri nefes almakta zorlanıyordu. Küf kokusu, kan ve pasın o ağır kokusuna karışıyordu. Ama Elif'in zihninde yankılanan tek şey, kız kardeşinin sesiydi. "Beni bul..." Önündeki metal kapıyı iterek açtı. İçerisi loş bir ışıkla aydınlatılmıştı. Bir masanın etrafında toplanmış beş-altı kişi vardı. Yüzleri keskin gölgeler içinde kayboluyordu. Elif içeri adım attığında herkes susmuştu. Odanın köşesinde, Dr. Kaan sırtını duvara yaslamış, soğukkanlı bir ifadeyle onu izliyordu. "Seni daha erken bekliyordum, Elif," dedi doktor, sanki uzun zamandır burada olmasını bekliyormuş gibi. Elif'in dişleri sıkıldı. "Kardeşim nerede?" diye sordu, sesi titriyordu ama öfkesi daha baskındı. Dr. Kaan hafifçe gülümsedi. "Onu almak için çok geç kalmış olabilirsin." Elif'in kalbi hızlandı. Yumruklarını sıktı, içindeki korkuyu bastırmaya çalıştı. "Bana oyun oynama, Kaan. Eğer ona zarar verdiysen seni paramparça ederim." Doktor, masanın kenarına yaslanarak başını yana eğdi. "Kendi kararlarını verdiğini sanıyorsun, değil mi? Ama şu ana kadar attığın her adımı ben planladım. Kardeşini bulmak için seni buraya yönlendirmek de dahil. Aslında seni yalnızca oyalıyorum." Elif'in içi ürpertiyle doldu. Kaçırılan şey sadece kardeşi miydi? Yoksa çok daha büyük bir tuzağın içine mi çekiliyordu? "Salgın hızlanıyor, Elif," diye devam etti doktor, sesi rahatsız edici bir sakinlikteydi. "İnsanlık yok oluşa sürükleniyor. Ve sen, bir yanılgının peşinde, zaman kaybediyorsun." Elif dişlerini sıktı. Ellerini hızla belindeki bıçağa götürdü ve Kaan'ın boğazına doğru bir hamle yaptı. Ama doktor yerinde değildi. Bir anlık dalgınlığı yetmişti; Kaan çoktan odanın diğer ucuna geçmişti bile. "Acele etme," diye fısıldadı doktor. "Daha yeni başlıyoruz." Aniden tavanın köşesinden bir alarm çalmaya başladı. Duvarlardan kızıl ışıklar yanıp sönüyordu. Odanın içindeki herkes panikle ayağa kalktı. "Ne oluyor?" diye bağırdı Elif. Bir adam kapıya doğru koşarak açmaya çalıştı ama bir anda duvardan çıkan metal bir kıskaç onu kavradı ve çığlıkları havada yankılandı. Adam saniyeler içinde yok oldu. Kaan kapıya doğru yürüdü ve hafifçe başını eğdi. "Yeraltı şehri çöküyor," dedi. "Sanırım yeni bir çağ başlıyor." Elif'in gözleri büyüdü. "Bunu sen mi yaptın?!" Kaan hafifçe başını iki yana salladı. "Hayır, Elif. Bunu senin savaşın yaptı. Ve şimdi hepimiz bedelini ödeyeceğiz." Duvarlardan dumanlar yükselmeye başladı. Metal çubuklar kırılıyor, zemin sarsılıyordu. Yeraltı şehri artık güvenli değildi. Elif nefesini tuttu ve kaçmak için arkasına döndü. Ama kapı çoktan kapanmıştı.

Bölümün tamamını WritePad'de oku