Porselen bebek

4-Her şeyin başladığı o yerde

Yazar:

Porselen bebek - zarena kitap kapağı
Porselen bebek kitap kapağı

Hayat bütün çocuklar için yeterince adil değildir. Bazıları yaşamını kendi kazanmak için savaşlar verir, yaralanarak büyürdü. Ve yaralanan bir çocuk, küçük kalbine atılan darbeleri asla unutmazdı. Henüz on iki yaşlarına yeni ulaşmış, yaşadığı karanlığın onu yutmasına izin vermeyerek duygularını taze tutmuştu. Yediği onca darbeye rağmen ayakta kalmış ve direnmişti. Bu onun yüzüne aldığı ilk çizikti. Yanağından akan kanı, elinin tersiyle silip güçlü olması gerektiğini tekrarlıyordu kendine. Onun karşısında ağlamayacaktı. Asla! Karşısında ki kişi şeytanın ta kendisiydi. Çocuk şeytanın çamurdan yaratıldığını biliyordu ve ileride, ellerine onun çamuru bulansa bile ait olduğu yere gönderecekti. ⏳ Kendine ait olmayan hayatı yaşayan çocuğun günlüğü. Bu yazıyı delirmeden okumam imkansızdı. Sadece yere çöküp, olup biteni anlamaya çalışıyordum. Yapamayacaktım artık. Her şey normalmiş gibi hayatıma devam edemeyecektim. Yaşadığım son üç dört gün kabusa dönüştürüyordu hayatımı. Kulaklarım çınlıyor. nefesim hızlanıyordu. Elimde ki notu öyle bir sıkıyordum ki sesi kulaklarımı tırmalıyordu. Günlüğe bakma cesaretim yoktu bile. Bu notun komodinime konması için içeriye yabancı birinin girmesi lazımdı. Benimle derdi olup uğraşan birisi. Sadece arkadaşlarımın odamdan içeri girip bana, her şeyin bir şakadan ibaret olduğunu söylemesini istiyordum. Eğer aksine şeyler duyarsam en yakın psikiyatri merkezine yatmaktan başka çarem yoktu. Delirmiştim. Adım sesleri odama yaklaştığında içeri ilk giren Gasell olup hemen yanıma koştuğunda endişeli gözüküyordu. “Veres neler oluyor iyi misin.”İlgili sesini duyduğum gibi gözlerimden sıcak damlaların inmesine izin vermiştim. “Ya ben iyi değilim, ya da biri beni delirtmek için uğraşıyor.” Ağzımdan çıkan cümleler hıçkırıklarımla buluşup arkadaşıma ulaştığında onun da delirdiğimi düşünmemesi için içimden Tanrıya dua ediyordum. Eğilip bana sarıldığında bir yandan içimi rahatlatan cümleler kurmaya çalışıyordu.”eğer bir şey olduysa bana anlatabilirsin biliyorsun değil mi ben yanındayım?”Dilerim ki öyle olurdu. Çünkü yaşadıklarım normali aşmıştı artık saklayacak ve dayanacak psikolojim kalmamıştı. “Bugün aldığım günlüğü eve gelince poşetten çıkarmadan direkt kenara koymuştum fakat odaya girdiğimde kitap buradaydı. Üzerinde ise bu not vardı.” Bir yandan konuşup diğer yandan elimde buruşan kağıdı düzleştirip okunacak hale getirmeye çalışmıştım görmesi için. Elimde ki notu alıp okumaya başladığında kaşları çatılmıştı. O da bir şeyleri anlamaya çalışıyordu benim gibi. Bana döndüğünde sözlerinin beni sinirlendireceği bakışlarından bile belliydi.”Veres bu eve üçümüzden başka kimse girmedi, buna eminim. Ortada başka bir şey olmalı.”Tam da beklediğim gibi tüm oklar yine bana döndüğünde, sözlerini bana karşı bir saldırı olarak algılamıştım tamamen. “Ne yani tüm olanları ben mi kafamda kurguluyorum sence?” Ayrıca lavaboya gidip dakikalarca dönmeyen kendisiydi. Belki de haklıydı, eve üçümüzden başka kimse girmemişse ondan şüphelenmeliydim en başından beri. “Demek istediğim o değildi. Neden biri eve kadar girip günlüğün üzerine not bıraksın? Bu mantıklı değil tamam mı. Kendini yıpratıp korkutmaman için söylüyorum tüm bunları.” Sözleri hala bana samimi gelmiyordu kesinlikle. Direkt ona onu suçladığımı söylersem fena kavga ederdik. Bu yüzden sadece susup, hem not yüzünden yaşadığım korku hemde arkadaşımın bana inanmamak için gösterdiği çaba yüzünden sinirimi atmak için ayağa kalkıp odadan çıkmıştım. Koridordan geçip salona ulaştığımda Stevan hala heyecanla filme devam ediyordu. Beni gördüğünde hafif doğrulup dikleştiğinde onu görmezden gelip balkona ilerlemiştim. Hava alıp kendime gelmem gerekiyordu acilen. Başımda ki bu olaylardan kurtulmam ve Mantıklı düşünmem lazımdı. Hemen parlayıp insanları suçlarsam kötü duruma düşen ben olurdum. Kitabımı onlar oraya koymuş, günlüğe notu onlar bırakmış olsaydı bile aynaya baktığımda ki sisi, ensemde hissettiğim nefesi kim yapacaktı. Fevri konuşup birinin canını sıkmak veya ortamda ki havayı boz…

Bölümün tamamını WritePad'de oku