1. BÖLÜM
Yazar: Aleyna K.

Yağmurlu havaya aldırmadan giydiğim elbisemin kırışan yerlerini ellerimle düzelttikten sonra saçlarıma daldırıp hafifçe karıştırarak dağınık ama doğal duran bir dalga yarattım. Botlarımın ıslak zeminde çıkardığı tok seslerle birlikte önümdeki binaya doğru yürüdüm. Neon tabelalarla aydınlatılmış lüks bir mekandı. Çantamı sıkıca kavrarken kapıdaki güvenliğe hoş bir şekilde gülümsedim. Beni gördüğüne pek de mutlu olmamış gibiydi. “ Yine sen ,” dedi suratını ifadesiz tutarak. “Yine ben,” diyerek aynı şekilde karşılık verdim. Dudaklarımdaki gülümseme yerini korurken tam önünde durdum ve sağ işaret parmağımı siyah tişörtünün açıkta bıraktığı köprücük kemiğinde gezdirdim. “Böyle bir güzelliğin her gün seni görmeye geldiğine inanmak gerçekten de zor olmalı.” “Birincisi…” Bir elini belime yerleştirerek kendine doğru çekti. “Güzel kızlar her zaman yalan söyler.” Yüzü şimdi çok daha yakınımdaydı. Dudaklarımız arasında yalnızca milimetreler vardı. “İkincisi, kadınlar ilgimi çekmiyor.” Ve elini belimden çektiğinde yerini ürperti almıştı. Uğradığım şoku gülümsememle gizlerken, “Hadi ama!” diye mızmızlandım. “Bir kez olsun ilgini çekmediğimi söyleyemezsin.” “Siz güzel kızlar, reddedilmeyi kabul edemiyorsunuz sanırım.” dediğinde dudaklarımı büzdüm. “Biz güzel kızlar, yakışıklı erkeklerin ilgisini başka erkeklerin çekmesini kabul edemiyoruz.” “Şansına küs, tatlım.” Tamamen geri çekildiği sırada gözüm bizi izleyen birkaç kişiye takıldı. Sanki karşılarında bir dizi oynuyordu ve onlar da dizi en heyecanlı yerinde bitmiş gibi asık suratlarla bizi izliyordu. Boğazımı temizledim ve yakışıklı gay korumama baktım. “İzleyicilerimiz bölümün bu şekilde bitmesinden pek de memnun değil gibi.” Lafımla birlikte arkasını döndü ve bizi izleyenlere kısa bir bakış attı. Dudağının kenarı yukarı doğru kıvrılırken bana döndü ve göz kırptı. Ardından elini çeneme yasladı ve dudaklarını benimkilere yasladı. Öpüşüne karşılık verirken ilk kez gay biriyle öpüşmenin tecrübesini tattım. Yumuşak dudaklarını çektiğinde sırıtyordu. “Gay birine göre hiç de fena öpüşmüyorsun.” dedim. “Sen de oldukça iyisin,” dediğinde izleyicilerimize baktı ve çekici bir şekilde gülümsedi. Geri çekilirken bakışlarımı geniş omuzlarında gezdirdim. “Gay olduğun gerçeğini hala kabul edemiyorum.” Gülümsemesi genişlerken “Öykü, bu arada.” dedim. “Furkan,” dedi. “Değişik bir tanışma hikayemiz oldu. İleride bunu arkadaşlarına anlatmak, dalga sebebi olmana neden olabilir.” “Sanırım diğer günler de buraya gelmek için kendime başka bir sebep bulmam gerekiyor.” dediğimde gülerek göz kırptım. Sonuçta herkesin flört ettiği erkek gay çıkmıyor. Bendeki şans da ancak bu kadar olurdu zaten. Daha azı beklenmezdi. “Bu güzellikle eminim ki bulursun,” dedi ve duruşunu düzeltti. “”Hadi gir içeri de daha fazla beni işimden alıkoyma. Atılırsam sebebi sen olursun yoksa.” “Aslında yakışıklı bir korumaya hayır demezdim.” dediğimde sırıttı. “Yürü hadi.” Gülerek başımı iki yana sallarken dediğini yaparak kapıdan içeri girdim. Tuhaf bir şekilde bu kadar kısa sürede kendimi ona yakın hissetmiştim ve bu oldukça korkunç bir durumdu. Yüzümdeki gülümsemeyi silerken yanıp sönen renkli ışıkların ve yüksek seste çalan müziğin olduğu kulübe giriş yaptım. Justin Timberlake’ten Can’t Stop the Feeling çalıyordu. En sevdiğim şarkılarından biri olduğu için eşlik ederek yoğun kalabalığın arasından geçip bardaki boş taburelerden birine yerleştim. Bir süredir her gün buraya geldiğim için artık ne içeceğimi bilen barmen beni gördüğünde “Her zamankinden mi?” diye sorduğunda başımı iki yana salladım. “Sek tekila lütfen.” Başını sallayarak içkimi hazırlamaya gittiğinde şimdiden ağrımaya başlayan başımı ellerimin arasına alarak ovuşturdum. Kelimenin tam anlamıyla iğrenç bir gündü. Bir an önce sona ermesini istiyordum. Barmen önüme shot bardağını bıraktığında alıp kafama diktim. Tekila boğazımı yakarken yeni bir tane için ufak bir el hareketi yaptım. Bardağı doldurup bana uzattığında yeniden kafama diktim. Sabahtan beri hiçbir şey yemediğim için…