Perdenin Arkası Karanlık

13. Bölüm

Yazar:

Perdenin Arkası Karanlık – Çağla Karen Saytan kitap kapağı
Perdenin Arkası Karanlık – Çağla Karen Saytan kitap kapağı

Farah Isla “Benim oyum hâlâ bu sahneyi çıkarmamız yönünde.” Kreatif direktörümüz Helin homurdandı. Ekranın kenarındaki ufacık videoda bile sıkıntıdan yüzünün buruştuğunu görebiliyordum. Bu işin içinden çıkamayacağız belli oldu. “Ay, Helin! Kaç defa söyleyeceğim bu sahne olmadan oyunun yarısı çöp anlasana!” Noah’nın da sabrının sonuna geldiğini görebiliyordum. İki saattir yarınki provadan önce biraz işleri toparlamak için uğraşıyorduk. Görüldüğü üzere pek bir ilerleme kaydedememiştik. Bugün çarşambaydı ve hâlihazırda yoğun bir programım vardı. Eve geldiğimde zaten bitik haldeydim. Bir de üzerine bu toplantı çıkmıştı. Ayağımın altında yatan Skye’ın tüylerini okşayarak düşündüm. “Ben burada Noah’nın tarafındayım. Bu sahneyi atamayız.” Şarabımdan bir yudum aldım ve boğazımı temizledim ve devam ettim. “Oyunun bu perdesini sahnede işlemenin bir yolunu bulmak zorundayız.” “Geçmiyor ama işte! Ne yapalım oyuncuları mı değiştirelim bok gibi sahne! Kimse bir şey anlamıyor!” Diye hiddetlendi Helin. Helin’in problemini de sıkıntısını da anlıyordum. Sahneyi Cenker ve Ceren ile oynamaya çalışıyorduk. Cenker ne olursa olsun yeterince melankolik gelmiyor, Ceren ise pervasız olması gerekirken Cenker’in içine düşecek gibi davranıyordu. Yine de bu sahneyi atmamız mümkün değildi. Oyunu değiştirsek resmen aynı şeydi. “Sen naz yapmasan bütün derdimiz çözülecek, biliyorsun değil mi?” Noah’nın bininci defa açtığı konuya gözlerimi devirdim. “Noah, artık bunu aşsan mı?” “Aşamam, mon amour. Sen resmen mükemmelsin! Bütün sorunlarımızın çözüleceğini bildiğim hâlde nasıl aşmamı beklersin?” Kalbim tekrar sıkışmaya başlamıştı. Noah ısrardan nefret ettiğimi biliyordu. Yine de her fırsatta bir şekilde beni sıkıştırmayı başarıyordu. Helin sıkıntımı fark etmiş olacak ki araya girdi. “Tamam, geçelim bu konuyu hadi. Üçüncü perdeye odaklanalım bari. En sona bu kalsın.” Noah itiraz etse de kısa sürede Helin ve benim yönlendirmemizle başka sahnelere kaydırmıştık dikkatini. “Reklam ve izinler için yönetimle toplantı yapmamız gerekecek. Reklamsız olmaz biliyorsunuz, bu sefer yine biletleri yok parasına satmayacağım. Ayla not alır mısın dekanlıkla bir toplantı ayarlayalım.” Neyse ki Noah’nın dikkati tanıtıma kaymıştı. “Orijinal poster güzel ama demode. Onun da değişmesi gerek, önceki grafik tasarımcıyı mı kullanacağız?” Noah Helin’e deli gibi itiraz ederken ben araya girdim. Geçen yılki tasarımcımız hepimizi kanser etmişti. “Ay, hayır tabii ki. Tamam bende o iş, randevu alıp bildiririm. Tasarımcı için de birkaç seçenek bulurum. Başlamışken yapılacaklar için ortak bir klasör açıp sizi de ekleyeyim.” Helin’le aralarında konuşurken ben de bir kulakla dinleyip bilgisayarımdan notlar uygulamasını açtım. Paylaşımlı bir klasör oluşturup Noah ve Helin’i davet ettikten sonra telefondan erişip erişemediğimi kontrol etmem gerekti. Telefonda yeni klasör açıktı ama aynı zamanda başka bir paylaşımlı klasör de vardı. Ayrıca hayli yeniydi. Çok yakın zamanda güncellenmiş görünüyordu ama hatırladığım bir klasör değildi. Klasörün başlığında sadece Isla yazıyordu. Bu klasörü açtığımı hatırlamıyordum. İkilinin hâlâ konuştuğunu görerek hızlıca onları yeni açtığım klasöre ekledim ve diğer klasörü açtım. Paylaşılanları kısmında ben ve bilmediğim bir kişi vardı. Kişi detaylarına dair bir şey bulamadığımda kafam iyiden iyiye karışmıştı. Klasöre dönüp yazılanlara göz gezdirdim. İnsanlar sürekli başından aşağı kaynar sular döküldüğünü söyler ama genellikle öylesine bir cümledir bu. Herhangi bir deyim. Ben ise bu deyimin tam olarak nereden geldiğini o an nlamıştım. Başımın tepesinden başlayan uyuşukluk hissi küçük kıvılcımlara benziyordu, vücuduma ve oradan da parmak uçlarıma yayılarak ellerimi uyuşturdu. Boğazım düğümlenirken kulağımda bir çınlama sesi duyuyordum. Başım dönüyordu. Bilgisayara dokunan elimi yanmış gibi geri çektim. Gözlerini kırpıştırdım fakat karşımdaki sahne değişmedi. “Günaydın sevgilim, bugün çok ama çok güzelsin.” “Sahne konusunda haklısın. Karşı tarafa geçmiyor ama kesinlikle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku