Perdenin Arkası Karanlık

12. Bölüm

Yazar:

Perdenin Arkası Karanlık – Çağla Karen Saytan kitap kapağı
Perdenin Arkası Karanlık – Çağla Karen Saytan kitap kapağı

DEMİR Merter’in adamlarından biriyle yüksek miktarda uyuşturucu bağlamak için anlaşmaya gitmem gerekiyordu. Bir süredir sahte bir kimlikle saha adamlarından birini yakalamak için uğraşıyorduk. Ne yazık ki piçler tilki gibiydi. Resmen kokusunu alıyorlardı. Güvenlik önlemlerinin bile güvenlik önlemleri vardı. Asıl satıcının onlar olduğunu bilmemize rağmen, sokaklarda denk geldiğimiz hiçbir satıcının kendileriyle direkt bağlantısı yoktu. Çoğu, malı onların aldığını veya onlar için çalıştığını bile bilmiyordu. Zaten tam da bu yüzden bu kadar zamandır piyasaya mal akıtmaya devam edebiliyorlardı. Sonunda beni öne atmıştı başkan. Bir şekilde bu ağı nasıl kurduklarını öğrenmemiz gerektiği için aylar süren yemlemelerin sonunda direkt bağlantılı olduğunu düşündüğümüz bir satıcının radarına girmiştik. Şansımı zorlamaya niyetim yoktu. Direk herifi ele geçirmeye karar vermiştik. Elbette üst seviyelerdeki adamlarından birinin bir anda ortadan kaybolması alarm sinyalleri yakacak olsa da faydalar risklere ağır basıyordu. Bugünkü satıcı eski avukattı. İşi bıraktıktan sonra Beşiktaş’ta ve Kadıköy’de büyük bir pub açmıştı ve bir de yeraltı gece kulübü vardı. İkisinin de kısmen para aklamada kullanıldığı kesindi. Anadolu yakasının büyük bölümüne madde sağladığını ve kulübünde bir de fuhuş için ayrı bir alan olduğunu da biliyorduk. İlk buluşmayı kulüpte yapmak için ısrar etmesi benim işime gelmemişti. Kameralara görünecektim mutlaka. Adamı nasıl kulüpten çıkarıp yakalayacağım da meçhuldü. Plan bu noktaya geldiğinde benim bugün sadece tanışıp başka bir tarihe randevulaşmama karar vermişlerdi. Kendimi riskle atmamalıymışım. Sayın daire başkanımızın düşündüğünün aksine emirler benim için hiçbir ağırlık taşımıyordu ve bu akşam adamı yaka paça toplayıp Yeşilköy’e götüreceğim kesin gibiydi. Duştan çıktıktan sonra çekmecemden bu sefer tel çerçeveli yuvarlak bir gözlük seçtim. Sabah kestiğim için sakallarım ile yapabileceğim bir şey yoktu ama çeneme ve üst dudağıma ufak bir protez yapıştırdım. Saçlarımı da spreyle kirli sarıya boyadıktan sonra tam Amerikan filmlerindeki sapık katil tiplemesine benziyordum. Jeffrey Dahmer yanımda solda sıfırdı. Normalde asla giymeyeceğim demode siyah bir gömlek ile kombinlediğim altın zinciri boynuma taktım ve görünüşüm tamamdı. Yüz hatlarımı tamamen değiştiremesem de genellikle Süpermen efekti denilen şey gerçekti. Kulaklığımı yerleştirip Tugay’ı aradım. “Çıkıyorum birazdan.” “Sana da iyi akşamlar, Demir. İyiyim canım arkadaşım, sen nasılsın?” Gözlerimi devirsem de hafifçe sırıttım. Tugay Başaran benim her anlamda zıttımdı. Genellikle evden çıkmasa da insancıldı. Yüksek seslerden ve şiddetten nefret ederdi. Neşeli, konuşkan ve hayat doluydu. Herkesle arkadaş olabilirdi ve bunu seve seve yapardı. İkimiz on yaşlarında yetiştirme yurdunda tanıştığımızdan beri hayatlarımız bir şekilde beraber ilerlemişti. Zıt kutupların birbirini çektiği doğruydu sanırım. “Nasılsın, Tugo?” “İyidir iyidir, neyse asıl sen haber ver bakalım. Kızla neler yaptın?” Ah evet , aynı zamanda Isla’yı bilen tek kişiydi. Çantamı sırtıma atıp merdivenleri çifter çifter inerken cevap verdim. “Bugün kitapçıya gittim. Skye neredeyse tanıştığımızı ele veriyordu. Hâlâ varlığımdan habersiz ama hissediyorum kardeşim, az kaldı.” “Hâlâ rüyalar âlemindesin yani, anlaşıldı. Söylesene kızı kaç gece gizlice izledin penceresinden?” Ah evet, pencereyi bırakıp direkt içeriye girdiğimi bilmiyordu. “Bekle sen, yiyeceksin bu lafları.” diye takıldım kaskımı takarken. Mekâna motorla gitmeyecektim tabii ki. Fenerbahçe’de motorumu bırakıp arabayla değiştirmek üzere yola çıktığımda sırıtmadan edemiyordum. Adamların mekânı sahil tarafında değil barlar sokağında olsa ne bok yerdim bilmiyorum. Şansıma mekânın kendine ait otoparkı vardı ve diğer binalardan ayrıydı. Hafta içi olsa da, barlar sokağının kalabalığında herifin birini ben bile dikkat çekmeden kaçıramazdım. Yeni dostum Suat’ın yönlendirmesiyle otoparkta iri yarı bir adam benimle buluştu. Silahımın boş olduğunu kontrol edip…

Bölümün tamamını WritePad'de oku