Pardon Ama Öküz Müsünüz? | Yarı Texting
Bölüm 7: Gün
Yazar: Astra Yıldızcık

Medya: Eren Aydın Medya yalnız... Maşallah tü tü tü tü püüüğğğğğhhhhhhh, Ayrıca NORMAL YAZILI İLK BÖLÜM --------------------------------------------------- Saatlerdir evinde içinde koşturup yemeklerle uğraşan annemi izliyordum. Hayır yani yıllardır aynı şeyi yapıyor ama her seferinde de telaşlanıp duruyordu. Hani sadece kendisi telaşlansa iyi! Bizi de strese sokuyor. Çok şükür ki kurbanı her sene hazır kestirip aldığımız için birde etle uğraşmıyorduk. Ama 5 ayda bir yaşanan bu telaş onun yerini dolduruyordu zaten. Annem hala oradan oraya koştururken zil çaldı. Annem olduğu yerde kaldı ve gözleri kocaman açıldı. Üstünü başını düzeltip koşa koşa kapıya gitti. Tabii yandan babamı ve beni çağırmayı da ihmal etmedi. Kapıyı açtığında bizi bir insan seli karşıladı. Bismillahirrahmanirrahim! "Hoş geldiniz!" "Hoş bulduk!" Şeklinde başlayan merasim koltukta bitti. Bizim genç ekip anında küçük salona geçip kurulmuştu bile. Annem ve babam da anında oturduğu için kapı kapatma görevi bana kalmıştı. Kapıyı tam kapatıyordum ki duyduğum sesle irkildim. "Misafir kabul etmiyor musunuz?" "He?" He mi? HE Mİ? Beklemediğim anda gelen sesle elim ayağıma dolaşmış ağzımdan "He" çıkmıştı. Karşımdan duran 60 kromozom ise bana alayla sırıtmayı tercih etmişti. Yani denk geldiğim kişiye bak! Şansında bu kadarı! "Ne oldu, beni tanıyamadın mı?" Tabiki de tanımıştım. Annemin maşallah diye diye fotoğraflarını gösterdiği öküz beyi nasıl tanımazdım! Ah be anne! "Tanıdım tanıdım. Öküz Bey hazretlerini nasıl tanımam!" Yüzü düştü. Sırıttım. "Öküz meselesini kapattığımızı sanıyordum." "Bende umurumda olmadığını söylediğimi sanıyordum." "Özür diledik ya kızım! Daha ne istiyorsun!" "Bir şey karşılığında demeyi bırakırım." "Ne istiyorsun?" "Şimdi söylemeyeceğim. Sen kabul ediyor musun onu söyle." "Tamam ulan! Kabul ediyorum!" Sırıttım. Yine de parmak sözü vermeden olmazdı. Küçüklüğümden kalan bir inançtı. Eğer bunu yapmazsa karşımdakinin sözüne inanmazdım. "Önce parmak sözü." "Çocuk musun sen, parmak sözü ne?" "Sanane!" "Tamam tamam çirkefleşme hemen." Serçe parmağını uzattı. Bende kendi serçe parmağımı onunkine doladım. İçimin ürperdiğini hissettim. Aklımda sadece uzak doğu masalları dönüyordu. "Söz veriyorum." "Söz veriyorum." Merve'nin sesini duydum. "Neye söz veriyorsunuz?" Sıçtık! ✪ Pörtlek gözleriyle bana bakan arkadaşımı mutfağa çekip ök- öhhm Eren'i küçük salona yolladım. Bana hala pörtlek gözlerle bakan Merve'nin kafasına ufak bir sille geçirdim, kendine geldi. Ama bu sefer meraklı bakan gözleri tekrar beni buldu. "Ne sözü verdiniz lan birbirinize? Hiiiiih! Yok-" "Lan düşündüğün gibi bir şey değil! Ben ona öküz demeyeceğim o da bunun karşılığında benim isteğimi yerine getirecek. " "Tamamda siz orada nasıl ve neden yalnız kaldınız? Ayrıca ne istedin?" Sorgular bir biçimde tek kaşını kaldırmış bana bakıyordu. Ay keşke bu özellik bend- DUR! Konumuz başka! "Ya kızım annemler anında oturunca kapıda bir ben kaldım. Bu da arkadan geliyormuş tam kapıyı kapatacakken belirdi. 'Hoş geldin öküz' falan deyince 'Bırak artık bu işleri' dedi. Yani öyle demedi de sen anladın işte. Bende gel anlaşma yapalım dedim. Öyle yani." "Peki ne istedin?" "Hiç bir şey." "Ne demek hiç bir şey?!" "Ya 'Sonra söyleyeceğim' dedim ki ilerde elimde koz olsun!" Biri bana öküzlük edicektide ben affedicektim. Hahhayt anca rüyanda! "Vay çakal seni vay!" "Tabi kızım! Bizde birileriyiz!" "Ya Merve bir gittin gelmedin! Neredesin sen?" Mercan'ın bağırışıyla aşırı elit sohbetimizi yarıda kesip küçük salona geçtik. "Ne yaptınız kızım bir gelmediniz." "Bir şey yapmadık ya Merve su içti bende kapıyı kapatıp geldim." "İyi peki mad-" "LALE! ARKADAŞLARINA TABAK HAZIRLAYIP VER!" Ay bismillah anne ya! Daha yeni oturduk nereye kalkıyoruz? Ama yapacak bir şey yoktu. Başa gelen iş çekilir demişler ne edelim. Bu konunun annemin yapmazsam götümü kesecek olmasıyla alakası kesinlikle yok, yanlış anlamayın. Hemen kalktım ayağa. Bizimkilere dönüp kaç tabak yapacağımı hesapladım önce. Sonra hafızamı tazeleyip kimin ne yiy…