PARALEL ENKAZ

AYRILIK ÇİZGİLERİ

Yazar:

PARALEL ENKAZ – Pelisiraa kitap kapağı
PARALEL ENKAZ – Pelisiraa kitap kapağı

Hayat çoğu zaman bir satrança benzer. Bir sonraki hamleni planlayamazsan oyunda hiç beklemediğin anda kaybedebilirsin. Tek bir hata, geri dönülemez sonuçlara yol açabilir. Şah olup galip gelmek de, hiç ummadığın anda yenilip tepetaklak olmamakta senin elindedir. Tek bir hamle oyunu değiştirebildiği gibi, kaderi de değiştirir. Satrançla bile birebir örtüşen şu hayat düzleminde verdiğimiz kararlardan hangilerinin doğru hangilerinin yanlış olduğunu anlayamadığımız için asıl zorluğu yaşıyoruz çoğu zamanlar. Oysa bazen de akışına bırakmak yol bizi nereye götürürse oraya sürüklenmek gerekir. Belki de doğru olan bizim kendimizce kurduğumuz o plan değil, akıp giden zamana ayak uydurmakta saklıdır. ** Sabahın erken saatlerinde gözlerimi araladığımda dün alamadığım uykunun bedeli olarak gözlerimin şiştiğini kan çanağı gibi olduklarını fark etmiştim. Daha fazla odada tek başıma durmak istemediğim için bir an önce kendimi dışarıya atmıştım. Salona soğeu ilerlediğimde evdekiler çoktan kalkıp kahvaltı için salondaki masayı hazırlamaya başlamışlardı bile. Hepsi bir işin ucundan tutup yardımcı maya çalışırken gözlerim Bulut'u aramıştı. Yanlarında olmadığına göre muhtemelen henüz odasından çıkmamış ve bize katılmak istemiyor olmalıydı. Mutfağa doğru yürümeye başladığımda, kapıdan içeri girer girmez tezgaha yöneldim. Kendime bir bardak su doldurup tek dikişte içtiğimde bir an bile olsa ruhumun ferahlamasını beklemiştim fakat işe yaradığı söylenemezdi. İçimi sıkıştıran duygu her neyse gerginliğimin bir türlü azalmasına izin vermiyordu. Tam o sırada Bulut'un da kapı eşiğinde belirdiğini görmemle ister istemez yüz ifademde belirgin bir değişme yaşanmıştı. Ona karşı hâlâ sinirimizin dinmediğini kendisi de gayet farkındaydı. "Yüzüme bile bakmaya tenezzül etmez olmuşsun Uzay. Tabii sen de haklısın, yine kendini haklı beni de sorumsuz olarak göstereceğin bir olay yaşandı değil mi? Beni yerden yere gömeceğin bir fırsatı yakaladın." "Saçma sapan konuşma! Ben neden seni haksız bulmaktan zevk alayım? Hâlâ farkında değilsin ama senin sorumsuzca davranıp verdiğin her karar buradaki herkesi etkiliyor." "Uzay yeter! Ben kimsenin kötülüğü için hareket etmedim! Kendi yarattığım sorunu kendim toparlamak istedim, hepsi buydu!" Ses tonundaki imadan hâlâ dün akşamki tavrını sergilediğini anlamamak çokta zor değildi. "Bulut sen bir şeyleri toparlamak isterken daha çok altüst ettiğini ne zaman göreceksin? Toparlanmış gibi mi sence? Hadi ben borcunu ödedim diye bana duyduğun öfkeyi geçtim. Ülkü'nün ne suçu vardı söylesene! Kendin öfkene hakim olamayıp işten atıldığın gibi bir başkasının da senin yüzünden işine son verilmesine sebep oldun. En kötü tarafı da tüm bunlara rağmen hâlâ etrafındakileri suçlaman. Asıl sorunun kendin olduğunu ne zaman farkına varacaksın?" Yaşadığım öfkeden dolayı söylediğim tüm sözler bir anda ağzımdan dökülmüştü. Karşımdakinin canını yakarım düşüncesi bir an olsun aklıma gelmiyor, o an içimden geldiği gibi hareket ediyordum. Çünkü şuan susup her şey olmuş bitmiş gibi davranmam olmaması gereken bir durumdu. Bir şeylerin üzerini örtmek onları yok etmezdi, sadece bizim gerçekleri görmezden gelmemizi sağlardı. Bulut bana doğru birkaç adıp ilerlediğinde tam karşımda dikilip gözlerini bana kenetlemişti. "Tek sorun sizin için hep ben oldum zaten! Kendi yaptığınız hataları hiç fark etmeyip hatayı başkasında bulmaya alışkınsınız! Özellikle de sen Uzay!" Son cümleyi üzerine bastırırcasına söylemişti. "Sen hayatında olan her şeyi dört dörtlük ilerlettiğini mi sanıyorsun? Eğer öyleyse kendini kandırmaya devam et kardeşim!" Bana olan bu öfkesinin nedenini anlamakta zorluk yaşıyordum. Her ne kadar Bulut'la azda olsa empati yapabilsem de yinede bu bana karşı çıkışlarının ardında bastırmış olduğu başka bir duygunun daha yattığından emindim. Dışarıdan bakınca kapıldığı hissiyat muhtemelen şuydu; benim sürekli onun yanlışlarını kapatıp kendi bildiklerimi öne sürmem... Ama gerçek olan ise tam tersiydi. Biz bunca yıl birbirimizin yanlışlarını kapatarak bu günle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku