Geçmişe Ait
Yazar: Zahide irem Zahit

"Bazı geceler insanın hayatını değiştirmez. Sadece ondan geriye kalan her şeyi alır." Yıl 2019 soğuk bir kış gecesi... Rutubet kokusu yine bütün evi sarmıştı. Pencereler kapalıydı ama sanki duvarların arasına yıllar önce sıkışıp kalan nem, her gece yeniden canlanıyordu. Annem mutfakta sessizce dolapları karıştırıyor, eski fırının cızırtısı dar mutfağın içinde yankılanıyordu. Sessizlik bizim evimize hiç yakışmazdı. Çünkü sessizlik, fırtınadan önce gelirdi. Masanın üzerinde duran un paketi açıktı. Annem küçük bir tebessümle bana döndü. "Bugün sana limonlu kek yapacaktım" Gülümsedim. Küçüklüğümden beri en sevdiğim şeydi limonlu kek. Annem buzdolabını açıp içine baktıktan sonra bana döndü. "Limon kalmamış" dedi dudaklarını büzerek. Sesini olabildiğince alçak tutuyordu. Salondan gelen ayak sesleri ikimizinde susmasına neden oluyordu. Babam içerideydi ve akşam dışarıya çıkmama karşıydı. Abim ise arkadaşlarının yanındaydı. Annem bana baktı. "Markete gidip gelebilir misin?" "Babam..." "Sessizce çıkarsan farketmez" deyince başımı sallayarak kabul ettim. O an bu akşamın sıradan bir akşam olduğuna inanmak istedim. Ayakkabılarımı giyerek sessizce kapıyı kapatıp evden çıktım. Mahalle geceleri daha da küçülüyordu. Sokak lambalarının sarı ışığı çatlamış kaldırımlara vuruyor, duvarlardan yükselen rutubet kokusu peşimi bırakmıyordu. Marketten aldığım küçük poşeti elimde sallayarak eve dönmeye başladım. Her şey normaldi. Ta ki... Arkamdaki ayak seslerini duyana kadar. İlk başta önemsemedim ancak ayakları benimle birlikte hızlanmaya başlayınca korkmaya başladım. Kalbim göğsüme sığmamaya başladı. Yürüdüm. Biraz daha hızlı yürüdüm. Nefesim düzensizleşti. Yere baktığımda kaldırım kenarında iri bir taş gördüm. Elim istemsizce ona uzandı. Sonrası... Parçalanmış görüntülerden ibaretti. Bir çarpma sesi. Titreyen eller. Avucumun içine dolan toz. Yerde hareketsiz yatan bir gölge. Ben ise nefes alamıyordum. "Ben..." Sesim çıkmıyordu. "Ben yapmadım..." Dizlerim titriyordu. "O bana..." Cümle boğazımda düğümlendi. "Ben yapmadım..." Gözyaşlarım durmadan akıyordu. Tam o sırada birkaç adım ötemde birinin durduğunu hissettim. Sakin ama kararlı bir ses duyuldu. "İyi misin?" Başımı kaldıracak cesaretim yoktu. Sadece geri çekildim. "Bana yaklaşma..." Nefes nefese kalmıştım. "Ben yapmadım..." Arkamı döndüm. Koşmaya başladım. Evin sokağına girdiğimde ayaklarımın bana ait olmadığını hisseiyordum. Elimdeki poşetten limonlar düşmüştü biri kapının önünde yuvarlanmış ve tam kapımızın önünde durmuştu. Ellerimi, ayaklarımı, bedenimi hissetmiyordum. Az önce bir şey yapmıştım. Ve kaçmıştım... Titreyen ellerimle anahtarı deliğe sokmaya çalıştım fakat olmuyordu lanet olası anahtar deliğe girmiyordu. Tam kapıyı açtığımda babamın yükselen sesini duyudum. Babam bağırıyordu. Kelimeler seçilmiyordu. Sadece öfke vardı. Annemin boğuk sesi araya karışıyor, sonra yine babamın sesi bütün evi dolduruyordu. Kapının önünde öylece kaldım. Nefesimi tutarak. Titreyen ellerimi yumruk yaptım. Bir şey söylemek istedim ama sesim çıkmadı. Az önce yaşadıklarım hâlâ zihnimin içinde dönüp duruyordu. "Ben yapmadım..." İçeriden sert bir eşyanın yere düştüğü duyuldu. Annemin sesi... Sonra bir sessizlik. Öyle ağır bir sessizlikti ki, kalbimin atışını bile bastırıyordu. Kapının kolunu yavaşça indirdim. Ve o gece... Henüz hiçbir şeyin bitmediğini bilmiyordum. Yeni bir kitap yeni bir kurgu yeni bir dünya... Hoş geldiniz. Başlama tarihinizzzii alllaayimmzzii Beğeni ve yorumlarınız benim için çok önemli 🫶🏻