Oyun Bozan

7| Yalnızlık Tehlikelidir

Yazar:

Oyun Bozan - aslı Keleş kitap kapağı
Oyun Bozan kitap kapağı

7. bölümün adı; Yalnızlık tehlikelidir “Eskiden yalnız kalınca düşüncelerimden kaçardım, şimdiyse insan bedenine hapsolmuş canavarlardan.” “Abimi takma,” Beha’nın sesi beni kendime getirmişti, o yanıma gelip elini uzatana kadar Bediz’in çıktığı kapıyı izlemiştim dakikalarca, o da endişelenip yanıma gelmişti haliyle. Uzattığı eli tutup ayağa kalktım, “O hep soğuktur.” Dedi fısıldayarak, duymasından korkar gibi bir hali vardı sanki. “E, devam etmek ister misin?” dediğinde sarmayı bitirdiğim bandajı ona gösterdim, onay verdiği zaman duruşunu dikleştirdi. “Gardını al,” dediğinde anlamayarak ona baktım, dudaklarımı büzüp kaşlarımı çocuk gibi çatıp baktım yüzüne. Gülüp yanıma yaklaştı, bir ayağıyla sol bacağımı bir iki ayak mesafesinde öne çekti, ardından yumruklarımı sıktı, baş parmağımı yerleştirdiğinde sol elimde önde kalacak şekilde çeneme doğru yerleştirdi ellerimi, “Bu senin gardın, ellerini asla düşürmek istemezsin. En ufak açığın canını yakacak bir hamleye sebep olabilir.” Dediği şey her ne kadar komik olmasa da güldüm bu dediğine. Acıların üzerinde yürümeye alışmış bir kız için fiziksel acı pekte önemli değildi aslında. “Şimdi sol yumruğunu düz bir şekilde uzat.” Dedi avucunu açmış beni bekliyordu, yumruğumu uzattığım zaman gülümsedi, “Güzel, asla yumruğunu itme. Seri hareketlerle uzat ve çek.” Dediğinde dediklerini uyguladım. Bir kaç saatin ardından gülümseyişi iyice artarken, ben eğlendiğimi hissediyordum. Torbaya vurmak göründüğü kadar kolay olmasa da tüm sinirimi buradan çıkarmak istercesine dediği şeylere dikkat ederek yumruk ve tekme atıyordum torbaya. “Sakin ol!” dedi bileğimden yakalamış torbadan biraz uzaklaştırmıştı beni. “Tekmelerini sert çıkartmanı anlıyorum ama ayağında hiç bir şey yok ve kendini burkabilirsin, gel hadi bir de benim üstümde çalışalım.” Dedi, yüzümde ki sırıtmam silinirken Beha bileğimi daha sıkı kavramış aniden kendine çekmesiyle kafam göğüs kafesine çarpmıştı. “Korkma seni dövmem.” Dedi adımlarını ringe doğru yöneltmişken. Onun peşinden sürüklenirken en sonunda ringe çıkabilmiştik, bileğimi bırakmış karşıma geçmişti, ”Sen sadece bana saldır ama akıllıca oyna.” Dedi, sol elini uzattığında bende aynı şekilde sola elimi uzatıp eldivenleri değdirdik birbirine. “Başla bakalım minik canavar.” Sinirlendirmek için alay etmeye çalışıyordu fakat ben zaten dün olanlardan dolayı sinirliydim. Attığım yumrukla Beha hafif sola kaçmış yumruğum çenesini sıyırır gibi olmuştu, sol tekmemi kaldırdığında göğüs kafesine ayağım değemeden tutmuş beni yere doğru çekmişti, dengem bozulduğunda düşecek gibi oldum ama bunu engelleyip bir kolunu belime sardı, “Sizde herhalde genetik bu bele sarılma huyu?” diye sordum, biri şu an bizi görse kick boks değil de tango yapıyor sanabilirdi. Evet, dedi iç sesim. Terlemiş halde ve de elinizde eldivenlerle tango yapıyorsunuz. “Hiç yorulmadın mı?” dedim, gözleriyle vücudunu işaret etti ardından attığı çapkın gülümsemeye baktım. “Sence bu bebekler yorulur mu?” dedi ukalaca. Gözlerimi devirip ondan destek aldım ve bulunduğumuz pozisyonu bozarak ayağa kalktım. “Ben yoruldum çünkü,” dediğinde gülümseyip elindeki eldivenleri ardından bandajlarını çıkarttı. “Sakın ölmeyi falan düşünme abim parçalar beni.” Dedi dudaklarını dişleyip işaret parmağıyla boğazını keser gibi yaparken. Kıkırdayıp bende eldivenlerimi çıkarttım, “Haklısın, sanırım abinin elinde olsa onun bulunduğu ortamda nefes alan herkesi öldürürdü.” Gülüşüm yüzüme kasılmış çenesi ve koyulaşmış gözleriyle bakan Bediz sayesinde yüzümde solmuştu. “Onların arasına katılmak ister misin?” dediğinde sertçe yutkunup başımı salladım iki yana, bu halime dudakları kıvrılacak gibi olsa da hemen kendini durdurmuş donuk bakışlarına geri dönmüştü. “Ben toplantıya gidiyorum ve sen Beha bu ufaklığa sahip çık.” Otoriter sesi herkesi hizaya sokacak kadar sert çıkıyordu. Bakışlarım onun için özenle dikilmiş gibi duran siyah takım elbisesine kaydı, onu böyle ciddi görmek çok tuhaf hissettiriyordu. Hele ki neredeyse her gün altında siyah eşofmanı ve…

Bölümün tamamını WritePad'de oku