2|Anka
Yazar: aslı Keleş

Beni Instagramdan takip edebilir misiniz kuşlar, kitap hakkında ve yazarlık hakkında içerik üretiyorum... @palvinlerdenkitap İyi okumalar 💞💞💞 🖋️🖋️🖋️ 2. bölümün adı; Anka " İnsan kırıldığı yaştadır." Ben doğmuştum, dünya'ya gözlerimi açtığım andan itibaren susturmuşlardı beni. Avuçlarıma dünya'nın yükü verilmişti, sorumluluklar yüklenmişti küçücük bedenime. Ve ben tam beş yaşında büyümek zorunda bırakılmıştım,içimde boğuştuğum çığlıklarım olmuştu her zaman, dudaklarımın arasında fısıltı gibi çıkan çığlıklarım. Ben tam beş yaşında öldürülmüştüm,çocukluğum orada can çekişmişti ilk defa, çığlıklarım ilk defa bu kadar çok duyulsun istemiştim, ben çocuk aklımla melek olmayı dilemiştim o gece. İnsan kırıldığı yaştadır ve ben hala beş yaşındaydım,hala o küçük çocuktum, ellerine bulaşmış kanla,bedenim de hissettiğim yoğun acıyla. İkiye bölünmüştüm o gece, bir yanım beş yaşındayken, diğer tarafım büyümüştü. Dünya'nın zalimliğini görmüş, susmayı öğrenmişti. Bu yüzden yıkamazdı beni kimse, ben yıllarca ayakta kalmışken şimdi gelip kimse öldüremezdi beni. Küçük Rüya için yaşıyordum ben,yaşamaya devam edecektim. Buğulanan gözlerimi sildim elimin tersiyle,ağlamayacaktım. Güçlüsün diye fısıldadım kendime, ayağa kalktım adımlarımı biledim bir bıçakmışçasına ve her attığım adımda içimdeki çocuğun güçlendiğini hissettim. Salonu nihayetinde bulduğumda koltuklardan birine oturdum rahatsızca, bir yabancının evinde ne kadar rahat olabilirdim ki sanki. Her ne kadar bir yabancı desemde bu adama , gözlerinde bir tanıdıklık vardı. İçimde ki ses ona güvenmemi söylüyordu, bir diğeriyse buradan kaçmamı lakin kaçmamı engelleyecek zincirlerim vardı ve bir kaç adımdan öteye iznim yoktu gitmeye. "Kaçtığını sandım." Korha'nın şakayla karışık kurduğu cümle, Bediz'in gözlerinde ki nefrette can çekişmişti. Kaçmamdan mı korkuyordu? Yoksa oyununu bozacağımdan mı? Pürüzsüz yüzü için yaratılmış donuk mavi irisleri'ni tamamlayan pembe dudaklarına kaydı istemsizce bakışlarım. Dudakları kıvrıldı yukarıya doğru, çok tehlikeli bir gülüştü bu bi' o kadar mükemmel, hayran olunası bir gülüş. Ona olan bakışlarımı zilin evin içinde yankılanan sesiyle fark ettim, utançla önüme kitledim bakışlarımı, halı yoktu ki size desenlerini,nasıl işlendiğini, halının tarihçesini anlatayım. Bediz zilin hala çalmasına öfkeyle bir kaç şey mırıldanırken,Korhan sakin bir şekilde kalkıp kapıya ilerledi ve şiparişleri alıp geri döndü. O kadar farklıydılar ki,birinde çözemediğim şeyler vardı, diğeri hayat doluydu. Biri nefretle bakarken,biri şefaketle bakıyordu. Sanki biri hiç sevilmemişti, diğeriyse hiç istemediği kadar sevgiye boğulmuştu. Hayat ikisine de farklı yaklaşmıştı ve anladığım kadarıyla aramızda hayatın tek güldüğü kişiydi Korhan. "Pizzalarımız da geldi!" neşeli sesi salonu dolduruyordu, ne bu neşe oturda ağla biraz diyesim gelmişti. Acımasız bir kız değildim sadece bulunduğumuz, durum saçmaydı, beni kaçırmışlardı ve oturmuş pizza sipariş ediyorlardı. 'Pizzalarımız da geldi, hadi kaçırdığımız kızla oturup bunları yiyelim sonra onu nasıl kaçırdığımızı konuşur biraz mizahını yaparız,' Korhan'ın cümlesini kendi içimde tamamlarken, komik değildi aksine sinir bozucuydu. Önüme koyduğu pizzadan bir dilim alıp uzattı bana doğru, elime aldım, yüzlerine bomboş bir ifadeyle baktım, "Yesene," dedi elimde ki pizzayı,elindeki pizza ile gösterirken. Ufak bir ısırık aldım pizzadan,aç olmadığımı fark ettim, iki gündür hiç bir şey yemememe rağmen. Elimde ki dilimi Pizza kutusuna geri bıraktım,"Yesene," dedi Korhan başımı iki yana salladım, cevabım netti, "İstemiyorum." dedim. Aldım can kırıklarımı, adımını attığım her yere serptim, benim can kırıklarım onların canlarına değsin diye. İlk başta zorla itildiğim odaya girdim isteğimle, gözlerimi açtığım yatağın yorganını kaldırıp usulca girdim arasına, kıvrıldım cenin pozisyonuna gelene dek. Küçülmek istedim, yok olmak. Olmadı, yıldızlar kaydı, dileklerimi dilemek için her defasında geç kaldım. Bende vazgeçtim dileklerimden, hayallerimden. Gözlerimi k…