Oyun Bozan

26| Zambak Kokusu

Yazar:

Oyun Bozan - aslı Keleş kitap kapağı
Oyun Bozan kitap kapağı

26. Bölümün Adı; Zambak Kokusu ‘’Kalk hadi uykucu!’’ Mahir dayımın sesiyle gözlerimi aralayıp yorganı çene hizama indirdim. Başım ağrıyordu ve yüksek sesle konuşup beni uyandırması ağrının büyümesine eşlik etmişti. ‘’Bıraksan da biraz daha uyusam dayı?’’ dedim masum bir köpek yavrusu gibi bakarken. Kafasını iki yana ‘hayır’ der gibi salladı. ‘’Birincisi; sen bu gün bize olayları anlatacaksın,’’ dedi parmakları ile gösterirken ve devam etti. ‘’İkincisi; artık bizimle beraber şirkete geliyorsun. Babam sana ofis ayarladı, yanında da işi öğretmek için biri olacak. Bundan sonra bizden ayrı gezmeyeceksin.’’ Gözlerim irileşirken yattığım yerden hızlıca ayağa kalktım. ‘’Ne saçmalıyorsun dayı, ne demek bizden ayrı gezmeyeceksin?’’ şakaklarımı ovuşturup ofladım. ‘’Küçük çocuk muyum ben?’’ diye sordum sitemle. Tamam görünür yerlerde onların istedikleri gibi olmam da sorun yoktu ama hayatımı komple baştan sona istedikleri gibi kontrol edemezlerdi. Sinirle oda da volta atmaya başladım. Elimi yüzümü yıkasam biraz sakinleşebilirdim sanki. Banyoya doğru yöneldiğim sırada dayım arkamdan seslendi. ‘’Yanlış anladın be ufaklık. Sadece başına bir iş gelmesin diye.’’ Benim başıma ne geldiyse dolaylı yoldan sizin sayenizde geldi zaten. Eğer annemi kendinizden itmeseydin, o kadına dönecek bir yuva bırakmış olsaydınız ben zaten burada büyürdüm. Başıma da hiç bir şey gelmedi. ‘’Sakin ol.’’ Dedim avuçlarımla lavaboyu sıkarken. Aynaya bakıp soğuk suyu açtım ve yüzüme çarptım bir kaç dakika kendime gelebilmek için. Su yüzünden bir kaç saniye kesilen nefesimle soluk soluğa aynadaki yansımama baktım. Saçlarımın ucunda asılı kalmış bone, dağılmış ve kabarmış saçlarım. Uyumaktan şişmiş göz altlarım ve hala daha sinirden seğiren gözlerim. Tekrar derin bir nefes aldım buna ihtiyacım vardı. Banyodan çıkı dolaba doğru yöneldim ve dolaptan bir kaç kıyafet alıp banyoya geri döndüm. Dayım hala daha odadaydı. Kime böyle bir şey söyleseniz yanlış anlar ve kızar. Bende haklıydım pek tabi, onlara soracak olursanız da onlar haklı. Birinin torunu diğerinin yeğeniydim ama bu kadarı da fazlaydı. Bu yaşına kadar kendi başının çaresine bakmış biri için. Üstüme mavi çizgili bir gömlek, altıma ise dar yüksek bel buz mavisi bir kot pantolon giydim. Odaya geri dönüp dolabın üstündeki şeffaf ayakkabı kutusundan siyah stilletoları çıkartıp ayağıma giydim. Ardından dolaptan blazer ceketimi de alıp üzerime geçirdim. ‘’Birazdan geliyorum dayı.’’ Dedim odadan çıkmasını ima ederken. Kafasını sallayıp omuzları düşük bir şekilde odadan çıktı. Omuzlarımı silkip çekmeceden saç kurutma fönünü çıkartıp saçlarımı hem taradım hem şekil verdim. Ardından fak bir makyaj yapıp aşağı yemek odasına indim. Herkes sofranın başına oturmuş bana bakıyordu. Çocuklar çoktan kahvaltısını edip okula gitmişlerdi. Daha şimdiden boğazıma dizilecek olan yemek için sabırsızlanıyordum. Sandalyeyi biraz geri çekip oturdum. Elime aldığım çatal ve bıçakla tabağıma bir şeyler doldurmaya başladım. ‘’Sizinle şirkete gelmek isterim dede ve bundan memnun olurum ama bu beni gözetim altında tutabilin diye değil.’’ Dedim çatalıma batırdığım hellim peynirini bıçakla parçalara ayırırken. Bir parça ağızıma atıp dedeme baktım ve konuşmaya başladım yutkunarak. ‘’İznin olursa pazarlamayı öğrenmek isterim.’’ Dedim gülümseyerek. Aslında hiç isteğim yoktu. Sadece kontrolün hala daha benim elimde olduğunu göstermek için yapıyordum bunu. Dedem memnun olmuşçasına gülümsedi. ‘’çok mutlu oldum cici kızım. Elimdeki bıçağı istemsizce biraz daha sıkıp kahvaltıma geri döndüm. Hiç bir şey sormamaları için dua ediyordum sadece. Kafamı tabağa gömmüş devamlı ağızıma bir şeyler atıp duruyor, bir yandan çayımı yudumluyordum devamlı. Kahvaltı bitmek üzereydi. Aslında çoktan çıkmış olmaları gerekirdi ama beni beklemişlerdi. Ayağa kalktım ve çayımdan bir yudum daha alıp bir türlü ayrılamadığım sofrayla vedalaştım. ‘’Bir an masayı yiyeceksin sandık.’’ Gülerek laf çarpan yengeme baktım ters ve çatık kaşlarımla. Gülüşü yüzünde solarken benim dudaklarımın…

Bölümün tamamını WritePad'de oku