Oyun Bozan

20| Mürekkebe Bulanmış Ölüm

Yazar:

Oyun Bozan - aslı Keleş kitap kapağı
Oyun Bozan kitap kapağı

20. Bölüm: Mürekkebe Bulanmış Ölüm Delibal... Tek kelime ile beni özetlediğini düşünüyordu ama bana ilk Anka ismini verende oydu. "Her defasında küllerinden yeniden doğacaksın ve her defasında öleceksin Anka. Senin Azrail’in ben olacağım." Dediği gibi de olmuştu, belki o öldürmemişti beni ama beni öldürmek için atılmış oku, kendi elleriyle vermişti düşmanın eline. Uzun bir soluk aldım ve durdum. Durmam gerekiyordu, bir nokta da çığlık atacaktım yoksa. Yüzlerce samimiyetsiz yüzün arasında dolaşmak, her birine tek tek selam vermek ve attığın her bir adıma dikkat etmek o kadar zordu ki... Dakikalar, saatleri kovaladı. Saatler ise sanki günler gibi geçmişti benim için. İçimde ki karmaşayı, dışarıya vurmak istiyordum. Dur demek istiyordum, herkese, en çokta kendime. Kim olduğumu anlamaya çalıştığım bu günler de, o kadar çok kafamı karıştıran olaylarla karşılaşıyordum ki. Griye boyanmış bu sayfaları tekrardan beyaz yapabilme umudu ile yaşıyordum sadece. Nihayetinde balo bittiğinde eve gelmiştim, koşar adımlarla yukarıya çıkıp kapıyı kapattım sertçe. Kapının arkasına çöküp yavaşça kendimi yer çekimine teslim ettim. Ait olmak istediğiniz yerde hiç ait olmadığınızı hissettiğiniz bir an olmuş muydu? İşte ben tam o anlardan birindeydim. Ait olmak istediğim bir aile vardı karşımda. Birbirine sevgi ile sarılan, kanatlarının altına alıp koruyan; sözleriyle güvende hissettiren bir aile ama şu var ki ben onların dünyasına ait değildim. Onların oyun kuralları farklıydı; daha sert, daha gösterişli. Perde açılırdı, ışıklar onlara dönük seyircilere yapmacık oyunlarını sergilerlerdi. Perdeler kapandığın da ise... İşte asıl oyun o zaman başlardı. Eğer gösteri tatmin edici olmamış ise konuşulmaya başlanırdın ve hiçte iyi bir şey değildi. Bu yüzden onlar gibi olamazdım, her adımımı planlı ve onlara göre atmak bana göre bir şey değildi. "Of!" Ayağa kalkıp üzerimde ki elbiseyi çıkartmak için ellerimi geriye doğru attım. Fermuara ulaşamadığım için gerginliğim artarken lambaderin aydınlattığı oda da bir nefes sesi duydum. Bir çift gözün beni dikizlediğini hissettiğim de kafamı kaldırdım hafifçe. Arkamda durmuş aynada ki bana bakıyordu, sinirden çatılmış olan kaşlarıma bedenimde eşlik etti. "Yardım etmemi ister misin?" Boynuma değen nefesi tüylerimi diken diken ederken aynadaki yansımamıza baktım. Donuk mavi gözlerinde hala daha anlam veremediğim bir ifade vardı, çözemiyordum. "Seni arıyormuş." Dedi fısıltıyla. Bilerek yapıyordu çünkü ben onun gibi duygularıma maske takabilen biri değildim. Eli izinsizce elbisenin fermuarına gittiğinde arkamı döndüm. Nefeslerimiz birbirine karışırken boynuna yaklaştırdım dudaklarımı ve onun yaptığı gibi fısıldadım. "Günahına beni ortak etme Lucifer, artık yanmak istemiyorum." Yüzünü geriye doğru çekip gözlerimin içine baktı. Eli belimi sarmalarken bedenimin alev aldığını hissettim. "Sen bu dünyaya yanmak için doğdun Anka ve ben senin ateşin ile küle dönüşmeye geldim." Dedi davetkâr bir ses tonuyla. Ben başkalarının günahı ile doğmuş, onların bedellerini ödemiştim hayatım boyunca. Cennetin yasak elması olsan bile Bediz Arden, seni arzulayamayacak kadar yaralandım tarafından. "İlk önce yaraladın, sonra yaralarımı sarmak istediğini söyledin. Yalanlarınla parçaladın, kirli oyunlarına soktun. Şimdi de benimle yanmak istiyorsun Bediz Arden." Ben üzerine adımladıkça o da geriye gitmeye başlamıştı, eli hala belimde, bakışları gözlerimde idi. "Oyunu bozdun Bade Korsoy." Dedi, kendinden emin duruşuyla. Gözlerinde daha yeni yeni anlamaya başladığım arzu yerini hırsa bırakmıştı. Onu ilk gördüğüm geceye dönerken gözleri, geriye çekildi bir kaç adım. "Mehmet seni arıyor." Dedi ifadesiz bir suratla. Tekrar başa döndüğümüzü hissettim. 'Sana ait olan her şeyi alacağım.' demiş yaşamam için daha iyi nedenler vermişti fark etmeden elime. 'her defasında ölecek ve yeniden doğacaksın.' demişti, ben ölmüştüm ve şimdi bambaşka bir kimlik ile duruyordum karşısında. Bu onu o kadar çok rahatsız ediyordu ki, oyununu oynamamış. Sergilediği gösteri ya…

Bölümün tamamını WritePad'de oku