Oyun Bozan

19| Küllerin Dansı

Yazar:

Oyun Bozan - aslı Keleş kitap kapağı
Oyun Bozan kitap kapağı

19. Bölümün adı : Küllerin Dansı Mutluluk dediğin şey bazen yalnızca acının kısa süreli izin almış hâlidir; insan güldüğünde iyileştiğini sanır, oysa sadece unutmamayı erteler. Kimliğini adınla, benliğini hatıralarınla, varoluşunu başkalarının seni sevme ihtimaliyle tanımladığında fark etmezsin ama aslında yaşadığını değil, katlandığını düşünmeye başlarsın. En tehlikelisi de şudur: Her şey yolundaymış gibi hissettiğin anlar vardır ya, işte o anlar çoğu zaman kendine söylediğin en büyük yalandır. Elimdeki kalemi defterin arasına koyup, kapattım. Günlerin acelesi vardı sanki. Kimliğimi ikinci kez başkasının ağızından duymamın üzerinden tam bir ay geçmişti. Bana bir oda ayarlamak istediklerinde annemin odasını istedim. Yeni hayatımda en çok ihtiyaç duyduğum şeydi annem, onun varlığını en çok hissedebileceğim yerdi burası. O kadar çok karıştırmıştım ki odayı işin içinden çıkamamıştım. Annemin günlüklerini bulmuştum. Günlükleri diyorum çünkü bir raf dolusu günlük doluydu kitaplığında. Masalları sevdiğini biliyordum fakat annemin kalemi eline almayı bu kadar çok sevdiğini bilmiyordum. Belki de yazdıklarını görmemden korkmuştur. Ben bile okumaya cesaret edemiyordum; çünkü bazı kelimeler insanın hayatını geri dönülmez şekilde değiştirirdi. Bir insanın korkusu yüzünden en sevdiği şeyi yapmayı bırakması kim bilir ne kadar zordu... Bana bir kart vermişlerdi, yeni kıyafetler yeni eşyalar almak için. Benim en çok giymeyi istediklerim ise annemin dolabındakilerdi. Fadime abla ile birlikte bütün odayı temizlemiştik, kıyafetlerin hepsini yıkamış yerine yerleştirmiştik aynı özenle. Şu an elimde tuttuğum annemin yarım bıraktığı günlük ve o gün son kez giydiği pijama ile öylece yatağın ortasında oturuyordum. Derin bir iç çektim, bu defa huzur kokuyordu. Bahar tekrar gelmiş gibi hissediyordum kışın ortasında. Bir insanın mutluluğunu tarif edecek kelime bulamaması kadar kötü bir şey olamazdı herhalde. Mutluydum ama tek kelime kalmamıştı dudaklarımın arasında. Kapım hafifçe tıklatıldı. “Gel.” Dedim, kafamı uzatıp gelen kişiyi görmeye çalışarak. Anneannemi gördüğümde yüzüme yayılan gülümsemenin aynısında onda da olduğunu gördüm. “Bade, sana bir şey getirdim.” Dedi çekimser bir tavırla. Elimdeki deftere yatağın üzerine koyup yanına gittim. “Gel Süreyya Sultan, ver bakalım.” Dedim sevecen bir ses ile. Alışmışlardı bana, tıpkı benim onlara alıştığım gibi. Beni reddedeceklerinin endişesini yaşarken, onlar torun hasretiyle, annemin hasretiyle o kadar geç kalmışlardı ki hayata; bir keşke daha sığdırmak istememişlerdi kısacık ömürlerine. “Eğer istersen...” Uzattığı kağıdı elinden aldım. Okumaya başladım. Kafamı kaldırdığımda benden cevap bekleyen gözlere baktım dolu gözlerimle. Kafamı salladım, o kadar çok salladım ki anneannem yüzümü avuçları arasına almak zorunda kalmıştı. “Evet,” dedim. “Tüm kalbim ile evet!” Boynuna sarılırken o da kollarını belime sardı. Geç kalınmış bir hikayenin en güzel sayfası açılıyordu bu gün benim için. “Ben,” dedim geri çekilip ellerimi birbirine kavuştururken. Heyecanla olduğum yerde zıplamaya başlamıştım. Hızımı alıp camı açtığımda ne yaptığımın farkında bile değildi. “Ben artık Bade Korsoy’um!” Anneannem arkadan kahkahalar atarken boynuna tekrar sarıldım. “Benim artık bir ailem var!” Dedim bir yandan gözlerimden yaşlar süzülüp diğer yandan anneannemin yanaklarına öpücükler kondururken. “Ooo Sultanım bize gelince sırnaşmayın, ben otoriter bir kadınım pozları. Sıra yeni torununa gelince şaklabanlıklara izin ha?” Sitemkâr bir ses tonuyla konuşan dayıma baktım. Ne zamandır orada olduğunu bilmiyordum ama onun da yanına koştum. Kollarımı beline dolayıp göğüs kafesine sığındım. “Siz benim evimsiniz dayı.” Dedim titreyen sesimle. “Merak etme ufaklık, biz hep yanındayız.” Dayım saçlarımın arasına sıcak bir öpücük kondurup geri çekildi. “Ama hadi artık kahvaltıya inelim, çocukların midesi kazınmış durumda.” Diye de eklemeyi unutmadı. Kafamı sallayıp onları odadan uğurladım. Dolabı araladım. Eskimiş dolabın kapağını her açtığımda olu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku