Oyun Bozan

1| Ölüme Bir Adım Kala

Yazar:

Oyun Bozan - aslı Keleş kitap kapağı
Oyun Bozan kitap kapağı

Bol bol yorum ve votelerinizi bekliyorum... Beni Instagramdan takip edebilir misiniz? @palvinlerdenkitap İyi bayramlar ve iyi okumalar 💞💞💞 🖋️🖋️ 1. bölümün adı; Ölmeye Bir Adım Kala "Ölmek istiyordum, içimdeki küçük kız çocuğuysa sıkı sıkıya tutuyordu ellerimi, düşüp kanatmayayım dizlerini diye." Bataklığın içine girmiştim sanki, ne kadar çırpınırsam o kadar batıyordum derine. Ne kadar kaçmak istersem isteyeyim sıkışıp kalmıştım ait olmadığım yerlere. Ne yardım eli uzatan olmuştu bana, ne de çıkabilecek bir cesaretim. Şimdi karşımda bir beden duruyordu, elinde kanlı bir bıçak gözlerimi tarumar ediyordu gözleri. Bir ses fısıldıyordu; ‘Lucifer oyun davetiyesini gönderdi.’ diye ama ben oyun oynayamayacak kadar yorgun bir ruhtum. Yalanlara toktum, gerçeklere kör. Nefes alışlarım hızlanırken göz kapaklarımı araladım ve karşımda ki buz mavisi gözlere baktım. Onun gözlerindeki ateş beni de içine çekiyordu. Karnımda oluşmaya başlamış sancılar dizlerimin daha çok titremesine sebep oluyordu. Eli gevşerken, bıçağın zemine düşüşü tok bir ses yaratmıştı. Bir yere baktım bir gözlerine, neden bırakmıştı ki bıçağı? Anlam veremeyen bakışlarla bakmaya başladım ona. Gözlerinde ki yoğun nefret yavaş yavaş kaybolurken yerini şeytani pırıltılar almıştı. "İşim bittiğinde seni ve; sana ait olan her şeyi elinden alacağım." İstemsiz akan göz yaşlarıma sinirle bir küfür savurdum. İrislerini kahverengi harelerime çevirdi, akıp giden yaşlara kaydı bakışları. Dudakları tehlike bir gülümsemeye gebe kaldı, içimde çıkan fırtınaları bile bile yayıldı o gülüş yüzüne. Zaten neyim kalmıştı, bu bedenden başka? Bana zaten hiç seçme hakkı verilmeden alınmıştı elimden geleceğim, ve bu adamın benden alabileceği tek şeydi nefesim. "Al!" Diye fısıldadım zoraki çıkan sesimle. Al ki, bende kurtulayım küle dönmüş hayallerimden, rüzgarla savrulan umutlarımdan, hatırlamayı reddettiğim geçmişimden. Önümdeki duvar yerle yeksan olurken, bedenide ansızın kayıplara karıştı. Ben Rüya Karaca nereye kaçarsam kaçayım, felaketler rüzgarı beni asla bırakmayacaktı. Dizlerimi kendime çektim, kollarımı dizlerime sardım. Büyük ihtimalle baskı uyguladığı için kolumda ufak sıyrıklar vardı. Kanıyordu ama bunu umursayacak durumda değildim. Artık sorgulamayı bırakmıştım çünkü ne kadar sorgularsan o kadar yıpranırdın. "Üzgünüm..." diye bir fısıltı firar etti dudaklarımın arasından. Nefes almaya devam ettiğim her saniye için özür dilerim kendimden çünkü ben nefes almaya devam ettikçe geçmişim beni tüketmeye devam edecekti. Ruhum binlerce parçaya bölünmüştü ve benim o parçalar üzerinde yürümekten başka bir şansım yoktu. Zor da olsa gözlerimi kapatıp kendimi karanlığın rahatsız kollarına bıraktım. Odadan gelen hışırtılar uyanmama sebep olmuştu. Yattığım yumuşak zeminden destek alarak yattığım yerde doğruldum ve ellerimle gözlerimi ovuşturdum. Başım ağrıyordu. Ne zamandır uyuyordum? "Uyanmışsın," dedi sert ama kısık bir ses tonuyla. Tişörtünün eteklerinden tutarak yukarıya doğru çekiştirdi ve üstünden çıkartarak fayans zemine fırlattı. Her kızın hayranlıkla bakacağı bir vücudu vardı, fakat bu şu an bana hiçte çekici gelmiyordu. Bu konuyu tartışmamak üzerine hafızamın tozlu raflarına kaldırmam gerekmişti, çünkü eli kemerine doğru gidiyordu. Bu yatağa beni kimin yatırdığını bilmiyordum ki şu an bir önemi yoktu, üzerimden yorganı kaldırıp ayaklarımı yataktan sarkıttım ve odadan hızlı adımlarla çıktım. Boş koridorda banyoyu ararken bir anda karşıma çıkan bedenle sendeleyip geriye doğru savrulsam da son anda beni kolumdan yakalayarak düşmemi engelledi. "Özür dilerim..." dedi gözlerini gözlerime odaklayarak. Elimi sorun değil der gibi sallayarak kolumu ellerinin arasından kurtardım. Gözlerimi bana acıyarak bakan gözlerinden ayırarak koridorun sonuna doğru yürümeye başladım. Onunlaydı. Aynı eller koluma tekrar yapıştığında kolumu yine sertçe çektim ve yüzüne korkunç bir ifadeyle bakmaya çalıştım. Dudakları aralandı fakat bir şey diyemedi. Ne diye acıyordu ki bana sanki. Koridorda ilerlerken aniden dur…

Bölümün tamamını WritePad'de oku