Oyun Bozan

18| Yarım Kalan Hatıralar

Yazar:

Oyun Bozan - aslı Keleş kitap kapağı
Oyun Bozan kitap kapağı

18. Bölümün: Yarım Kalan Hatıralar Büyük kayıplarından doğmaz mıydı en güzel başlangıçlar. Korlar tekrar alev almaz mıydı, bitti dediğin anda. Özlem çıkıp çalmaz mıydı günün birinde kapını? Benim kapımı bu gün gerçekler çalmıştı, biraz acı, biraz tatlı şekilde. Kollarını bana saran bedenin kokusunu çektim içime uzunca. Aile kokmak böyle bir şey miydi? Kafamı geriye doğru yatırıp yüzüne baktım dikkatlice, "Gitmemiz lazım dayı." Dedim. Kendimi her ne kadar bu anın içinde bırakmak istesem de olmazdı. "Gidelim." Dedi tok bir tonda. Montlarımızı giyinip arabaya ilerledik. Acelemiz vardı ama bu geç kalınmış bir hayata karşı bir aceleydi. Sonsuz gibi gelen yolculuğun sonunda hastaneye varmıştık artık. Arabadan inip kapıdan geçtik ardından ilk gördüğümüz doktorun yanında bittik. "Annem ve Babam bu hastaneye getirildi hangi kattalar. Korsoy ailesi?" Dayım cümlelerini sıralarken koridorun sonundan Fadime ablanın bize doğru yürüdüğünü görüp dayımı dürttüm dirseğim ile. "Dayı Fadime abla geliyor." Hala daha dayı dememe alışamamış olacak ki bakışları beni bulmakta zorluk çekiyordu. "Fehmi bey kalp krizi geçirmiş!" Korku ve panikle çıkıyordu Fadime ablanın sesi. "Sakin ol Fadime Hanım, bir dur. Doktor nerede?" Dedi dayım sakin bir ses tonuyla. Dayımızda ki sakinlikte adam öldürür. "Kalp krizi diyor dayı." Dedim güçlükle çıkan sesimle. Ben neden olmuştum buna. Ben yapmıştım. Yaşlı bir adama kalkıp gerçekleri pat diye söylememeliydim işte. "İlk değil." Dedi yatıştırıcı bir ses tonuyla. Ardından Fadime ablayı takip etmeye başladık. Koridorun sonundan sağa dönüp bir odaya doğru ilerledi. Odadan çıkan doktoru görünce derin bir nefes aldım. "Dedem nasıl doktor bey?" Bir kaç dakika süren boş bakışların ve sessizliğin ardından söyleyeceklerini toparlamış olmalı ki nihayetinde konuştu. "Dedeniz gayet iyi sadece biraz istirahat etmesi lazım, bir kaç gün misafir edip durumuna bakacağız." "Peki annem nerede, Süreyya Korsoy?" Dedi dayım. "O da gayet iyi, serumu bittikten sonra bir kaç tahlil yapıp taburcu edebiliriz." İçime su serpen doktorun ellerinden öpmek istedim. Sebepleri olmak istemezdim. Yeni kavuştuğum insanları uzun bir yolculuğa uğurlama fikri hala daha kalbimi sıkıştırıyordu. Dayım odanın yerini sorduktan sonra onunla birlikte bende odaya girdim. Neler diyeceğini merak ediyordum. Acaba beni dinler miydi? Yargısız infaz onların işi değil mi zaten, Bade? Hiç dinlemeden seni kovarsa şaşırmam. Bu ihtimalleri düşünmek bile istemiyordum ama zihnim o kadar bulanık ki ne kadar kötü senaryo varsa, önüme tek tek döküyordu. Odaya girdiğimizde derin bir nefes aldım. Anneannemin koluna takılmış serum neredeyse yarıya kadar gelmişti. Solgun olan cildi, baygın bakışları kalbime birer kor düşürdü. Dayım anneannemin yanına yaklaşmış uzattığı elini tutmuştu. Tam o esnada duygularımın üstüne bir öküz oturan o cümleyi sarf etti dudakları. "Kuzum çok kötü bir rüya gördüm." "O..." Tam ağızımı açtığım an dayımın bakışları beni durdurmuştu. Rüya görmemişti ama ona bunu söylemem gerekiyordu. Bende artık ailem olsun istiyordum. Bende onların yanında yemek yemeyi, sohbetlerine, gülüşlerine dahil olmak istiyordum. Niye izin vermemişti ki... "Sorun yok anneciğim, tansiyonun düşüp bayılmışsın zaten." Dedi dayım telkin etmek için. Ardından cümlesine devam etti, "ben bir babama bakacağım," dedi sakin bir tonda elini çekerken. Anneannemin bakışlarına hüzün doldu. "Can parem iyi mi?" Sesinde ki telaş bana mutluluk vermişti. Dedem nasıl ona hala aşık ise o da dedeme aşıktı. "Merak etme iyi o da, yarın öbür gün taburcu edilecek." Dedi. Eline nazik bir öpücük kondurup, ellerini saçlarına daldırdı ve nazikçe öptü alnından. Odadan çıktığımızda ona sorgularcasına baktım. "Neden izin vermedin?" Dedim sinirle karışık hüzünlü sesimle. Kafasını salladı, "önce biz konuşalım istersen?" Dedi tek kaşını kaldırarak. Benden şüphe ediyordu, bunu gözlerinde görebiliyordum. O da mı yalancı olmakla suçlayacaktı yoksa beni? O zaman niye sarılmıştı ki evde bana? "İstersen kantine gidelim." Dedi,…

Bölümün tamamını WritePad'de oku