Oyun Bozan

14| Durmuş Yelkovan

Yazar:

Oyun Bozan - aslı Keleş kitap kapağı
Oyun Bozan kitap kapağı

14. Bölüm : Durmuş Yelkovan "Zamanın sesi öyle bir susmuştuki; anılar sonsuzluğa saklanmak zorunda kalmıştı." Kapının eşiğinde durdum. İçeri adım atmak, bir odaya girmekten çok daha fazlasıydı; yıllardır kilitli kalmış bir hayata dokunmaktı bu. Nefesimi tuttum. Sanki yanlış bir hareketle geçmiş uyanacak, duvarlar konuşmaya başlayacaktı. Oda sessizdi ama yokluk bağırıyordu. Her şey yerli yerindeydi; yalnızca sahibinin nefesi eksikti. O nefes olmak istedim, annemin nefesi... Duvarlara ilişti gözüm, her yerde kitap posterleri vardı. Annem gençliğinde de kitap okumayı çok seviyormuş, nasıl bu kadar çok masal anlatabildiğini şimdi anlıyorum. Ama zaman öyle bir durmuştu ki, öyle bir saklamışlardı ki bu odayı. Gittiğinden beri hiç dokunulmamış gibiydi, oda da hafif bir koku vardı, yılların verdiği yalnızlığın kokusuydu bu. Eksik kalmışlığın kokusu... Perde bile yarı Aralık duruyordu hala daha... Bir kaç adımda içeri girdiğimde etrafı taradım gözlerimle ilk başta. Demirden olan çift kişilik yatağa ilişti gözüm kırışık bir nevresim üzerinde ise katlanmış yeşil bir pijama vardı. Yatağın yanına kadar ilerleyip pijamaya dokundum yavaşça. Annemin giydiği son pijamaya kadar dokunulmamıştı oda da. Birinin varlığını hem unutmak isteyip, hem de saklamak... Hem kaybetmekten korkup, hem kendi ellerin ile kaçırmak... Ardından çöktüğüm yerden kalktım dolaba doğru yöneldim kapağı aralık kalmış dolabı açtım. Eskimiş menteşelerin sesi odadaki sessizliği bir bıçak gibi kesmişti. Umursamadım. Çünkü şu an annemin gençliğine bir yolculuğa çıkmıştım, sonsuz bir serüven gibiydi... Hiç bitmesin isteyeceğim bir serüven. Tozlu kıyafetlere ellerimi sürerken elime bulaşan geçmişin acı tarifi yüreğimi dağlamaya başlamıştı. Dolabın sonuna geldiğimde makyaj masası karşıladı beni. Üzerinde duran fotoğraflara baktım. Cidden annemize ne kadar da çok benziyoruz... Elim fotoğraflara doğru giderken hava da asılı kaldı... Derin bir nefes aldım ciğerlerimi yakacağını bile bile. Titreyen parmaklarımla kavradığım parfüm şişesine baktım. Sıksam, tekrardan sarılabilir miydim anneme? Geçmiş (11.10.2011) küçük kız elinde tuttuğu parfüm şişesini sallaya sallaya odaya girmişti. Odaya dolan parfüm kokusu genç kadını zamanda geriye götürmeye yetmişti. Arkasını dönüp kızına baktı. "Anneciğim kaç defa diyeceğim sana o parfümü sıkma. Zaten bitti." Koşarak annesinin yanına gelmişti küçük kız, parfümü annesine uzatırken suçlu gözlerle baktı annesinin yüzüne. "Hayır kızmıyorum kızım sana." Küçük kız koltuğa ardından da annesinin kucağına çıkıp kafasını boyun girintisine yaslamıştı. "Ama çok güzel kokuyor anneciğim ve ben senin kokun hep yanımda olsun istiyorum.." Şimdiki Zaman (24.02.2026) Parfümü bileğime sıkıp kokusunun ciğerlerime dolmasına izin vermiştim. Bu vanilya kokusunu ömrüm geçse burnumdan kimse söküp alamazdı. Annemin kokusu. "Tekrar annem kokuyorum..." Fısıltım havada asılı kalırken gözlerimden süzen yaşlara aldırış etmedim. Yirmi yıllık ömrümde ilk kez mutluydum. Annemin gidişinin ardından ilk mutluluk göz yaşımdı bu benim ve ben bu zamanda kalmak istiyordum... Dizlerimin üzerine çöktüm yavaşça, ruhumu işgal eden anılar o kadar yoğundu ki bedenimi ayakta tutmakta zorlanmaya başlamıştım. Tozlu, eskimiş halıya cenin pozisyonunda yattım sessizce. Tek istediğim şey sonsuza kadar bu zamana hapis olmaktı. Adım sesleri duydum, ardından kapının kapandığını işittim. Göz kapaklarım ağır ağır kapanırken, göz pınarlarımdan süzülen yaşları sildim yavaşça. Zihnim ağırlaşmaya kapanmaya başlamıştı bile. Uyku ve huzur ve beni öyle bir çekiyordu ki içine direnemedim ve kendimi annemin kokusuna rehin bıraktım. Aradan ne kadar zaman geçmişti bilmiyordum ama gün ağarmaya başlamıştı. Kendimi halının üzerinde dikleştirdim ve etrafa bakındım. Rüya değildi yaşadıklarım, gerçeğin tam ortasında, burada duruyordum. Halının üzerinden kalkıp sarsak adımlarla kapıya doğru ilerledim. Buradan çıkmak her ne kadar canımı acıtsa da buna mecburdum. Almam gereken cevapları almak için gitmem gerekiyordu. Kapıyı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku