Oyun Bozan

11| Geçmiş Galiba Gelecek

Yazar:

Oyun Bozan - aslı Keleş kitap kapağı
Oyun Bozan kitap kapağı

11. Bölüm adı: Geçmiş galiba gelecek "Zamanın kalemi, küçük bir kızın vavelyası ile kırılmıştı..." Dolan gözlerimi sakince kapatıp açtım, içimde kopan acı çığlığa inat dikleştirdim duruşumu. Annemin kalbime ok gibi saplanan sesi yankılandı kulağımda. Derin bir nefes alıp buruşmuş kağıdı okşadım yavaşça. Annemden bana kalmış son şeydi elimde ki acı mektup. "Kızım, küçük meleğim, Bade'm... Meraklı küçük kalbine açtığım derin hüzün yüzünden affet beni miniğim. Tek amacım seni korumaktı. Bunu okuyorsan ben yanında değilim, ya da o meraklı küçük parmakların bir yerleri karıştırmış demektir. Sana son bir kez masal anlatmamı ister misin küçüğüm? Annenin kaleminden son bir masal..." Bu defa defaki masalın hiç masum değil anneciğim. Yarattığın acıların etten kemiğe bürünmüş elleriyle boğazımı sıkmakta. " Bir varmış Bir yokmuş... Akıp giden zamanla birlikte savrulmuş porselen bebek kucağındaki küçük prensesiyle. Porselen bebek ailesinin yanına dönmeyi düşünmüş ilk kaçtıkları gün ama babasının sözleri aklına gelmiş o an. "O canavar ile bu kapıdan çıkarsan bir daha asla geri gelemezsin!" Babasının sert ses tonu zihninde öyle bir yankılanmış ki, başka diyarlara kaçmaya karar vermiş. Uzak, onları kimsenin bulamayacağı. Sıfırdan başlarız diye düşünmüş porselen bebek, yeni isimler yeni hikayelerle. O artık ne Feraye Korsoymuş, ne Feraye Karalay... O artık hiç kimseymiş. Ela Taşkıran olmuş, tıpkı kızı Badenin Rüya taşkıran olduğu gibi. Günler haftaları kovalamış haftalar ise ayları porselen bebek bir adamla tanışmış çalıştığı iş yerinde bu genç karizmatik adam o kadar iyiymiş ve prensese o kadar iyi davranıyormuş ki buldum demiş. En azından kızımın bir babası olur. Evlendikleri gün, ikinci hatasını yapmış ama dönüşü yokmuş bu hatanın yıllar sonra anlamış bunu. Bu defa kaçacak bir yer bulamamış, ne değiştirecek bir soy isim kalmış ne de sığınacak limanları... Özür dilerim kızım. Sana yaşattıklarım, senden sakladıklarım için affet beni. Belki hiç bir şeyi telafi etmez ama Korsoy ailesini bul miniğim. Onlar senin kanın, canın. Zamanında bundan kaçmış olsam da geri alamadığım en büyük pişmanlığım. Geçmişi belki değiştiremem ama geleceği sen değiştirebilirsin..." İçimde yeşermeye başlamış olan siniri kendimi silkeleyerek attım içimden. Annem hayatımı mahvetmekle kalmamıştı gözümde ki bütün imajını tek bir yalana sığdırmıştı. Bir varmış Bir yokmuş... Onun yarattığı kaosu toplamak bana kalmıştı şimdi. Titreyen ellerimle yıllanmış ve yıpranmış kağıdı çevirdim, arkasında yazan adrese takılı kaldı gözlerim. Hızlanan kalbime dur demek zorunda kalmıştım. Geçmişi silip geleceği yazmaya hazır mıyız Bade? O kadar yabancıydım ki bu isme. Kimdim ben? Nereden gelmiştim, gerçek ailem nasıl insanlardı. Acaba beni görünce tanırlar mıydı? Geç bunları Bade sen geçmişi silinmiş bir kadının hiç var olmamış çocuğusun... Doğru, ben hiç kendim olmamıştım. Adım, hikayem, yaşadıklarım hepsi yalandan ibaretti. Bu güne kadar.. Kaderimi tekrar yazacaktım, ben bu gün Rüya Karaca değildim, ben bu günden itibaren Bade Korsoy olacaktım. Titreyen ellerimle mektubu ve dağılmış fotoğrafları toplayıp ayağa kalktım, sarsak adımlarla odadan dışarıya çıktım ve bir zamanlar kaldığım bana hiç ait olmamış odaya geçtim. Komodini tersine çevirip altına sakladığım ince kutuyu çıkarttım. Bir zamanlar çalıştığım paraların bir kısmını buraya saklıyordum, bir gün kendime yeni bir hayat kurma umuduyla. Fakat hayat bazen bizi şaşırtıyor ve gördüm ki annemle de tek bir farkımız yok. Erkek seçimlerimiz bile aynı. Kutunun içinden parayı alıp hızlıca evden çıktım, yüklü miktarda bir para değildi ama bana yeterdi en azından oraya gidene kadar. Arkama bakmadan arşınladım sokağı caddeye çıktığımda gelip geçen araçlara bakıyordum, en yakın taksi durağı buradan on beş dakika uzaklıktaydı ki benim buna gücüm yoktu şu an. Bir kaç dakikanın ardından gelen taksiye atladım. "Nereye gidiyoruz cici kızım?" Yaşlı adamın gülümseyen suratına baktım bir kaç saniye, yılların yorgunluğunu gizlemeyen kırışık yüzü sempat…

Bölümün tamamını WritePad'de oku