Öte Dünyanın Bahçesi

7.BÖLÜM (+18)

Yazar:

Öte Dünyanın Bahçesi - VALZEVAN kitap kapağı
Öte Dünyanın Bahçesi kitap kapağı

Bazı geceler vardır; İnsan uyanmaz yeniden doğar. Ve bu doğumda akan ilk şey kan olur. BÖLÜM 7: Merhametin Defni “ Her bahçe cennet değildir. Bazıları kanla yeşerir.” *ੈ✩‧₊˚༺Zeynep༻*ੈ✩‧₊ Kaçırılmasının 4. Günü Tanrı’nın sesi sustuğunda, geriye yalnızca nefes kalır. Kimi o nefesi dua sanır, kimi lanet. Benim dudaklarımdan çıkan her kelime, yutamadığım bir çığlık gibiydi. Artık hangi dilde yalvardığımı hatırlamıyorum; kelimelerim ağır, dualarım kan kadar sıcaktı. Belki de Tanrı beni duymuyordu ya da istemiyordu. Çünkü inançla deliliğin birbirine karıştığı o gecede, o bile yüzünü çevirdi. Bir zamanlar cennetin kapısını çalacak kadar saf bir kalbim vardı. Ama o kapılar bir anda pas tuttu. Dualarım artık demire çarpıp yankılanıyordu. Bir mucize bekledim; bir meleğin düşmesini, bir kapının açılmasını… Ama gelen sadece sessizlikti. Ve ben öğrendim ki, sessizlik bazen cehennemden bile daha gürültülü olabiliyor. Dizlerimin üzerinde, alnımı soğuk taşlara dayadım. Demirin kokusu kanımla karışıyor, nefesim zincirleri titretiyordu. Her zincir sesi bir hatıraydı. Çocukluğum, annemin gülüşü, gökyüzüne uzattığım ellerim... Hepsi şimdi aynı yerdeydi: dua ile küfrün arasında. Tanrı’ya değil, kendime fısıldadım bu kez. “Ben hâlâ buradayım.” Ve o an, dua olmaktan çıkan her kelimem silaha dönüştü. İnancımın küllerinden bir isyan doğuyordu, sessiz ama yakıcı, kırılgan ama ölümsüz. Artık dua etmiyordum, meydan okuyordum. Karanlıkla aydınlığın birbirine karıştığı o saatte, mahzenin taş duvarlarından yankılanan her nefes, beni biraz daha insanlıktan, biraz daha Tanrı’dan uzaklaştırıyordu. Çünkü Tanrı unuttu beni. Ya da ben, Tanrı’yı hatırlamayı bıraktım. Belki de bu , aramızdaki tek dengeydi artık birbirimizi yok sayarak var olmak. Zamanın anlamı yoktu orada. Zincirler etime değil, ruhuma batıyordu. Rüyalarımda bir ses fısıldıyordu sürekli: Sen seçildin. Ama seçilmek ne zamandan beri bir lanetti? Belki de Tanrı, beni kurtarmak için değil, sınamak için gönderdi bu karanlığı. Ve eğer öyleyse… Ben o sınavı kanımla yazmaya hazırdım. Bir çatırtı duyuldu, sanki dünya nefes almayı unuttu. O an anladım Tanrı’nın sessizliği bir ceza değilmiş. Bir çağrıymış. Kendime, öfkeme, küllerime… Ben artık dua eden değil, duaların kendisiydim. ⋆༺☠︎༻⋆ Demirin soğuğu kemiklerime kadar işliyor, nefesimi bile acıya çeviriyordu. Kapı açıldığında karanlıktan bir silueti gördüm. Yüzbaşı. Üzerindeki zırh, bu nemli odada bile parlıyordu. Adımladıkça yüzünü daha da netti. Güldüm. Gülmeme bile kaşlarını çattı. Telaşlıydı da, sürekli arkasına bakıp durdu yanıma gelene kadar. “Rüyanda mı gördün ne bu telaş?” dedim dalga geçerek. “Zeynep. Dinle beni. Birazdan kral gelecek. Sana bir şey gösterecek, bir şey sunacak. Ne olursa olsun…” “Yine mi ‘dinle beni’ diyorsun? Günlerdir dinliyorum seni, Yüzbaşı. Her dediğini yaptım. Sonuç? Bu zincirler.” “Bu zincirler senin inadının sonucu! Kral seninle ilgileniyor, anlamıyor musun? Bu ilgiyi kendi lehine çevirebilirsin.” “Köle değilim ben. O pis elleriyle bana dokunmasına asla izin vermem.” “O leş eller seni kurtaracak, Zeynep! Hepimizi kurtaracak!” Öfkeyle zincirlerimi gerdim, demir halkalar duvarı çınlattı. “Kurtuluş diyorsun ya, senin kurtuluş dediğin şey, benim teslimiyetim! Tanrıça ol dedi, ben Tanrıça değilim! İnsanım ben! İnsan!” “Artık insan değilsin!” diye bağırdı Orvhan, sesi o taş duvarlarda yankılandı. Bir anlık sessizlik… Sanki her şey dondu. “Ne dedin sen?” “Sen insan değilsin. Çünkü insan olsaydın, çoktan kırılmıştın. Sen hâlâ direndiğine göre ya delisin, ya da Tanrı’nın seni seçtiği doğru.” Deli gibi kahkaha attım. Psikolojim bunca şeye dayanamıyor artık. “Tanrı mı seçti beni? O halde neden sustu?” “Çünkü senin kaderin, konuşmayan bir Tanrı’nın önünde kendinle savaşmak.” Bir adım attı. Eğildi, Zincirli ellerime dokundu. “Kral ne sunarsa sunsun kabul et. Onu kandır. Sonra bu ulusu yakıp kül edeceğiz.” “Ya yapamazsam?” diye fısıldadım. Güldü, “O zaman hepimiz ölürüz.” Ciddiydi. “Plan ne?” ⋆༺☠︎༻⋆ Hande Yener/Seksendört – Rüya Electro…

Bölümün tamamını WritePad'de oku