Öte Dünyanın Bahçesi

2.BÖLÜM

Yazar:

Öte Dünyanın Bahçesi - VALZEVAN kitap kapağı
Öte Dünyanın Bahçesi kitap kapağı

Ne dünkü benim, Ne de karşımda duran kişi Artık dünkü kişi. Bu bölüm, bıraktığımız yerden değil, yandığımız yerden başlıyor. BÖLÜM 2: Kırık Yüzler “Kaçtığın her köşe, içinde seni bulur.” *ੈ✩‧₊˚༺Zeynep༻*ੈ✩‧₊˚ Göz kapaklarım hafifçe aralandı. Hava serin ama yatağın içi garip biçimde sıcaktı. Geceliğin omzuma düşen tül kısmı hafifçe kıvrılmış, sol yanağım yastığa yapışmış durumda. Vücudumda bir şey var sanki. Bir ağırlık ya da bir sıcaklık var hem de tam belimde. Ve işte o anda fark ediyorum. Kollarım onun etrafında. Bacaklarım, fark etmeden ona yaslanmış. Kalbim kendi ritmini unutmuş gibi. Murat’a sarılmışım. Hem de öyle hafif değil sıkıca. Sanki bir rüyaya yapışmışım gibi. Ne zaman oldu bu? Ben gece boyunca dokunmamaya ant içmiş gibiydim. Ama şimdi sanki bedenim beni kandırmıştı. Kafamı biraz kaldırıyorum, göz ucuyla ona bakmadan önce nefesimi tutuyorum. Göğsü yükseliyor. Uyuyor. Gözleri kapalı, yüzü huzurlu. Ama ben? Tam bir felaketin ortasındayım. Kalbim çırpınıyor, vücudum hareket etme komutu verirken bile onu uyandırmamak için kaslarım direniyor. Onu uyandırırsam ne olur? Yüzüme bakarsa ne der? Kollarımı çekmeliyim ama nasıl? Bu kadar sıcak bir sabahta ellerim buz gibi. Yavaşça çok yavaşça parmaklarımı gevşetmeye çalışıyorum. Ama her hareketimde göğsümde hafif bir titreme yayılıyor. Gecelik biraz yukarı çıkmış, dizim onun kalçasına değiyor. Geri çekmeye çalıştıkça örtü beni ihanet eder gibi sızlatıyor. Bir an göz göze gelmemek için başımı başka yöne çeviriyorum. Ama sonra küçük bir ses. Bir iç çekme. “Tenin, tenimde.” Hayır. Hayır hayır! Öyle demeseydin. O cümle, bana iç çekişimi unutturdu. “Yanlışlıkla. Uyurken oldu. Kalkıyorum sevinme hemen.” Çok sıcak olmuş burası… Sarıldım. Fark etmeden. Bu sabah bana çok şey söylemeden başladı. Ve onun suskunluğu bile, bana dokunduğumu hatırlatıyor. Murat’a yandan baktığımda gözlerini kapatmıştı, ama hâlâ hareketsizdi. Ben ise geceliğin omzumu serinliğe teslim etmiş hâlde, örtüyle savaşıyordum. Ama fazla geç kaldım. O gözler bana dokunmadığı hâlde, içimi titrettiler. Gülümsemiyordu. Hâlâ dünün yükünü taşıyor gibiydi ama bu sabah bana başka bir gözle bakıyordu. Yakalanmış gibiydim. Ben seni öylece sarmışım. Bacaklarım onun gövdesine yaslanmış. Dün gece kurduğum tüm duvarlar, sabaha karşı bedenim tarafından yıkılmış gibi. Ben ne yaptım? Ben… Neyin içinde uyandım? Elimi hızla çektim. Hatta refleks gibi içe doğru kıvırdım. Ama Murat hiçbir şey demedi. Gözlerini tekrardan üzerimdeydi. Konuşmuyordu ama bir şeyleri hesaba katıyor gibiydi. Yatağın kıvrımı hâlâ vücudumun izini tutuyordu. Utancımı örtüyle kapatamazdım artık. Yattığım yerden doğruldum, ayaklarım yere değdiğinde bedenim hâlâ onun sıcaklığındaydı. Gecelik belime yapışmış gibiydi. Hareket ettikçe çekildi; ben bu hissi silmek isterken, o kalıyordu. “İstemedin ama yaptın. Tenim tenine değdikten sonra sensiz uyuyamam artık.” Gerçek mi? Hayır, hayır... Ben... İstemedim! Ama bir tarafım onu bırakmamış. Dün gece ‘yüzyıllar geçse olmaz’ demiştim. Ama bu sabah… Kendi ellerim onu tutmuştum. Teni, tenimi yakıyor. Arzuyla… “Ben genellikle deli yatarım. Senlik bir şey değil. Heveslenme hemen.” Dedim hızlıca, hiç düşünmeden. Murat kalkmadı ama başını bana çevirdi. Gözlerinde bir kırgınlık vardı, ama bir şey daha bir umut gibi duran bekleyiş. “Belki sen hatırlamıyorsun ama ben hâlâ oradayım. Senin nefesini göğsümde hissettim. Ve o an ilk defa gece bana bir armağan gibi geldi.” Bir armağan mı? Hayır. Bu rezil sabahı ben armağan olarak görmüyorum. Ama içinde bir huzur saklıysa o da korkumla sarılıydı. “Yaran geçti mi, ağrın var mı?” diye sorduğunda parmak uçlarımla yaramın üstünde gezdirdim. “Ha, evet, ne yaptılarsa artık sen sorana kadar hiç hissetmedim.” Derken yataktan kalkıp tam karşımda durdu. Gözlerim onun çehresinde süzülürken kaşlarını çatarak yarama baktı. “Özür dilerim. Canını yakmak, isteyeceğim son şey bile değildi. Affet.” Sesi, üzgündü. “Sorun değil. İyiyim.” Gerçekten, iyiyim. Kapı birkaç kez tıklatıldı. Kapıya yeltendiğimde Murat h…

Bölümün tamamını WritePad'de oku