Öte Dünyanın Bahçesi

1.BÖLÜM

Yazar:

Öte Dünyanın Bahçesi - VALZEVAN kitap kapağı
Öte Dünyanın Bahçesi kitap kapağı

Yeni bir dünyanın eşiğindeyiz... Tenimde yabancı bir rüzgarın ürpertisi, Kalbimde ona ait bir kıpırtı. Adını bilmediğim bir bağ var aramızda, Ne kopuyor, ne susuyor... Sanki kader, ikimizi aynı nefeste yeniden yazıyor. Hoş geldiniz. Bu hikaye, bizim yeniden doğuşumuz. Bölüm 1: Yalanın Kapıları “Bir yalanla başlayan yol, gerçeğe çıkar mı?” Etraf sessizdi ama aynı anda her şey fısıldıyordu. Ağaçlar, taşlar, gökyüzü. Sanki eski uygarlıklar aralarında konuşuyordu. Bir çiçeğin üzerindeki desen, Lidya dilindeki bir söz gibiydi. Yakınlarda bir su sesi vardı ama su değilmiş; akan şey zamanın kendisiydi belki. Bu diyar ikisine bir soru soruyordu, ama kelimelerle değil. "Unutabilir misiniz? Yeniden tanıyabilir misiniz? Aynı anda hem geçmiş hem hiç yaşanmamış bir hikâyeye başlayabilir misiniz?" ⋆༺☠︎༻⋆ *ੈ✩‧₊˚༺Zeynep༻*ੈ✩‧₊˚ Yüksek ağaçların arasında, ferah bir orman havası içinde öten kuşların sesiyle uyandım. İlk önce yattığım yeri sorguladım. Pis kokuyordu dahası daha yeni aldığım ultra yumuşak yatağım neden bu kadar çok sert anlamadım. Gözlerimi açtığımda ağaçların gökyüzüyle ihtişamına denk geldim. “Ne oluyor be? Pikniğe mi geldik sabah sabah of.” Diye yattığım yerden kalkmaya çalıştım. “Ah, kemiklerim ay dövülmüş gibiyim.” Esneyerek sağıma baktım, kimse yok. Soluma baktığımda biri yerde yatıyordu. Ayrıca ailemi de göremedim. Güç bela yerimden kalkıp yerde yatan adama doğru yürüdüm. Gördüğüm kişiyle geriye gidip, “Hassiktir!” diye bağırdım. Yok, artık daha neler! Burası neresi lan! İster istemez kendi etrafımda döne döne her yere baktım ama yok. Bilmiyorum yani biz yolun ortasında ormanın içinde baş başa ne işimiz var? “Zeynep?” dediğinde ona döndüm. “Hocam.” Uzaktan baktım ona. Yattığı yerden güç bela oturur vaziyete gelip bana baktı ardından etrafına baktı. “Ne oluyor be burada?” diye etrafına bakındı. “Sana sormalı kaçırdın ya beni!” “Ne kaçırması?” dediğinde sinirle ona doğru yürüdüm. Yakalarından tutup ileri geri çekiştire çekiştire hesap sordum. “Sen beni salak mı zannediyorsun lan! Neredeyiz biz ya beni evime götür duydun mu beni, beni evime götür! Allah’ın cezası pislik şey beni evime götür!” Bir hızla beni geriye itip yüz üstü düştüm haliyle başım taşa çarptı. Acıyla inlerken öğürme sesleri geldi kulağıma. Murat hocam arkasına dönüp kusuyordu. Ardından öksürmeye başlayınca bir korkuyla yanına gittim. Sırtına vursam da geçmedi sağ sola bakınırken yerde bir çanta gördüm. Ona koşup içinden su şişesi aradım. Şişeyi bulduğumda hemen Murat’a verdim. Suyu içtiğinde ondan biraz olsun uzaklaştım. “Ben, ben seni kaçırmadım. En son ben evde içiyordum.” Dedi nefeslenerek. Yalan mı söylüyor acaba diye tereddüt etsem de kustukları muhtemelen içtikleriydi. Ayağa kalktığında karşı karşıya durup birbirimize baktık. Bu işte bir terslik vardı, uzun bir süre onu süzdüğümü anlayınca gözlerimi ondan kaçırıp, “Bende, yani ben içmedim de işte evdeydim galiba sonra uyandığımda yerde yatıyordum.” Diye durum güncellemesi yaptık. “Çok saçma, çok saçma.” Kendi kendine mırıldandı Murat hocam. Yerdeki çanta gözüme iliştiğinde tekrardan yanına gittim. Kimin olduğunu bilmiyorum ama ne olur ne olmaz diye çantayı yanıma aldım. “Ne yapacağız, nereye gideceğiz?” dediğimde bana baktı. Kaşlarını çattı ardından hızla yanıma gelip elleri yüzümü kapladı. “Başına ne oldu senin, kanıyor!” dediğinde, “Kafam taşa çarptı, ittin ya beni.” Dedim bir sinirle. O an bana öyle bir baktı ki ister istemez onun gözlerinde takılı kaldım. Ardından elleri saçlarıma doğru uzanıp varlığından haberim olmadığım fuları kanayan başıma sardı. “Bu seni bir müddet idare eder.” Dedi ve geri çekildi. Kanayan kanın sıcaklığı tepki vermemi zorlasa da ses etmedim. Arkamı dönüp yürümeye başladım. “Nereye?” “Evime!” “Yok, öyle tek başına ben de geliyorum!” diye bağırdı arkamdan onu hiç takmayıp yoluma devam ettim. Ormanın derinliklerinde, sessizliğin yankılandığı bir gecede, yıldızların ışığı ağaçların arasından süzülürken, biz iki gezgin, bir anda kendimizi askerlerin çevresinde bulduk. Nereden gel…

Bölümün tamamını WritePad'de oku